ABD Başkanı Donald Trump'ın seçimlerde yaşadığı güç kaybının yalnızca Amerikan siyasetini değil, küresel piyasaları da etkileyebileceği değerlendiriliyor. Ekonomist Tuna Kaya'ya göre Trump'ın hem Senato hem de Temsilciler Meclisi'ndeki siyasi gücünün zayıflaması, yönetimin önemli kararları hayata geçirmesini zorlaştırabilir. Bu durumun ABD borsalarında satış baskısını beraberinde getirebileceğine dikkat çekiliyor.
ALTIN VE GÜMÜŞTE YÜKSELİŞİ DESTEKLEYEN GELİŞMELER
Altın ve gümüş fiyatlarında son dönemde görülen toparlanmayı değerlendiren Kaya, altının 4.000 dolar, gümüşün ise 52 dolar seviyesinin üzerine çıktığını belirtti.
Önceki dönemde değerli metaller üzerinde baskı oluşturan petrol fiyatlarındaki yükselişin, enflasyon endişelerini artırarak merkez bankalarının faizleri yüksek tutma ihtimalini güçlendirdiğini ifade eden Kaya, siyasi gelişmelerle birlikte piyasalardaki beklentilerin değiştiğini söyledi.
Trump'ın seçimlerde yaşadığı kaybın, İran başta olmak üzere farklı bölgelerde kapsamlı askeri operasyonlara yönelik karar alma sürecini zorlaştırabileceğini belirten Kaya, bu gelişmenin altın ve gümüş gibi güvenli liman olarak görülen yatırım araçlarına destek sağladığını değerlendirdi.
BİTCOİN VE ETHEREUM İÇİN DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ VAR MI?
Kripto para piyasalarındaki gelişmelere de değinen Kaya, Trump'ın seçim sonuçlarının ardından Bitcoin ve Ethereum'da ilk etapta negatif bir fiyatlama görüldüğünü, ancak sonrasında piyasada toparlanma yaşandığını kaydetti.
Kısa vadeli görünüm açısından değerlendirmelerde bulunan ekonomist, Bitcoin ve Ethereum'da yakın dönemde sert bir düşüş beklemediğini ifade etti.
Borsa İstanbul'un da güne yükselişle başladığını ancak 11.000 puan seviyesinin önemli bir eşik olarak öne çıktığını belirten Kaya, dolar bazında 220 dolar seviyesine dikkat çekti. Borsada devam eden baskının arkasında fon piyasasında yaşanan sorunların da bulunduğunu dile getirdi.
TRUMP'IN İRAN POLİTİKASI PETROL FİYATLARINI YÜKSELTEBİLİR
Önümüzdeki dönemde piyasaların yakından izleyeceği başlıkların başında ABD ile İran arasındaki gerilimin geldiğini belirten Kaya, olası bir askeri müdahalenin enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara neden olabileceğini söyledi.
Trump yönetiminin İran'a yönelik geniş çaplı bir operasyon kararı alması halinde petrol fiyatlarında yeniden sert yükseliş görülebileceğini ifade eden Kaya, yıl sonuna kadar petrolün varil fiyatının 100 dolar seviyelerinde işlem görmesinin sürpriz olmayacağını belirtti.
Bununla birlikte olası bir operasyonun sınırlı kalması ya da iki ülke arasında diplomatik bir uzlaşmaya varılması, petrol fiyatlarının gerilemesini sağlayabilir. Böyle bir senaryoda enflasyon üzerindeki baskının hafiflemesi ve merkez bankalarının faiz indirimlerine daha elverişli bir ortam bulması mümkün olabilir.
ALTINDA YÜKSELİŞ SÜRECEK Mİ?
Altının son siyasi gelişmelere olumlu tepki verdiğini belirten Kaya, fiyatların kısa süre önce 3.900 doların altına gerilemesine rağmen yeniden 4.000 doların üzerine çıkmasına dikkat çekti.
Yaklaşık yüzde 2'lik yükselişin piyasanın gelişmeleri fiyatlamaya başladığını gösterdiğini ifade eden ekonomist, değerli metalde yukarı yönlü hareketin devam edebileceğine ilişkin beklentisini de paylaştı.
Ancak altın fiyatlarının önündeki en önemli risklerden biri petrol kaynaklı enflasyon baskısı olarak öne çıkıyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi faiz beklentilerini değiştirebilir ve bu durum altının yükselişini sınırlayabilir. Buna karşılık enerji fiyatlarının düşmesi ve faizlerin gerilemesi, altın açısından destekleyici bir tablo oluşturabilir.
TUNA KAYA'DAN PORTFÖYLERDE ALTIN İÇİN YÜZDE 25-30 ÖNERİSİ
Altına yatırım yaparken kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli risklerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Tuna Kaya, yatırımcıların portföy dağılımına ilişkin de görüşlerini paylaştı.
Kaya, küresel siyasi belirsizlikler, ekonomik riskler ve ülkelerin artan borç yüklerinin altını önemli bir koruma aracı haline getirdiğini belirtti. Türkiye açısından değerlendirildiğinde ise olası döviz kuru hareketlerine karşı altının portföylerde önemli bir ağırlığa sahip olması gerektiğini ifade etti.
Ekonomistin değerlendirmesine göre yatırım portföyünün yaklaşık yüzde 25-30'luk bölümünün altında bulunması uzun vadeli korunma açısından tercih edilebilir.
Küresel gelişmelerin, enerji fiyatlarının ve merkez bankalarının faiz kararlarının altın piyasasında belirleyici olmaya devam etmesi beklenirken yatırımcıların önümüzdeki süreçte bu üç başlığı yakından takip etmesi önem taşıyor.





