Antalya’da yaklaşık 4 yıldır akciğer kanseri tedavisi gören 71 yaşındaki Mehmet Er’in sağ ve sol akciğerindeki iki kitle, kriyoablasyon yöntemiyle dondurularak etkisiz hale getirildi. Lokal anestezi altında gerçekleştirilen yaklaşık 1,5 saatlik işlem boyunca uyanık kalan Er, kontrollerinin ardından aynı gün taburcu edildi.

İki akciğerdeki kitlelere uygulandı

Mehmet Er, takip eden doktorunun akciğerlerindeki kitlelerin dondurma yöntemiyle tedavi edilebileceğini belirtmesi üzerine araştırma yaptı. Daha sonra Medical Park Antalya Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Enes Duman'a başvurdu.

Er’in sağ ve sol akciğerinde bulunan iki kitleye, görüntüleme yöntemleri eşliğinde sırttan iğneyle ulaşıldı. Kitlelerin içine girilmesinin ardından kriyoablasyon, yani kanserli dokunun dondurularak etkisiz hale getirilmesi işlemi uygulandı.

Yaklaşık 1,5 saat süren işlem lokal anestezi altında gerçekleştirildi. İşlem boyunca uyanık olan Er, birkaç saatlik takip sonrasında aynı gün hastaneden ayrıldı.

“Çok iyi hissediyorum”

Tedavi seçeneğini öğrendikten sonra araştırma yaptığını anlatan Mehmet Er, işlemin ağrısız geçtiğini belirtti.

“İnanılmaz güzel geçti. Yapılan işlemde hiçbir şey hissetmedim. Hiçbir ağrı, sızı yoktu. Bir saat sonra da taburcu oldum. Çok iyi hissediyorum, çok mutluyum. Ailem de çok mutlu.”

Er, işlem sonrasında yapılan PET incelemesinin de olumlu değerlendirildiğini söyledi.

Tümör dokusu canlılığını kaybediyor

Prof. Dr. Enes Duman, kriyoablasyonun yanı sıra tümörün bulunduğu organa ve hastanın durumuna göre farklı ablasyon yöntemlerinin kullanılabildiğini belirtti.

Bazı tümörlerde dondurma yöntemi olan kriyoablasyon uygulanırken, uygun hastalarda mikrodalga veya radyofrekans ablasyon gibi tümörü ısı yoluyla etkisiz hale getiren yöntemlerden de yararlanılabildiği ifade edildi.

Prof. Dr. Duman, kriyoablasyon sırasında tümörün tamamının yanı sıra çevresindeki belirli bir alanın da hedeflendiğini belirterek, işlem sonrasında tedavi edilen dokunun canlılığını kaybettiğini ve zamanla küçülmesinin beklendiğini söyledi.

“O kitle vücutta görünecek ama canlı bir kitle değil. Artık canlı bir tümör dokusu yok.”

İşlem sonrası aynı gün taburcu

Kriyoablasyon ve diğer ablasyon işlemlerinin çoğunlukla günübirlik uygulanabildiğini belirten Duman, hastaların işlem sonrasında birkaç saat takip edildiğini aktardı. Hastanın genel durumuna göre hastanede daha uzun süre yatış gerekebileceği de ifade edildi.

Mehmet Er’in işlem sırasında yalnızca lokal anestezi aldığını belirten Duman, uygulamanın hasta ile konuşularak gerçekleştirildiğini söyledi.

Tedavi kararı konseyde veriliyor

Kriyoablasyonun yalnızca akciğer tümörlerinde kullanılmadığını belirten Prof. Dr. Duman, uygun hastalarda pankreas, karaciğer ve özellikle böbrek tümörlerinde de bu yöntemin uygulanabildiğini kaydetti.

Tedavi kararının tek başına verilmediğini vurgulayan Duman, hastaların onkoloji uzmanlarıyla koordineli şekilde değerlendirildiğini ve uygulanacak yöntemin konsey kararıyla belirlendiğini ifade etti.

“Her hastada aynı sonuç beklenmez”

Prof. Dr. Duman, kriyoablasyon uygulanmasının her hastada kanserin tamamen sona erdiği anlamına gelmediğinin özellikle altını çizdi.

Yayılım göstermemiş tek bir kitlenin tedavisi ile farklı organlara yayılmış hastalıkta ağrı azaltmak amacıyla yapılan işlemin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Duman, Mehmet Er’in tedavisinde işlem yapılan bölgedeki tümör dokusunun etkisiz hale getirildiğini ancak hastanın takibinin sürdüğünü söyledi.

“Şu an işlem yaptığımız bölgedeki kanser zaten öldü. Bundan sonra takibine devam edeceğiz. Başka bir yerde çıkar mı, ilaç tedavisi devam ediyor. ‘Yüzde yüz kesinlikle bununla bitti’ gibi bir yanlış anlaşılma olmasın. Her hasta kendi özelinde değerlendirilmelidir.”

Kaynak: İHA