Antalya’nın Demre ilçesindeki Sura Antik Kenti, antik dönemde insanların geleceğe ilişkin işaretler aradığı kehanet uygulamalarıyla öne çıkıyor. Apollon Tapınağı çevresinde gerçekleştirildiği aktarılan uygulamalarda balıkların hareketleri ve yiyeceğe verdikleri tepki rahipler tarafından yorumlanıyordu.

SURA’DA KEHANETİN MERKEZİ BALIKLARDI

Demre’den Kaş yönüne uzanan güzergâhta, Myra ve Andriake yakınlarında bulunan Sura, küçük ölçekli bir antik yerleşim olmasına rağmen Likya dönemine ilişkin önemli izler taşıyor.

Antalya Hürses'te yer alan habere göre, Yerleşimin vadisindeki Apollon Tapınağı çevresinde gerçekleştirildiği aktarılan kehanet uygulamalarında su kaynağı önemli bir yere sahipti. Antik kaynaklarda anlatılanlara göre insanlar, gelecekleriyle ilgili işaretler bulabilmek amacıyla buradaki uygulamalara başvuruyordu.

SUYA BIRAKILAN YEMLER İZLENİYORDU

Antik yazar Athenaios’un aktardığı anlatıma göre, kehanet uygulamasında et parçaları tahta şişlere takılarak suya bırakılıyordu. Ardından suya gelen balıkların türleri ve davranışları gözlemleniyordu.

Balıkların hareketleri rahipler tarafından değerlendirilerek çeşitli anlamlar çıkarılıyordu. Bu uygulamalar, antik dönemde insanların doğadaki olaylara yüklediği anlamların da bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Plinius’un aktardığı başka bir anlatımda ise balıkların sunulan yiyeceği almasının olumlu, yiyeceği reddetmesinin ise olumsuz bir işaret kabul edildiği belirtiliyor.

92 BASAMAKLI RAHİPLER YOLU

Sura’daki arkeolojik kalıntılar, kehanet uygulamalarının gerçekleştirildiği alanın fiziksel yapısına ilişkin de izler taşıyor.

Akdeniz Üniversitesinde hazırlanan bir arkeoloji tezinde, bölgede Rahipler Alanı, Rahipler Yolu, su kaynağı ve tapınak kalıntılarının bulunduğu belirtiliyor. Rahipler Alanı’ndan vadideki tapınağa uzanan yolun 92 basamağının günümüze kadar korunması, alanın dikkat çeken kalıntıları arasında yer alıyor.

Vadideki su kaynağının çevresinin duvarlarla çevrilerek havuz haline getirildiği belirtilirken, tarihî kaynaklarda bu bölüm “kehanet havuzu” olarak anılıyor.

ANTİK KIYI BUGÜN BATAKLIK

Sura’daki manzara da antik döneme göre önemli ölçüde değişmiş durumda. Kültür ve Turizm Bakanlığının aktardığı bilgilere göre, çayın taşıdığı malzemelerin zamanla vadiyi doldurması sonucunda geçmişte denize yakın konumda bulunan tapınağın çevresi değişti.

Tapınak günümüzde bataklık kıyısında kalırken, antik kaynaklarda anlatılan kıyı görünümü ile bugünkü arazi yapısı arasında belirgin fark bulunuyor.

LİKYA’DAN BİZANS’A UZANAN İZLER

Sura Antik Kenti’nde yalnızca kehanet uygulamalarıyla ilişkilendirilen alanlar bulunmuyor. Tepedeki yerleşim ve gözetleme kulesinin yanı sıra Likya dönemine ait mezarlar, Apollon Tapınağı ve Bizans döneminden kalma kilise kalıntıları da bölgede görülebiliyor.

Antik yerleşimdeki farklı dönemlere ait kalıntılar, Sura’nın uzun tarihsel süreç boyunca farklı amaçlarla kullanıldığını ortaya koyuyor. Antik metinlerde anlatılan balıklarla kehanet uygulamalarının ise günümüzde devam etmediği belirtiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi