Tarımsal üretimde ilaç kalıntısını önlemek ve bitki koruma ürünlerinin kullanımını kayıt altına almak amacıyla hayata geçirilen B-Reçete uygulaması, 1 Temmuz 2026 itibarıyla ülke genelinde başlayacak.

Pilot illerde uygulanan sistemin ardından yeni dönemde zirai ilaç satışlarının üretici kayıtları, parsel bilgileri ve ürün desenine göre yapılması planlanıyor. Ancak Alanya’da üretici temsilcileri ve zirai ilaç bayileri, sistemin özellikle küçük ölçekli üreticiler için ciddi sorunlar doğurabileceğini savundu.

‘TÜRKİYE BU SİSTEME HAZIR DEĞİL’

Alanya Avokado Üreticiler Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen, B-Reçete uygulamasının amacının doğru olduğunu ancak altyapı hazırlanmadan yürürlüğe girmesinin üreticiyi zorlayacağını söyledi.

Pilot bölge olarak Mersin’in seçildiğini hatırlatan Sevilgen, Alanya’daki üretim yapısının Mersin ile aynı olmadığını belirtti. Sevilgen, “Bu sisteme şu an Türkiye hazır değil. Çünkü altyapımız yok.

Mersin’de büyük, devasa bahçeler var. Ama Alanya’da üretici bir dönüm, 2 dönüm, 3 dönüm arazide üretim yapıyor. 2-3 dönümlük serasında geçimini sağlamaya çalışan insanlar var. Mersin’de 40-50 dönüm, 200-300 dönüm araziler var. Alanya’da ise küçük parsellerle üretim yapılıyor” dedi.

‘KÜÇÜK ARAZİLER HOBİ BAHÇESİ GİBİ GÖRÜLMEMELİ’

Alanya’da birçok kişinin birkaç dönümlük arazide üretim yaptığını vurgulayan Sevilgen, bu alanların hobi bahçesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Miras kalan arazilerde birden fazla hissedarın bulunduğunu belirten Sevilgen, “Adamın 4-5 dönüm bahçesi var, vefat ediyor, arazi çocuklarına kalıyor. 3-4 kardeş aynı yerde üretim yapmaya çalışıyor.

Bunların ÇKS kaydı, parsel kaydı nasıl yapılacak? Bunların hepsi şu anda sıkıntı. Altyapı olarak kesinlikle hazır değiliz. Önce sistemin altyapısı hazırlanmalı, daha sonra uygulamaya geçilmeli” diye konuştu.

‘KALINTI ORANLARI ZATEN DÜŞTÜ’

Son yıllarda üreticilerin zirai mücadele konusunda daha bilinçli davrandığını söyleyen Sevilgen, “Herkes ziraat mühendislerinin verdiği talimata uymaya çalışıyor. Bundan 4-5 yıl önce kalıntı daha fazla çıkıyordu.

Şu anda çıkan kalıntılar çok düşük seviyede. Zaten çok etkili ve zehirli ilaçların satışını devlet yasakladı. Üretici gidip ‘Ben kullanacağım’ dese bile o ilaçları alamıyor. Bu nedenle mevcut haliyle uygulamanın ertelenmesi ve altyapının hazırlanması gerekiyor” dedi.

‘PİLOT BÖLGEDE SORUNLAR BAŞKA İLLERDEN İLAÇ ALINARAK AŞILDI’

Pilot uygulamanın sahadaki sonucu tam olarak göstermediğini savunan Sevilgen, Mersin’deki bazı üreticilerin ilaç ihtiyacını farklı illerden karşıladığını ileri sürdü.

Sevilgen, “Pilot bölgede sistem uygulanmış gibi görünüyor ama küçük üretici başka yerlerden ilaç alarak yoluna devam etti. Silifke’de, Anamur’da, Aydıncık’ta küçük serası olan üreticiler vardı.

