Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti’nde sürdürülen kazılarda, yerleşimin geçmişini günümüzden yaklaşık 6 bin yıl öncesine taşıyan arkeolojik bulgular ortaya çıkarıldı. İki katlı dükkanların tabanlarının altında yapılan sondajlarda, Geç Kalkolitik Çağ’a tarihlenen tabak, kase ve çeşitli aletler bulundu.
Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen kazılar, Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Bilgin’in başkanlığında devam ediyor.
ASPENDOS’TA YENİ BİR TARİH KATMANI
Serik’in Belkıs Mahallesi’nde bulunan Aspendos, özellikle yaklaşık 2 bin yıllık Roma dönemi tiyatrosuyla tanınıyor. Antik kentte tiyatronun yanı sıra su kemerleri, agora, anıtsal çeşme, tapınak, stadyum, meclis binası ve antik tiyatro caddesi gibi çok sayıda yapı bulunuyor.
Son dönem kazılarında 3. yüzyıla tarihlenen nehir tanrısı “Genç Eurymedon” tasviri de gün yüzüne çıkarılmıştı.
Yeni buluntular ise Aspendos’un geçmişinin bilinen Roma ve Demir Çağı dönemlerinden çok daha eskiye uzandığını ortaya koydu.
GEÇ KALKOLİTİK ÇAĞ BULUNTULARI
Kazı çalışmalarında iki katlı dükkanların zeminlerinin altında sondajlar gerçekleştirildi. Bu alanlarda yapılan incelemelerde Geç Kalkolitik Çağ’a ait çeşitli arkeolojik kalıntılara ulaşıldı.
Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Bilgin, bulunan tabak, kase ve çeşitli aletlerin Aspendos akropolisindeki yerleşimin milattan önce 3500-4000 yıllarına kadar uzandığını gösterdiğini belirtti.
Bu bulgularla birlikte Aspendos’un tarihsel geçmişinin günümüzden yaklaşık 6 bin yıl öncesine kadar götürülebileceği değerlendirildi.
“ÇOK KATMANLI ARKEOLOJİK ALAN”
Doç. Dr. Bilgin, elde edilen verilerin Aspendos’un yalnızca Demir Çağı’ndan itibaren kullanılan bir yerleşim olmadığını gösterdiğini ifade etti.
Antik kenti “çok katmanlı arkeolojik alan” olarak nitelendiren Bilgin, Aspendos’taki yapıların önemli bölümünün antik dönemdeki mimari karakterini büyük ölçüde koruyarak günümüze ulaştığına dikkat çekti.
Bilgin, özellikle antik tiyatronun Anadolu ve Akdeniz arkeolojisi açısından özel bir yere sahip olduğunu belirterek, yapının mimari unsurlarının büyük bölümünün günümüze kadar korunmasının önemine vurgu yaptı.
GECE MÜZECİLİĞİ DE İLGİ GÖRÜYOR
Kazı çalışmalarının sürdüğü Aspendos, gece müzeciliği uygulaması kapsamında gün batımından sonra da ziyaretçilerini ağırlıyor.
Doç. Dr. Bilgin, gece saatlerinde antik tiyatro ve anıtsal yapıların farklı bir atmosferde ziyaret edilebildiğini belirterek uygulamanın yerli ve yabancı turistlerden ilgi gördüğünü söyledi.





