Öncelikle rahmetli Aydın Çavuşoğlu taziyesinde söylediğim bir cümle var. Artık tüm Akdenizin tek takımı Alanyaspor oldu. Kabul edelim aynı şartlarda Galatasaray Fenerbahçe Beşiktaş ve Trabzonspor ile mücadele edilmiyor. Bundan sonra yazacaklarım 4 büyütülmüş takımın ekonomik olarak şişirilmesiyle ilgilidir.
Türkiye futbolunda aslında para sorunu yok; paranın kolay bulunması sorunu var. Kamu desteği, kredi kolaylığı, emlak gelirleri, arsa veya tesis hibeleri, paralı başkanlar, YK üyelerinin kasa kolaylığı sağlaması, fanatik iş adamlarının sponsorlukları, hesapsız borçlanma gibi yöntemler ve imkanlar bulunduğu için kulüpler sürdürülebilir gelir üretmeyi asla öğrenemiyor. Öğrenme ihtiyacı da hissetmiyor.

Balık yemek istediğinde masasına her zaman hazır balık gelen biri, asla balık tutmayı öğrenemez. Çünkü bu beceriyi öğrenmesine gerek kalmaz.Transfer sezonu başlamışken bir kez daha hatırlatmak isterim: Dernek statüsündeki futbol kulüplerinin harcadığı on milyonlarca Euro’nun büyük bir kısmı aslında vatandaşın parasıdır. Çoğu futbol kulübü için direkt veya dolaylı, ya da dolaylının dolaylısı şeklinde esasen kamu kaynakları kullanılır. Halk kendine harcanması gereken kaynakların, toplasanız 1000 kişiyi geçmeyecek bir grubun (sektörün) refahı için harcanmasından memnunsa bana daha fazla laf düşmez.
Ancak diğer yandan bu durum Alanyaspor gibi kulüpler için aslında haksız rekabet oluşturuyor. Şunu da söyleyeyim Alanyaspor her sezon mutlaka satışa konulabilir 3 veya 4 futbolcu buluyor. İnşallah en kısa zamanda altyapıdan da satışa sunulacak futbolcu bulabilir. Sürdürülebilir bir futbol ekonomisi için bunlar gerekli