Bazıları Alanya’dan, Antalya’dan, Manavgat’tan ilaç aldı. Resmiyette o bölgede ilaç kullanılmamış gibi görünebilir ama üretici başka yerden temin ederek üretime devam etti” ifadelerini kullandı.

‘EN BÜYÜK ZARARI ÇİFTÇİ GÖRECEK’

Sistemin mevcut haliyle uygulanması durumunda en büyük sıkıntıyı küçük üreticinin yaşayacağını belirten Sevilgen, özellikle turfanda sebze üreticilerinin risk altında olduğunu söyledi.

Sevilgen, “Bu uygulama bu haliyle yürürlüğe girerse en büyük zararı çiftçiler görecek. Bayi ‘Belgen yoksa ilaç veremem’ der, işine bakar. Ama üretici ürününü koruyamazsa sinek, böcek, haşere gelir, ürün zarar görür.

Bu da tüketiciye yansır. Patlıcanın, salatalığın fiyatı artar. Bu iş ‘belgen yoksa veremem’ demekle yürümez. Önce sahadaki sorunlar çözülmeli” dedi.

‘ÜRETİCİ İLAÇ ALMAKTA ZORLANACAK’

Alanya’da zirai ilaç bayiliği yapan Mehmet Karagöz de uygulamanın mevcut haliyle sahada ciddi kargaşa yaratacağını söyledi. Karagöz, özellikle üreticinin kayıt, parsel ve ürün bilgileri nedeniyle ilaç almakta zorlanabileceğini belirtti.

Karagöz, “Çok zorluk bekliyor. Türkiye’de tarım ekonominin ve geçimin önemli kaynaklarından biri. Bu uygulama bu haliyle uygulanamaz. Israr edilirse üretici ilaç alamayacak, üretimde sıkıntı yaşanacak. Hobi amaçlı balkona ya da evinin önüne birkaç ürün ekenler için büyük sorun olmayabilir. Ama asıl üretici zor duruma düşecek” dedi.

‘PARSEL VE MİRAS SORUNU ÜRETİCİNİN ÖNÜNE ÇIKACAK’

B-Reçete sisteminde tapu ve parsel bilgilerinin önem kazanacağını belirten Karagöz, miras yoluyla bölünen ancak tapuda hâlâ eski malik üzerinde görünen arazilerde ciddi sorun yaşanacağını söyledi.

Karagöz, “Babasının üzerinde görünen araziyi 3-4 çocuk kullanıyor. Tapu hala babasının üzerinde. Üretici bayiye ilaç almaya geldiğinde sistem babasının telefonuna mesaj gönderecek.

Baba telefondaki mesajı okuyup onay veremezse ya da sistemde kayıt yoksa üretici ilacı alamayacak. Bir kardeş aldıktan sonra diğer kardeş aynı parsel üzerinden ilaç almak istediğinde de sorun yaşanabilecek” diye konuştu.

‘PARAYLA DA ALINAMAYACAK’

Karagöz, sistemin ilaç satışını tamamen kayıt üzerinden yürüteceğini belirterek, “Sağlıkta reçeteli ilaçta bazen ücretini ödeyip alma imkanı olabiliyor. Ama burada öyle olmayacak.

Sistem izin vermediği zaman parayla da alınamayacak. Üretici kayıt yoksa, parsel uyuşmuyorsa, ürün bilgisi yoksa ilaç alamayacak. Bu da ilk etapta büyük kargaşa yaratır” dedi.

‘BİRKAÇ AY KARGAŞA YAŞANIR’

Uygulamanın ertelenerek sahaya uygun hale getirilmesi gerektiğini savunan Karagöz, “Sistem bu haliyle yürümez. Bir ay, iki ay ciddi kargaşa olur. Üretici ne yapacağını bilemez. Önce kayıt, parsel, miras, küçük üretici ve hobi bahçesi gibi konular netleştirilmeli. Ondan sonra uygulanmalı” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Ayşe Yağmur Mercimek