Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki fayların yapısına ilişkin değerlendirmesinde Ana Marmara Fayı'nın tek ve homojen bir hat olmadığını belirterek, Batı ve Orta Marmara'daki bazı segmentlerin enerji harcadığını söyledi. Bektaş, mevcut bilimsel verilerin Marmara'da 7 ve üzeri büyüklükte tek seferde gerçekleşecek yıkıcı bir deprem olasılığını zayıflattığını ifade etti.

Öte yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) Hızlı Tarama çalışmaları, kentteki yapı stokuna ilişkin dikkat çeken veriler ortaya koydu. Temmuz 2020-Temmuz 2026 döneminde incelenen yaklaşık 40 bin binanın önemli bölümünün yüksek ve çok yüksek risk grubunda olduğu belirlendi.

ANA MARMARA FAYI TEK PARÇA DEĞİL

CNN Türk'te değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, Ana Marmara Fayı'nın yaklaşık 125 kilometrelik tek ve homojen bir fay hattı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Bektaş, fayın uzunluğu ve derinliği boyunca her bölümün aynı şekilde kilitlenmediğini ve aynı miktarda enerji biriktirmediğini ifade etti. Batı ve Orta Marmara'daki fay segmentlerinin kilitli kalmak yerine enerji harcadığını belirten Bektaş, bunun biriken stresin azalmasına katkı sağladığını söyledi.

7 VE ÜZERİ DEPREM İHTİMALİ ZAYIFLADI

Bektaş, söz konusu fay segmentlerindeki enerji boşalmasının olası bir depremin büyüklüğü üzerinde etkili olabileceğini dile getirdi.

Bilimsel verilerin doğal süreçlerin kesin biçimde öngörülmesine imkan vermediğini vurgulayan Bektaş, mevcut bulguların Ana Marmara Fayı'nın tek seferde çok büyük bir deprem üretme potansiyelini önemli ölçüde zayıflattığını ifade etti.

Bektaş'ın değerlendirmesine göre fayın parçalı yapısı ve bazı segmentlerdeki enerji kaybı, Marmara'da 7 ve üzeri büyüklükte yıkıcı bir deprem senaryosunun olasılığını azaltan unsurlar arasında bulunuyor.

İBB'DEN 40 BİN BİNAYA İNCELEME

İBB'nin Temmuz 2020 ile Temmuz 2026 arasında vatandaşların başvuruları üzerinden yürüttüğü Hızlı Tarama çalışmaları kapsamında yaklaşık 40 bin bina incelendi.

İncelenen yapıların yarısına yakınının D ve E sınıfında, yani yüksek ve çok yüksek risk grubunda olduğu belirlendi.

Verilere göre 10 bin 432 binanın yüksek risk, 8 bin 368 binanın ise çok yüksek risk taşıdığı tespit edildi. Böylece toplam 18 bin 800 bina yüksek veya çok yüksek risk grubunda yer aldı.

EN YÜKSEK RİSK AVCILAR'DA

İBB'nin 39 ilçeyi kapsayan verilerinde yapı riski ilçelere göre farklılık gösterdi.

Hızlı Tarama sonuçlarına göre en yüksek risk oranı yüzde 19,07 ile Avcılar'da kaydedildi. Avcılar'ı yüzde 14,59 ile Zeytinburnu ve yüzde 8,34 ile Bağcılar takip etti.

Riskli olarak belirlenen yapılar arasında öncelikli 2 bin 330 binanın yıkımının tamamlandığı, 612 bina için ise resmi işlemlerin başlatıldığı bildirildi.

DEPREM RİSKİNDE İKİ FARKLI VERİ

Marmara'daki fayların deprem üretme potansiyeline ilişkin bilimsel değerlendirmeler sürerken, İstanbul'daki yapı stokunun durumu da kentin deprem hazırlığının önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.

Fayların parçalı yapısına ilişkin değerlendirmeler deprem riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmezken, İBB'nin yapı tarama verileri kentte dönüşüm ve güçlendirme ihtiyacının devam ettiğini ortaya koyuyor.

Kaynak: Haber Merkezi