Gündoğmuş'un Alara Çayı üzerinde planlanan yeni HES projesine karşı yöre halkı, çevre örgütleri ve Alanya ile Manavgat’tan gelen vatandaşlar bir araya geldi. Alara Enerji Grubu tarafından hayata geçirilmesi planlanan projeye ilişkin düzenlenen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) halkı bilgilendirme toplantısında, vatandaşların itirazları kayıt altına alındı.

Toplantının ardından Gündoğmuş Çevre Platformu öncülüğünde basın açıklaması yapıldı. Katılımcılar, Alara Çayı’nın doğal yapısının korunmasını talep ederek projeye karşı olduklarını dile getirdi.
Çevrecilerden HES Projesine İtiraz
Toplantıya mahalle muhtarları, yöre sakinleri, çevre savunucuları, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Katılımcılar, projenin bölgedeki su kaynakları ve doğal yaşam üzerindeki olası etkilerine ilişkin kaygılarını dile getirdi.

Gündoğmuş Çevre Platformu Sözcüsü Nurettin Sönmez, Alara Çayı’nın yöre halkı için yaşamsal öneme sahip olduğunu belirterek, doğal kaynakların korunması gerektiğini söyledi.
Sönmez, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada toplanmamızın nedeni en temel anayasal hakkımız olan yaşam hakkımızı savunmaktır. Ne yazık ki binlerce yıldır özgür akan Alara Çayı’na pranga vurmak istiyorlar. Yöre halkının bin yıllardır yaşam kaynağı olan Alara Çayı’nı elimizden alıp uluslararası şirketlere peşkeş çekmek istiyorlar. Bir avuç insanın çıkarı için yaşam alanlarımızın yok edilmesine asla izin vermeyeceğiz.”
13 Kilometrelik Tünel Endişesi
Proje kapsamında Alara Çayı’nın yaklaşık 13 kilometrelik bölümünün kapalı tünellere alınmasının planlandığı belirtildi. Bölge sakinleri, bu uygulamanın çayın doğal akışını ve çevresindeki ekolojik dengeyi olumsuz etkileyebileceğini savunuyor.
Yöre halkının başlıca kaygıları arasında Gündoğmuş merkezi ve çevre mahallelerdeki tarım arazilerinin suya erişiminin etkilenmesi bulunuyor. Bölgedeki incir, nar, zeytin ve üzüm üretiminin çayla bağlantılı olduğunu belirten çevreciler, olası su kaybının tarımsal faaliyetlere zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Projenin arazi kullanımı ve kamulaştırma ihtimaliyle ilgili endişeler de toplantıda gündeme getirildi.
Önceki Yargı Süreçleri Hatırlatıldı
Gündoğmuş Çevre Platformu Sözcüsü Nurettin Sönmez, Alara Çayı üzerinde daha önce de HES projelerinin gündeme geldiğini ve yargı süreçlerinin yaşandığını hatırlattı. Sönmez, 2019 yılında Danıştay 6. Dairesi tarafından verilen karara dikkat çekerek yeni girişimlerin önceki hukuki süreçler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Çevreciler, farklı başvurularla yeniden gündeme gelen projelerin bölgenin doğal varlıkları ve yargı kararları gözetilerek ele alınmasını istedi.
Tarihi Yapılar ve Ekosistem İçin Uyarı
Alara Çayı’nın yalnızca tarım açısından değil, doğal yaşam ve kültürel miras bakımından da önemli olduğu vurgulandı. Bölgedeki endemik canlı türleri ile Kırkdönme kervan yolları, Ali Köprüsü, Kemer Köprü ve Alara Kalesi gibi tarihi değerlerin çay havzasıyla ilişkisine dikkat çekildi.
Katılımcılar, suyun doğal akışında meydana gelebilecek değişikliklerin ekosistem üzerinde oluşturabileceği etkilerin kapsamlı biçimde değerlendirilmesini talep etti. Açıklamalarda, Anayasa’nın 56’ncı maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı da hatırlatıldı.
26 Muhtar ve Mevlüt Güven’den Dilekçe
Toplantıda, projenin tarım, su kaynakları ve ekolojik denge üzerindeki olası etkilerine ilişkin kaygıları içeren dilekçe teslim edildi. Yeminli Mali Müşavir Mevlüt Güven ile toplantıya katılan 26 muhtarın imzaladığı dilekçede, Alara Çayı üzerine HES yapılması halinde ortaya çıkabileceği düşünülen sorunlara yer verildi.
Vatandaşlar, ellerindeki döviz ve afişlerle projeye karşı olduklarını gösterirken, toplantıya katılan siyasi temsilciler Aliye Coşar ve Mustafa Erdem de çevrenin korunmasına ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Bölge halkı ve çevre savunucuları, Alara Çayı’nın doğal yapısının ve havzadaki tarımsal yaşamın korunması yönündeki taleplerini yineledi.





