Türkiye’de avokado üretimi ve tüketimi artarken dış ticaretteki tablo dikkat çekti. Dış ticaret verilerine göre Türkiye’nin avokado ithalatı 2026 yılının ilk 8 ayında Kenya ve Peru başta olmak üzere 21 bin 729 ton olarak gerçekleşti. İthalat için ödenen para ise 18,3 milyon dolar. 2025 yılında 18,27 milyon dolar olan ithalat değeri, 2026’nın ilk 8 ayında 26,65 milyon dolara ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde 13,52 milyon dolar seviyesinde bulunan ithalat, böylece yaklaşık yüzde 97 arttı.


İhracatta da yükseliş kaydedildi. 2025’in ilk 8 ayında yaklaşık 455 bin dolar olan avokado ihracatı, 2026’nın aynı döneminde 1,94 milyon dolara yükseldi. İhracat değerindeki artış yaklaşık yüzde 326 olarak hesaplandı. Buna göre ihraç edilen miktar ithalatın yaklaşık 17 katına ulaştı.


İHRACATTA YERLİ ÜRETİMİN ÖNEMİ


Alanya başta olmak üzere üretim merkezlerinde yetiştirilen öncelikle fuerte cinsi avokado, Türkiye’nin ihracat potansiyeli taşıyan tarım ürünleri arasında yer alıyor. Üretimin geliştirilmesi, kalite standartlarının korunması ve yeni pazarlara erişim, sektörün dış ticaretteki konumunu güçlendirebilecek başlıklar arasında bulunuyor. Türkiye’nin avokado dış ticaretinde ithalatın yüksek seyretmesi, iç piyasadaki talebin yerli üretimle karşılanması ve ihracatın artırılması konularını da öne çıkarıyor. İhraç edilen yerli avokadonun birim değeri ise ithal ürüne göre daha yüksek olması katma değer olarak kıymetli. Dünya piyasasında ise lider yıllık ihracatta 3,8 milyar ile ABD.


İHRACATÇILARIN GÖRÜŞÜ ÖNEMLİ


Orta Anadolu Süs Bitkileri İhracatçılar Birliği Üyesi ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Delegasyonu Abdulhamit Başkurt, Türkiye’nin avokado pazarındaki mevcut durumunun ve ihracat fırsatlarının ele alınması açısından önem taşıdığına dikkat çekti. Başkurt, özellikle Alanya ve çevresindeki üreticilerinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücü, sektörün geleceği açısından belirleyici olduğunu söyledi. Yerli üretimin katma değerinin daha yüksek olduğunu da dikkat çeken Başkurt, üretim sahasının genişletilmesi ile hem ithal ürünün önüne geçilebileceğini hem de daha kaliteli ürünün yüksek katma değer getirisi ile dış pazara ulaştırmanın mümkün olacağına dikkat çekti.

Muhabir: Erkan Uysal