Türkiye’nin önemli avokado üretim merkezlerinden Alanya’da yeni sezon öncesi hem üretim hedefleri hem de bölgenin avokadoda gelecekte izleyeceği yol gündeme geldi.
Alanya Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen, Alanya ile özdeşleşen Fuerte çeşidinin bölgedeki konumunu, ihracat avantajını ve Alanya adına yeni bir avokado çeşidi geliştirilmesi ihtimalini değerlendirdi.
ALANYA AVOKADOSUNUN TEMELİNDE FUERTE VAR
Alanya Avokadosu adıyla coğrafi işaret alınan ürünün Fuerte çeşidi olduğunu hatırlatan Sevilgen, Fuerte’nin kökeninin Alanya olmamasına rağmen bölgenin iklim şartlarına son derece iyi uyum sağladığını söyledi.
Fuerte’nin Alanya’da üretici açısından yalnızca verimiyle değil; ürün kalitesi, lezzeti, aroması ve pazarlama özellikleriyle de öne çıktığını belirten Sevilgen, özellikle kalın kabuk yapısının ürünün raf ve taşıma ömrünü uzattığını kaydetti.
Sevilgen, “Fuerte; üretimi, kalitesi, lezzeti, aroması, tezgâhtaki raf ömrünün uzun olması ve ihracata uygunluğu açısından bizim en ön plandaki çeşitlerimizden biri. Kalın kabuğu sayesinde uzun yola dayanıyor. Alanya’nın iklimine de çok iyi uyum sağladı. Bu nedenle bizim için çok önemli bir ürün haline geldi” dedi.
DÜNYADA HASS, ALANYA’DA FUERTE AVANTAJI
Dünya avokado üretiminde Hass çeşidinin ağırlığına dikkat çeken Sevilgen, Fuerte’nin Alanya açısından önemli bir alternatif oluşturduğunu ifade etti.
Sevilgen’e göre Alanya’yı avantajlı hale getiren en önemli unsurlardan biri de hasat takvimi. Dünyanın önemli üretim bölgelerinde avokado arzının azaldığı dönemde Türkiye’de, özellikle Alanya’da Fuerte hasadının başlaması, ürünü ihracat açısından değerli hale getiriyor.
Sevilgen, dünya pazarındaki üretim döneminin büyük ölçüde ilkbahar ve yaz aylarına denk geldiğini, Alanya’da ise Fuerte hasadının yaklaşık ekim ayında başlayarak mart ayına kadar devam ettiğini belirtti.
Bu durumun yaklaşık 5-6 aylık bir dönemde Türkiye’nin pazarda daha avantajlı konuma gelmesini sağladığını söyleyen Sevilgen, “Dünyada avokadonun azaldığı dönemde bizim ürünümüz çıkıyor.
Bizim en büyük avantajlarımızdan biri bu. Fuerte’nin uzun raf ömrü ve kalın kabuğu da buna eklendiğinde ihracat için son derece değerli bir çeşit ortaya çıkıyor” diye konuştu.
İHRACATA UYGUNLUĞU ÖNE ÇIKIYOR
Fuerte’nin uzun mesafelere taşınabilmesi ve tezgahta daha uzun süre kalabilmesinin ihracatçı açısından önemli olduğunu vurgulayan Sevilgen, Alanya’da yetiştirilen ürünün aroma ve lezzet bakımından da tüketici tarafından tercih edildiğini belirtti.
Fuerte’nin coğrafi işaretle koruma altına alınmasının Alanya açısından önemli bir adım olduğunu söyleyen Sevilgen, bölgedeki üreticinin elindeki değerin markalaştırılmasının hem iç piyasa hem de dış pazarda ürünün tanınırlığını artırdığını ifade etti.
Sevilgen, “Biz bunu tescilleyerek, coğrafi işaretini alarak önemli bir değeri koruma altına aldık. Üretici açısından kazanç sağlayan, tüketici açısından da kaliteli ve aroması yüksek bir ürün. İhracatta da Türkiye’nin elini güçlendiren çeşitlerden biri” ifadelerini kullandı.
