2026 yılında Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi açısından Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya'nın ilk sıralarda olduğunu belirten turizmci Topçu, Ortadoğu’da yaşanan çatışmalar ve ekonomik sorunlara rağmen bu tablonun Türkiye turizminin Avrupa ve Rusya pazarlarına bağımlılığının devam ettiğini gösterdiğini ifade etti.
2026 yılının küçük bir kayıpla kapanmasının beklendiğini dile getiren Topçu, turizm sektöründe 2027 yılı planlamalarının daha temkinli yapıldığına işaret etti. Topçu, hava yolu şirketleri ve tur operatörlerinin 2027 için öncelikli hedefinin 2026 yılı kapasitesini korumak olduğuna dikkat çekti.
2027'NİN İLK SİNYALLERİ ŞUBAT AYINDA GÖRÜLECEK
Kaynak pazarlarda ve küresel ölçekte yaşanabilecek siyasi ve ekonomik kırılganlıkların 2027 yılı turizm performansını doğrudan etkileyebileceğini dikkat çeken Topçu, olumlu ya da olumsuz gelişmelerin ilk işaretlerinin ise Şubat 2027’de görülebileceğini söyledi. Dünya Turizm Örgütünün 2027 yılı küresel seyahat hareketlerindeki artış beklentisini yüzde 1-2 seviyesine indirdiğini hatırlatan Topçu, dünya turizminde büyüme devam etse de talebin yöneldiği bölgelerin ekonomik ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak farklılaşabileceğine dikkat çekti.
TÜRKİYE'NİN AVANTAJI ÇOK
Komşu ülkeler başta olmak üzere tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye'nin 2027 ve sonrasına yönelik önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Topçu, farklı fiyat aralıklarında hizmet sunabilen konaklama tesislerinin çok olması, doğal ve kültürel zenginlikler, kaynak pazarlara kabul edilebilir uzaklıkta seyahat mesafesinde bulunulmamamızı, sürdürülebilir turizm çalışmalarının yaygınlaşması ve siyasi alanda sürdürülmeye çalışılan denge politikasını sektörün geleceği açısında güçlü yönleri olarak sıraladı.
DEZAVANTAJLI DURUMLAR DA VAR
Ortadoğu’da İran- ABD-İsrail arasından başlayan ancak diğer ülkeleri de hem çatışmalarla hem ambargo ve petrol sevkiyat sıkıntısı nedeniyle etkileyen jeopolitik gerginliklere coğrafi yakınlık ve ekonomik sıkıntıların sektöre yansımalarının dezavantaj oluşturmaya devam ettiğini ifade eden Topçu, “Bu olumsuzlukların etkilerinin yumuşatılması durumunda Türkiye'nin mevcut turizm kapasitesini kullanma açısında başarılı olacak” dedi.
HEDEF DAHA FAZLA TURİST DEĞİL, DAHA YÜKSEK KATMA DEĞER
Turizmde yalnızca ziyaretçi sayısına odaklanılmaması gerektiğine de dikkat çeken Cengiz Topçu, artan turizm gelirine paralel olarak kârlılık oranlarının da kabul edilebilir seviyelerde tutulmasının önemine dikkat çekti. Topçu, Türkiye'nin mevcut kaynak pazarlarını çeşitlendirmesi, daha yüksek katma değer sağlayan turist profiline ulaşması ve turizm bölgelerini daha yaşanabilir hale getirmesi gerektiğini belirterek bu başlıkların 2027 ve sonrasındaki turizm politikalarının öncelikleri arasında yer alması gerektiğini ifade etti.





