Antalya’nın su kaynaklarının geleceği, iklim değişikliği ve sürdürülebilir su yönetimi başlıkları Antalya Su Zirvesi’nde ele alındı. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirvede, suyun tarım, turizm, sanayi ve kent yaşamındaki rolüne dikkat çekilirken Antalya’nın önümüzdeki yıllarda karşılaşabileceği risklere yönelik ortak hareket çağrısı yapıldı.
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Antalya Su Zirvesi; COP31’e Doğru Ortak Su Eylemi” programında, “Sulak Alanlar: Görünmez Aciliyeti Görünür Kılmak” fotoğraf sergisi de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
VALİ ŞAHİN: YENİ YÖNTEMLER BULMAK ZORUNDAYIZ
Zirvede konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, dünya nüfusu ve kişi başına düşen su tüketimi artarken temiz su kaynaklarının giderek azaldığını belirtti. Su kaynaklarının korunması için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, mevcut tasarruf yöntemlerinin de geleceğin ihtiyaçları açısından yeterli olmayabileceğine dikkat çekti.
Geçmişte yaygın olarak kullanılan salma sulamadan yağmurlama ve basınçlı sulama sistemlerine geçişle su tüketiminin azaltıldığını belirten Şahin, bundan sonraki süreçte daha ileri teknolojilerin devreye alınması gerektiğini söyledi.
Antalya’daki seraların modernizasyonunun da su yönetimi açısından önem taşıdığını ifade eden Şahin, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bu alanda çalışmalar yürütüldüğünü belirterek seraların yeni bir anlayışla dönüştürüleceğini kaydetti.
“SU ANTALYA’NIN 30 YILLIK MESELESİ”
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zirvede yalnızca su kaynaklarının değil, Antalya’nın geleceğinin konuşulduğunu belirtti. Su yönetiminin artık çevre ve tarım başlıklarıyla sınırlı değerlendirilemeyeceğini ifade eden Çandır, suyun üretimden gıdaya, turizmden sanayiye ve kent yaşamına kadar geniş bir alanı etkilediğini söyledi.
Antalya’nın nüfus, üretim, turizm ve ekonomi bakımından büyüdüğüne işaret eden Çandır, buna karşılık yağış rejimindeki değişim, kuraklık ve su stresi gibi sorunların da arttığını belirtti.
Antalya Ticaret Borsası’nın 2026 yılı çalışma temasını “su” olarak belirlediğini aktaran Çandır, suyun yalnızca bugünün değil, Antalya’nın önümüzdeki 10, 20 ve 30 yıllık geleceğinin temel meselelerinden biri olduğunu vurguladı.
“TARIMIN SUYU, TURİZMİN SUYU AYRI DEĞİL”
Çandır, 15 ve 16 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen Antalya Su Diyaloğu toplantılarında tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetiminin ele alındığını hatırlattı.
Bu çalışmaların suyun sektörlere ayrılarak yönetilemeyeceğini ortaya koyduğunu belirten Çandır, Antalya’nın su kaynaklarının ortak bir havzanın parçası olduğunu ifade etti. Su yönetiminde bütüncül ve kapsayıcı bir yaklaşım oluşturulması gerektiğini dile getirdi.
Suyun ölçülmesi, kayıpların azaltılması, verimli kullanımın artırılması ve yağmur suyunun değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çandır, arıtılmış suyun yeniden kullanımının da yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
ANTALYA’DA ORTAK SU AĞI HEDEFLENİYOR
Ali Çandır, zirvenin hedeflerinden birinin Antalya’da kalıcı ve kapsayıcı bir su etkileşim ağı oluşturmak olduğunu açıkladı.
Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, üreticiler, turizm ve sanayi temsilcileri, meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının ortak bir yapı içinde çalışmasının hedeflendiğini belirten Çandır, su verilerinin ortak sistem üzerinden toplanması, izlenmesi ve düzenli olarak paylaşılması gerektiğini ifade etti.
Çandır ayrıca su kullanımının yalnızca miktar açısından değil, oluşturduğu ekonomik ve sosyal değer bakımından da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
ŞAHİN’DEN KORKUTELİ ÖRNEĞİ
Vali Hulusi Şahin, suyun doğru kullanılmasının önemini Korkuteli Barajı üzerinden değerlendirdi. Akıllı sayaç uygulamasına dikkat çeken Şahin, ihtiyaç kadar su kullanılmasının kaynakların daha uzun süre korunmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Tarım, hayvancılık ve turizmin sürdürülebilmesi için suyun doğru yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, su tasarrufunun yalnızca kurumların ve sektörlerin sorumluluğunda olmadığını, günlük yaşamda da bir kültür haline gelmesi gerektiğini ifade etti.
BÜŞRA ÖZDEMİR: SU KAYNAKLARI ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Büşra Özdemir ise kentin su kaynakları üzerindeki baskının giderek arttığını belirtti.
Özdemir, Antalya’nın içme suyu kaynaklarının yüzde 98’ini yeraltı sularının oluşturduğunu belirterek nüfus ve ziyaretçi sayısındaki artışın su ihtiyacını büyüttüğünü söyledi. Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık 2,7 milyon kişiye ve yüksek turizm hareketliliğine bağlı olarak milyonlarca ziyaretçiye içme suyu hizmeti sunulduğunu ifade etti.
Entegre kentsel su yönetim planının hayata geçirildiğini ve ASAT SCADA sistemi üzerinden şebekenin anlık olarak takip edildiğini belirten Özdemir; su kayıplarının azaltılması, altyapının yenilenmesi, arıtılmış suyun yeniden kullanılması ve tarımda kapalı devre sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİNDEN SU ENSTİTÜSÜ ÇALIŞMASI
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da suyun çevresel bir konu olmanın ötesinde tarım, gıda, turizm ve ekonomi açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.
Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliğinin etkilerini yoğun şekilde yaşadığını ifade eden Özkan, gelecekte daha az suyla daha verimli üretim yapılması gerektiğini söyledi.
Akdeniz Üniversitesi bünyesinde su verimli üretim, akıllı tarım, yapay zeka ve yenilenebilir enerji alanlarında çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Özkan, üniversite bünyesinde Su Enstitüsü kurulmasına yönelik adımlar atıldığını açıkladı.
COP31 İÇİN ORTAK MESAJ
Ali Çandır, Antalya’da düzenlenecek COP31’in su ve iklim başlıklarında somut adımların hayata geçirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Antalya’nın COP31’e yalnızca ev sahibi bir kent olarak değil, su sorunlarını ortaya koyan, verilerini paylaşan, çözüm önerileri geliştiren ve sonuçlarını takip eden bir şehir olarak hazırlanması gerektiğini ifade eden Çandır, zirvede ortaya çıkacak ortak yaklaşımın Antalya Su Eylem Planı ve COP31 sürecine taşınmasını hedeflediklerini söyledi.
Zirvede Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Bülent Topkaya, Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, Prof. Dr. Harun Kaman ve Prof. Dr. Ethem Karadilek tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Program, plaket takdiminin ardından sona erdi.




