banner165

Alanya’nın yüzde 2’si bu sorunu yaşıyor

Alanya'nın yüzde 2'sinin skolyoz hastalığı ile yaşam kalitesinin etkilendiğini Alanya Posta TV'de açıklayan Demir, omurga rahatsızlıklarında en önemli faktörün erken teşhis olduğunu söyledi

Alanya’nın yüzde 2’si bu sorunu yaşıyor

( Özlem KAYGUSUZ )  - Tıbbi Biyokimya Öğretim Üyesi  Dr. Hasan Basri Savaş’ın Alanya Posta TV'de her Perşembe ekranlara taşıdığı 'Nefes' programının bu haftaki konuğu Dr. Erdem Demir oldu. Demir, canlı yayında omurga sağlığı ve skolyoz hastalığı hakkında bilinmeyenleri ve merak edilenleri anlattı
'BASİT ÖNLEMLERLE KORUNABİLİRİZ'
Omurga sorunlarının toplumda yaygın olarak görülüp, yaşam kalitesini düşürdüğünün altını çizen Dr. Erdem Demir, “ Yaşam kalitesinin korunması açısından bazı basit önlemlerle omurga sağlığımız korunabilir. Omurga sağlığı konusunda özellikle okullarda son yıllarda taramalar artmaya başladı. Okul taramalarıyla birçok vaka daha erken yakalanabilir hale geldi” diye konuştu.
'OMURGADAKİ EĞRİLİKLERİ KORUMALIYIZ'
Skolyoz denince omurganın üç boyutlu deformitesinin akla geldiğin söyleyen Demir, “ Omurganın bazı fizyolojik eğrilikleri var.  Omurga yandan bakıldığında düz bir yapı değil. Bizim o eğrilikleri korumamız gerekiyor.  O eğriliklerin artması da azalması da bize sorun yaratabiliyor. Omurga sağlığına tek açıdan bakmamak lazım.  Postür analizleri bunların önüne geçmekte yararlı” dedi.
‘BAKANLIK TAKVİME EKLEMELİ’
Taramaların hangi sağlık kurumlarının yapması gerektiğini açıklayan Demir, “ Aslına bakarsanız Sağlık Bakanlığı’nın bu işe el atması lazım.  Çünkü toplum sağlığı açısından koruyucu sağlık önemli. Bu taramalar çok önemli veriler elde etmemizi sağlıyor. Hastalıkların insidansının, yaygınlığın, toplumdaki yaygınlığının veya beklenen yeni vakaların hesaplanması çalışması çok önemli. Dolayısı ile Sağlık Bakanlığı’nın hem omurga sağlığı konusundaki verileri arttırmak açısından, yeni veriler elde etmek açısından hem de yeni vakalarının yaygınlığının sayılarının ortaya çıkarılması açısından ve erken teşhis açısından düzenli olarak omurga sağlığı taramalarını artık bir çalışma takvimine eklemeli. Bunun yanında yerel yönetimlerde bu tür çalışmalara destek oluyorlar” diye konuştu.
‘UYANIK OLUN’
'Geçtiğimiz yıllarda bizzat benim de içinde bulunduğum, Alanya Belediyesi’nin bir çalışması oldu' diyen Demir, “Pandemi öncesinde yapılan o çalışmalarda bir çok yeni vaka sağlık kuruluşuna sevk edildi. O çalışmalarda da aşağı yukarı şunu gördük. Dünyadaki yeni vakalara paralel Alanya’da hemen hemen %2 civarında omurga problemi yaşanıyor.   Özellikle ergenlik çağında rastlanılıyor. Dolayısı ile ailelerin uyanık olması lazım” ifadelerini kullandı.
‘ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ’
Ailelerin çocuklar büyüme yaşlarındayken çok dikkat etmelerin gerektiğini söyleyen Demir, “  Özellikle çocukların 8-9-10 yaşlarında giyinirken, soyunurken vücut asimetrilerine, kıyafetlerindeki asimetrelerine dikkat etmesi. Herhangi bir anormallikte doktora başvurulması erken teşhiste çok önemli” açıklamasında bulundu.
BU ŞİKAYETLER VARSA DİKKAT!