GEÇEN SEZON 150 MİLYON HEDEFLENDİ, 130 MİLYONDA KALDI
Avokado üretim sezonunun takvim yılı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Sevilgen, sezonun ağustos ayında başlayarak bir sonraki yılın mayıs ayına kadar sürdüğünü söyledi.
Geçen sezon yaşanan olumsuz hava koşulları nedeniyle üretimde beklenen seviyeye ulaşılamadığını ifade eden Sevilgen, sezon başında 150 milyon adet olarak belirlenen hedefin yaklaşık 130 milyon adet seviyesinde kaldığını açıkladı.
Sevilgen, “Geçen sezon hedefimiz 150 milyon adet civarındaydı. Ancak yaşanan olumsuzluklar nedeniyle yaklaşık 130 milyon adet üretimde kaldık. Bu yıl ağaçlardaki ürün miktarı geçen sezona göre daha iyi” dedi.
BU SEZON HEDEF 200 MİLYON ADET
2026-2027 sezonuna ilişkin beklentilerin yüksek olduğunu söyleyen Sevilgen, bu yıl üretimin geçen sezona göre en az 50 milyon adet artmasını beklediklerini dile getirdi.
Yeni sezonda 150 milyon ile 200 milyon adet arasında bir üretim öngördüklerini, ana hedefin ise 200 milyon adede ulaşmak olduğunu kaydeden Sevilgen, “Bu sene ürünümüz daha fazla. Geçen yıla göre en az 50 milyon adet daha yüksek üretim bekliyoruz. Hedefimiz 200 milyon adede yaklaşmak, mümkünse 200 milyonu görmek” ifadelerini kullandı.
ÜRETİMİN YAKLAŞIK YÜZDE 30’U İHRACATA
Türkiye’de üretilen avokadonun önemli bölümünün iç piyasada tüketildiğini belirten Sevilgen, üretimin yaklaşık yüzde 30’unun ise ihracata yöneldiğini söyledi.
Yeni sezonda üretimde beklenen artışın ihracat miktarına da yansımasının beklendiğini belirten Sevilgen, özellikle Fuerte’nin hasat zamanının dünya pazarındaki arz boşluğuna denk gelmesinin Türkiye açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.
Sevilgen’e göre üretimin artırılmasının yanı sıra kaliteli ve ihracata dayanıklı çeşitlere yönelmek, Alanya’nın uluslararası pazardaki konumunu daha da güçlendirebilir.
PEKİ ALANYA’NIN TAMAMEN KENDİ ÇEŞİDİ OLABİLİR Mİ?
Alanya’da mevcut Fuerte üretiminin yanı sıra tamamen Alanya’ya özgü yeni bir avokado çeşidi geliştirilmesi konusu da gündemde. Bu konuda önemli bir ayrım yapılması gerektiğini belirten Sevilgen, bir üreticinin bahçesinde farklı özellik gösteren herhangi bir avokado ağacının bulunmasının, o ağacın doğrudan Alanya’ya özgü yeni bir çeşit olduğu anlamına gelmeyeceğini söyledi.
Dünyada yüzlerce farklı avokado çeşidi bulunduğunu ifade eden Sevilgen, Alanya’da yıllardır yetiştirilen mevcut çeşitlerin de farklı ülkelerde ortaya çıkmış ve daha önce tanımlanmış çeşitler olduğunu belirtti. Sevilgen, Alanya’nın gerçekten kendisine ait yeni bir çeşit ortaya koymak istemesi halinde bilimsel ıslah çalışmalarının yapılması gerektiğini vurguladı.
“YENİ ÇEŞİT BAHÇEDE BULUNMAZ, BİLİMSEL OLARAK GELİŞTİRİLİR”
Sevilgen, farklı avokado çeşitlerinin özelliklerinden yararlanılarak yeni bir çeşit geliştirilebileceğini, bunun ise uzun soluklu bilimsel araştırma gerektirdiğini kaydetti.
