İlk insan, ilk peygamber Adem’den bugüne kadar iyiliğin ve kötülüğün mücadelesi devam etmektedir. İyiliğin tarafında saf tutanlar mümtaz şahsiyetlerin peşinden gitmişler onların hayatlarından, sözlerinden kendilerine yol bulmuşlardır.
Tek tanrılı dinlerin tamamında örnek alınacak insan Allah’ın elçileri peygamberlerdir. Kula kulluğu reddeden tevhit, sadece Allah’ın yüceltildiği bir inançtır. Son din olan İslam; “Allah’ı seviyorsanız peygambere uyun” emriyle örnek insan modelini bize göstermektedir. O öyle bir insan ki “alemlere rahmet” olarak gönderilen Hz. Muhammed’dir.
“(Ey Rasûlüm!) Şüphesiz ki Sen, yüce bir ahlâk üzeresin!”
Hz. Ayşe’ye “Bize peygamberin ahlakını anlatır mısın” diye soranlara cevabı, “O’nun ahlakı Kuran’dır” olmuştur. Asırlar boyu O’nun sözleri, fiilleri hadisler yoluyla anlatılmış ve tüm insanlığa ulaşan evrensel mesajları iyi insan olmanın yolunu göstermiştir…
Gayesi; insanlığın huzuru ve mutluluğu için Allah’ın mesajını insanlara aktarmak olan örnek insan, karşılaştığı haksızlıklar ve engellemeler karşısında asla ümitsizliğe düşmemiş, öz yurdundan sürgün edildiği zaman bile onların hidayeti için Rabbine dua etmiştir. Taif ’te karşılaştığı kötü muamele sonrası “Allah’ım onları affet” diye niyazda bulunmuştur…
Kabe’nin karşısına geçip “Sen yeryüzündeki en mukaddes mekansın ancak, eşrefi mahlukat olan insanın kalbi senden üstündür” diyen O’dur. Bugün elinde ne varsa yarına bırakmayıp fakirlere dağıtan, “Dünya’ya düşkünlük tüm kötülüklerin başıdır”, “Asıl yurt ahiret yurdudur” diyen O’dur…
O’nun ümmeti olduğunu iddia eden İslam alemi, tarihin her döneminde fani dünyanın güzelliklerine aldanıp, Allah’tan başkasını ilah edinip, sahte tanrıların peşinden gittiklerinde izzetlerini yitirmişlerdir.
Arif Nihat Asya, Naat ’inde şöyle diyor:
“Besmele, ekmeğimizin bereketiydi; İki dünyada aziz ümmet, Muhammed ümmetiydi.”
Evrensel değerlerin unutulduğu buhran çağında çare öze dönmektir; örnek insanın yolundan doğruluğu, samimiyeti, iyiliği, cömertliği, şefkati, merhameti, sabrı, şükrü, yardımseverliği, tevazuyu, adaleti, liyakati dolayısıyla insanlığı yaşama ve yaşatmaya çalışmaktır.
Yüreklerden taşsın
Yine, imanlar!
Itri, bestelesin Tekbir'ini;
Evliya okusun Kur'an'lar!
Ve Kur'an'ı göz nuruyla çoğaltsın
Kayışzade Osman'lar!
Naat’ını Galip yazsın,
Mevlid'ini Süleyman'lar!
Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
Geri gelsin Sinan'lar!
Çarpılsın, hakikat niyetine
Cenaze namazı kıldıranlar!
Konsun yine pervazlara
Güvercinler;
"Hu hu"lara karışsın
Aminler..
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler!
Muhabbetle…