Memiş, jeopolitik gerilimler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası ve küresel ekonomik belirsizliklerin altın fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açabileceğini söyledi.

Memiş, özellikle gram altında 1.000-1.500 liralık geniş bir hareket alanı oluşabileceğine dikkat çekti. Açıklamalarının yatırım tavsiyesi olmadığını belirten Memiş, fiziki altın tarafında uzun vadeli yatırım yapanlar, düğün hazırlığında olanlar ve altın borcu bulunanlar için mevcut işçilik maliyetlerinin önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.

Altında geniş fiyat aralığı

Memiş'in değerlendirmesine göre gram altın yıl içerisinde oldukça geniş bir bantta hareket etti. Gram altının ocak ayının başında 6 bin 150 lira seviyesinde olduğunu belirten Memiş, 28 gün içinde 8 bin 157 liraya kadar yükseldiğini aktardı.

Haziran ayında 5 bin 950 lira seviyesinin görüldüğünü belirten Memiş, ağustos ayında fiyatın 7 bin 229 liraya çıktığını, 29 Eylül itibarıyla ise 6 bin 562 lira seviyesinde bulunduğunu söyledi.

Memiş, savaş ve jeopolitik gelişmelerin devam etmesi halinde altın fiyatlarında geniş bantlı hareketlerin sürebileceğini ifade etti.

Gram altında 8 bin lira senaryosu

Memiş, yıl sonuna kadar gram altında ons altının belirleyici olmaya devam edeceği görüşünü dile getirdi. Kısa vadede gram altın için 6 bin 500-7 bin lira aralığının takip edildiğini belirtti.

Memiş'in değerlendirmesine göre kasım ayından sonra olası bir ateşkes veya anlaşma haberinin gelmesi halinde ons altında 4 bin 600 dolar seviyesinin kritik bir direnç olarak öne çıkması mümkün olabilir.

Böyle bir senaryoda gram altının 8 bin liranın üzerini görebileceğini belirten Memiş, bu seviyenin kesin bir fiyat tahmini değil, olası gelişmelere bağlı bir senaryo olduğunu vurguladı.

Fiziki altında işçilik maliyeti düştü

Fiziki altın piyasasındaki işçilik maliyetlerine de dikkat çeken Memiş, yurt dışı piyasalarda mart ayında kilogram külçe altındaki işçilik maliyetinin 12 bin 500 dolar seviyesinde olduğunu, daha sonra maliyetin eksi 300 dolara kadar gerilediğini söyledi.

Memiş, bu gelişmenin fiziki altın almayı planlayanlar açısından önemli olduğunu belirterek özellikle uzun vadeli yatırım yapanlar, düğün hazırlığında olanlar ve altın borcu bulunanların mevcut fiyatları değerlendirdiğini ifade etti.

Gümüşte de dalgalanma beklentisi

Gümüş fiyatlarının da kısa vadede altınla benzer şekilde baskı altında kalabileceğini belirten Memiş, orta ve uzun vadede ise mevcut seviyelerin takip edilebileceğini söyledi.

Memiş, geçmiş yıllardaki yüksek getirilerin gelecekte aynı şekilde tekrarlanacağının varsayılmaması gerektiğini ifade ederek piyasalardaki belirsizliğin devam ettiğine dikkat çekti.

Küresel ekonomide stagflasyon riski

ABD tahvil faizleri, dolar endeksi ve enerji fiyatlarındaki hareketlerin küresel piyasalar üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Memiş, savaş ve enerji fiyatlarının seyrinin ekonomik görünüm açısından önem taşıdığını söyledi.

Memiş, ABD ekonomisi ve küresel piyasalar açısından stagflasyon riskine dikkat çekerek enerji fiyatlarının yüksek kalması ve jeopolitik gerilimlerin sürmesi halinde piyasalardaki türbülansın derinleşebileceği değerlendirmesinde bulundu.

2027 ve 2028 için değişim beklentisi

Memiş, 2027 ve 2028 yıllarının finansal piyasalar açısından önemli bir değişim dönemine işaret edeceğini öne sürdü. Ülkelerin emtia politikalarında yeni sınırlamalar ve vergilendirme uygulamalarının gündeme gelebileceğini belirten Memiş, yatırımcıların önümüzdeki dönemde yeni finansal düzenlemelerle karşılaşabileceğini söyledi.

Memiş ayrıca yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketleri yerine uzun vadeli strateji oluşturması ve varlıklarını çeşitlendirmesi gerektiği yönündeki görüşünü paylaştı.

Kaynak: Haber Merkezi