Örneğin Fuerte, Pinkerton, Bacon ya da diğer çeşitlerin istenilen özelliklerinden yararlanılarak yapılacak melezleme ve ıslah çalışmalarının ardından Alanya koşullarına uygun, kendine has özelliklere sahip yeni bir çeşit geliştirilebileceğini ifade eden Sevilgen, ortaya çıkan çeşidin daha sonra tescillenerek Alanya adıyla markalaştırılabileceğini söyledi.
“Alanya’ya özgü yeni bir çeşit çıkması elbette güzel olur” diyen Sevilgen, “Ama bir üreticinin bahçesinde gördüğünüz ağaca ‘Bu Alanya’nın yeni avokadosudur’ diyemezsiniz.
O ağacın geçmişine baktığınızda başka bir ülkede veya başka bir çeşitte karşılığı çıkabilir. Gerçekten yeni bir çeşit ortaya koyacaksanız farklı çeşitler üzerinde bilimsel çalışma yapmanız, ıslah etmeniz ve yeni bir ürün geliştirmeniz gerekir” ifadelerini kullandı.
“ÇİFTÇİNİN İŞİ ÜRETMEK, YENİ ÇEŞİDİ BİLİM İNSANLARI GELİŞTİRMELİ”
Yeni çeşit geliştirilmesi konusunda çiftçiye görev yüklenmesini doğru bulmadığını belirten Sevilgen, üreticinin görevinin yetiştiricilik ve pazarlama olduğunu söyledi.
Sevilgen, “Çiftçi ekmesini, dikmesini, bakımını ve üretmesini bilir. Yeni çeşit geliştirmek çiftçinin görevi değildir. Bunun çalışmasını ziraat mühendisleri, akademisyenler ve araştırma kurumları yapmalı.
Onlar geliştirecek, aşılayacak, deneyecek, özelliklerini belirleyecek. Ortaya uygun bir çeşit çıktığında üretici de bunu ekecek, yetiştirecek ve pazarlayacak” dedi.
BATEM VE ALATA’YI İŞARET ETTİ
Böyle bir çalışmanın yapılabileceği kurumlara da değinen Sevilgen, Antalya’daki Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nü (BATEM) ve Mersin’deki Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nü örnek gösterdi.
Bu kurumlarda ziraat mühendisleri ve araştırmacılar tarafından yeni çeşit geliştirme, ıslah ve tarımsal araştırma çalışmalarının yürütüldüğünü belirten Sevilgen, Alanya adına yeni bir avokado çeşidi geliştirilmesi hedefleniyorsa bilimsel altyapısı bulunan kurumlarla ortak çalışma yapılması gerektiğini söyledi.
Alanya’daki üniversitelerin de gerekli tarımsal akademik altyapının oluşturulması durumunda böyle bir çalışmanın içinde bulunabileceğini ifade eden Sevilgen, “Bunu üniversiteler veya devletin kurduğu araştırma merkezleri yapmalı. Antalya’da BATEM, Mersin tarafında Alata var. Burada araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılıyor. Alanya’da da üniversite bünyesinde gerekli altyapı oluşturulursa neden yapılmasın?” dedi.
YENİ BİR “ALANYA” ÇEŞİDİ TARIMSAL MARKAYA DÖNÜŞEBİLİR
Alanya’nın mevcut durumda coğrafi işaretli Fuerte üretimiyle güçlü bir markaya sahip olduğunu belirten Sevilgen, buna ek olarak bölgenin iklimine özel, bilimsel olarak geliştirilmiş ve tescillenmiş yeni bir çeşidin ortaya çıkarılmasının da önemli bir kazanım olacağını söyledi. Yeni çeşidin Alanya’nın iklimine uyumlu, yüksek aromalı, verimli, uzun raf ömrüne sahip ve ihracata dayanıklı özellikler taşımasının bölgenin avokado üretimindeki rekabet gücünü artırabileceğini belirten Sevilgen, bilimsel çalışmalar sonucunda böyle bir ürün geliştirilmesi halinde üreticilerin de üretime hazır olduğunu ifade etti.





