Sosyal medya devi Meta’nın, Instagram’daki mesajlaşma sistemiyle ilgili aldığı yeni karar dijital dünyada büyük tartışma yarattı. İddialara göre platformda kullanılan uçtan uca şifreleme sisteminin kapsamı esnetilirken, kullanıcı mesajlarının gerektiğinde Meta tarafından erişilebilir hale geleceği öne sürüldü.
Karar sonrası sosyal medyada “güvenlik mi, gizlilik ihlali mi?” tartışması başladı.
Mesajlar ve Görseller İncelenebilecek İddiası
A Haber İstihbarat Şefi Ramazan Almaçayır, yeni uygulamaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, iki kişi arasındaki mesaj, video ve görsellerin Meta tarafından incelenebileceğini söyledi.
Almaçayır açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Yeni uygulamada iki kişi arasında gönderilen mesajlar, Meta tarafından gerek görülmesi halinde doğrudan görülebilecek, okunabilecek ya da video varsa izlenebilecek bir duruma getirildi.”
Söz konusu kararın yalnızca Türkiye’de değil, küresel çapta uygulanacağı da iddialar arasında yer aldı.
Gerekçe: Güvenlik ve Suçla Mücadele
Meta’nın bu değişikliği güvenlik gerekçesiyle hayata geçirdiği öne sürülüyor. Özellikle;
- suç örgütlerinin gizli iletişimi,
- yasa dışı faaliyetler,
- çocuk istismarı içerikleri
gibi konuların önüne geçilmesinin hedeflendiği ifade ediliyor.
Yetkililer, özel mesajlaşma sistemlerinin bazı suç grupları tarafından güvenlik güçlerinden saklanmak amacıyla kullanıldığını savunuyor.
Yapay Zeka Sistemi Devrede
İddialara göre milyarlarca mesajın manuel olarak incelenmesi mümkün olmadığı için süreçte yapay zeka teknolojilerinin kullanılacağı belirtiliyor.
Sistem kapsamında;
- şüpheli kelimeler,
- suç içerikli ifadeler,
- yasa dışı görseller,
- riskli video içerikleri
otomatik olarak tespit edilerek merkezi sisteme bildirilebilecek.
Kullanıcılar İkiye Bölündü
Karar sonrası sosyal medya kullanıcıları arasında büyük görüş ayrılığı oluştu.
Bir kesim:
- çocukların korunması,
- dijital suçların önlenmesi,
- güvenliğin artırılması
gerekçesiyle uygulamayı desteklerken, diğer kesim ise özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini savunuyor.
Özellikle Meta’nın geçmişte veri güvenliği ve kullanıcı bilgileri konusunda yaşadığı tartışmalar nedeniyle kararın yeni bir gizlilik krizini tetikleyebileceği yorumları yapılıyor.