Skolyozu olan kişileri alarma geçiren şikayetleri sıralayan Demir, “ Skolyoz sinsi bir hastalık. Genç yaşlarda ortaya çıktığı için sağlıklıi temiz bir omurgada çok ciddi bulgular vermeyebiliyor. Ama en sık rastlanan şikayet ağrı şikayeti.  Omurga, bel, sırt bölgesinde yaygın ağrılar olabiliyor. Duruşta estetik bozukluklar olabiliyor” dedi.
Skolyozun nedeninden de bahseden Demir, “ Skolyozda omurgada hem rotasyon hem yanlara doğru eğilme mevcut.  Bunun neden olduğu altta yatan patolojinin irdelenmesi çok kıymetli.  Çünkü, bazen tümöral oluşumlar olabiliyor ya da bazı patolojik durumlar ağrıdan kaynaklı bir postür geliştirmesine neden olabiliyor.  Daha yapısal olan skolyozlar ayrı bir sınıfta değerlendirilmeli. Ona yapılan müdahaleler daha farklı oluyor. Fizik, cerrahi ya da korseleme gibi çeşitli tedavilere yönlendiriyoruz" diye konuştu. 
CERRAHİ MÜDAHALE HANDİKAPI
Erken teşhisin hastalıkta en önemli şey olduğunu dile getiren Demir, “ Fizyoterapi ile skolyozu tedavi edebilirsek cerrahiye gidişinin önünü alabiliriz.  Cerrahi işlemin bir handikapı var. Daha çok füzyon operasyonları tercih ediliyor. Füzyon omurgayı belirli bölgelerden sabitlemek üzerine dayalı bir operasyon. Ama omurganın en önemli fonksiyonu hareket etmek.  Dolayısı ile füzyon operasyon o hareketliliğin kaybolması demek.  Bu da bazı bölgelerin ilerleyen çağlarda daha fazla yük altına sokuyor “ dedi.
‘TARAMANIN YANI SIRA EĞİTİM DE VERİLMELİ’
Bu konuda bir farkındalık yaratması açısından Sağlık Bakanlığı’nın omurga sağlığı eğitimleri dersleri vermeleri gerektiğine değinen Demir, “  Hem tarama hem omurga sağlığı eğitimi şeklinde devam eden bir rutin program olsa ileride oluşabilecek sadece skolyoz değil aynı zamanda iş gücü kaybını da çok etkileyen kas, iskelet sistemi problemlerinin de önüne geçilmesini,  azaltılmasını sağlayabilir. Ya da daha ileri yaşlarda ortaya çıkmasını sağlayabilir. En azından genç yaşta görülmez” açıklamasında bulundu.
“ ARADA BİR KALKIP DOLAŞIN ”
Ebeveynlere uyarıda bulunan Demir, “ Aileler çocuklarını postürlerinin farkında olsunlar. Bu “ Çocuğum dik dur “ demek değil. Zaten devamlı aynı postürde durmak sağlıklı bir şey değil. Yaralanma riskini arttıran bir şey. Burada benim üç prensibim var; dik, dinamik, simetrik.  Burada sopa yutmuş gibi değil normal bir dik duruştan bahsediyorum.  Asimetrik pozisyonlarda çok uzun süre kalmak sağlıklın değil. Daha simetrik pozisyonlarda olmak, omurgaya binen yükün denge dağılımını sağlayacak ve yaralanmaların önüne geçmemizde yardımcı olacaktır. En önemli prensip ise dinamik postür. Özellikle öğrencilerin ders programlarından kaynaklı masa başı çalışmaları çok fazla.  Ya da çağımızda bir çok iş artık masa ve bilgisayar başında yapılmakta. Durağan postürün hayatımızın içerisinde çok uzun süre yer kapladığını söylemek mümkün. Sürekli olarak durağan postüre madur kaldığımızda arada bir kalkıp dolaşarak vücudumuzu esnetip statik postürü bozup dinamik postüre geçmek sırt bölgemizde kan dolaşımını arttırmaya yarayacaktır” dedi.

Güncelleme Tarihi: 11 Aralık 2021, 08:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner169