Antalya, 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde turizm sektöründe yoğun bir hazırlık dönemine girdi. Zirve kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden gelecek devlet temsilcileri, uzmanlar ve sivil toplum kuruluşlarının konaklayacağı otellerde hizmet, personel ve güvenlik planlamaları sürdürülüyor.
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkanı Hakan Saatçioğlu, Antalya'nın uluslararası ölçekte önemli bir organizasyona ev sahipliği yapacağını belirterek, özellikle Belek ve Lara bölgelerinde otel hareketliliğinin arttığını söyledi.
Belek ve Lara’da doluluk artıyor
COP31 nedeniyle kentteki otellerin hazırlıklarını hızlandırdığını aktaran Saatçioğlu, devlet başkanları, bakanlar ve milletvekilleri gibi üst düzey konukların ağırlanacağını ifade etti.
Antalya'daki birçok tesisin normal sezon takvimine göre ekim sonunda kapanmaya başladığını hatırlatan Saatçioğlu, zirvenin kasım ayında yapılacak olması nedeniyle otellerin personelini görevde tutmayı tercih ettiğini kaydetti.
Saatçioğlu, organizasyonun Antalya'nın uluslararası tanıtımına da katkı sağlayacağını belirterek, zirveye katılan isimlerin ülkelerine döndüklerinde kentte edindikleri deneyimleri aktaracağını dile getirdi.
COP31 için güvenlik önlemleri artırıldı
Antalya'nın daha önce G20 gibi büyük uluslararası toplantılara ev sahipliği yaptığını hatırlatan Saatçioğlu, bu organizasyonlardan edinilen deneyimin COP31 hazırlıklarında da kullanıldığını söyledi.
Zirve bölgesinde giriş ve çıkışların kontrollü yürütüldüğünü belirten Saatçioğlu, araç plakalarının önceden bildirilmesi gerektiğini, otel çalışanlarının da güvenlik süreçleri konusunda eğitim aldığını aktardı.
Saatçioğlu, emniyet birimlerinin organizasyonun güvenli şekilde gerçekleştirilmesi için hassasiyetle çalıştığını ifade ederek Antalya'nın kongreye hazırlandığını kaydetti.
Turizmde yeni hedef: Daha nitelikli hizmet
COP31 hazırlıkları, Antalya turizminin hizmet anlayışına ilişkin yeni hedefleri de gündeme taşıdı. Türkiye'nin her şey dahil sisteminde uluslararası ölçekte tanındığını belirten Saatçioğlu, bundan sonraki dönemde hizmet çeşitliliğinden çok sunulan hizmetin niteliğine odaklanılması gerektiğini söyledi.
Saatçioğlu, otellerin maliyetlerini kontrollü yönetirken daha hedefli pazarlama yöntemleri geliştirmesinin önemine işaret etti. Premium her şey dahil anlayışında temel hedefin çok sayıda ürün sunmak yerine misafire daha yüksek değer sağlayan deneyimler oluşturmak olduğunu vurguladı.
Antalya'nın tarihi ve kültürel zenginliklerinin de turizm deneyiminin parçası haline getirilmesi gerektiğini belirten Saatçioğlu, Roma, Hitit ve Selçuklu mirasının konuklara daha etkili tanıtılmasını istedi. Bu kapsamda turistlerin yalnızca otellerde vakit geçirmesi yerine çevredeki tarihi ve kültürel alanları da ziyaret etmesinin hedeflendiğini dile getirdi.
Otellerde sürdürülebilirlik uygulamaları
Saatçioğlu, otellerin çevre ve kaynak yönetimi çalışmalarını son yıllarda yoğunlaştırdığını belirtti. Yurt dışındaki tur operatörlerinden gelen beklentiler doğrultusunda yaklaşık iki yıldır elektrik ve su tüketimini azaltmaya yönelik uygulamaların geliştirildiğini aktardı.
Bu süreçte konukların da sürdürülebilirlik çalışmalarına katılması için teşvikler sunuluyor. Saatçioğlu'nun verdiği bilgiye göre bazı otellerde misafirler, buklet ürünleri ve bornoz kullanımı gibi tercihlerinde tasarruflu davrandıklarında veya su tüketimini azaltmaya katkı sağladıklarında ödüllendiriliyor.
Uygulamalar kapsamında sürdürülebilirlik adımlarına destek veren konuklara alakart restoranlarda ücretsiz yemek imkânı sunulabiliyor. Saatçioğlu, bu teşviklerin misafirlerden olumlu karşılık gördüğünü belirterek çevre dostu uygulamaların turizm hizmetinin bir parçası haline geldiğini ifade etti.





