Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) aldığı kararla, mesken aboneleri için yıllık elektrik tüketim sınırının 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren 4 bin kilovatsaatten 3 bin kilovatsaate düşürülecek olması gündeme geldi. YENİ Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, düzenlemenin devlet desteğinden yararlanabilecek abone sayısını azaltacağını ve çok sayıda vatandaşın daha yüksek tarifeden elektrik kullanmak zorunda kalacağını ifade etti.
Kararın yaklaşık 6,5 milyon aboneyi etkilemesinin beklendiğini belirten Erdem, elektrik fiyatlarına doğrudan zam yapılmadığı açıklamalarına rağmen destek sınırının düşürülmesinin faturaları artıracağını savundu.
Enerji desteklerinin daraltılmasının vatandaşın ekonomik yükünü ağırlaştıracağını dile getiren Erdem, "İktidar, elektrik fiyatlarında doğrudan zam yapmadığını söylese de devlet desteğinden yararlanabilecek tüketici grubunu daraltarak vatandaşın faturasını büyütüyor. Asgari ücretlinin maaşı, emeklinin aylığı daha eline geçmeden eriyor" dedi.
Akaryakıt ve doğalgazdaki destek uygulamalarında da değişikliklere gidildiğini belirten Erdem, enerji maliyetlerinin giderek daha fazla vatandaşın bütçesine yansıdığını kaydetti.
"ANTALYA'DA KLİMA LÜKS DEĞİL, ZORUNLULUK"
Türkiye genelinde uygulanması planlanan tüketim sınırının bölgesel iklim farklılıklarını dikkate almadığını ifade eden Erdem, Antalya'nın sıcak ve nemli hava koşullarına dikkat çekti.
Yaz aylarında klima kullanımının Antalya'da temel bir ihtiyaç haline geldiğini belirten Erdem, kış döneminde de ısınma amacıyla elektrik tüketildiğini söyledi.
Erdem, "Antalya'da yaz aylarında klima lüks değil, yaşamın zorunlu bir parçasıdır. Kavurucu sıcaklarda ve yüksek nemde serinlemek, kışın da ısınmak için elektrik kullanmak zorundayız. Bu şartlar altında vatandaşlardan elektrik tüketimini azaltmalarını beklemek gerçekçi değildir. Türkiye genelinde tek bir tüketim sınırı belirlenirken bölgesel iklim farklılıkları göz önünde bulundurulmalıdır" diye konuştu.
Antalya'nın iklim koşullarına uygun bir tüketim limiti belirlenmesi gerektiğini kaydeden Erdem, yıllık devlet desteği sınırının kent için yükseltilmesini ve düzenlemenin yeniden değerlendirilmesini istedi.
"ENERJİ TEMEL BİR İNSAN HAKKIDIR"
Enerjiye erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Erdem, devletin vatandaşların aydınlanma, ısınma ve serinleme ihtiyaçlarını güvence altına alması gerektiğini ifade etti.
Elektrik faturalarındaki yükün azaltılması ve özellikle dar gelirli vatandaşların korunması gerektiğini belirten Erdem, "Vatandaşın aydınlanma, ısınma ve serinleme hakkı şirketlerin kâr hesabına teslim edilemez. Devletin görevi, vatandaşın temel ihtiyaçlarını güvence altına almaktır. Enerji politikaları şirketlerin rantını değil, halkın yaşam hakkını esas almalıdır" ifadelerini kullandı.




