Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Denizolgun’un kesin ölüm nedeninin aydınlatılması amacıyla Adli Tıp Kurumundan (ATK) ek rapor talep etti. Savcılık, otopsi ve feth-i kabir raporlarında yer alan bazı tespitlerin ayrıntılı şekilde açıklanmasını istedi.
Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da Beykoz Çiftliği’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, ölüm nedenine dair tıbbi raporlar yeniden gündeme geldi. Daha önce hazırlanan raporlarda ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu gerçekleştiği değerlendirilmişti. Ancak dosyadaki bazı bulguların açıklığa kavuşturulması için savcılık yeni bir inceleme yapılmasına karar verdi.
OTOPSİ RAPORUNDAKİ BULGULAR YENİDEN İNCELENİYOR
Denizolgun’un 8 Eylül 2016 tarihinde gerçekleştirilen otopsi işlemlerine ilişkin raporda, radyolojik incelemelerde herhangi bir metalik cisim görüntüsüne, kemik kırığına veya vücudun çeşitli bölgelerinde travmatik bulguya rastlanmadığı belirtilmişti.
Aynı raporda, kalp krizi ihtimalini düşündüren bulguların bulunduğu ve kalbi besleyen damarlarda tıkanıklıklar tespit edildiği de kaydedilmişti.
Denizolgun’un 19 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen feth-i kabir işleminin ardından hazırlanan raporda ise ağız ve burun kapatılması, boyna baskı uygulanması veya göğse bastırılması sonucu ölüme ilişkin tıbbi delil bulunmadığı ifade edilmişti.
Raporda ayrıca zehirlenme ya da travmatik etki sonucu ölüm meydana geldiğini gösteren tıbbi bulguların tespit edilmediği aktarılmıştı. Ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu gerçekleştiği değerlendirmesine yer verilmişti.
SAVCILIKTAN ADLİ TIP KURUMUNA KRİTİK SORULAR
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, dosyadaki mevcut raporların yeniden değerlendirilmesi ve ek rapor hazırlanması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna başvurdu.
Savcılığın ek rapor talebinde özellikle otopsi sırasında tespit edilen bazı bulgulara ilişkin ayrıntılı açıklama istediği öğrenildi.
ATK raporunda, göğsün ön bölümündeki renk değişikliği bulunan alanda yer alan yağlı dokuda taze kanama ve ağır otoliz, boyun bölgesindeki SCM kası örneğinde de ağır otoliz görüldüğü belirtilmişti.
Başsavcılık, dokularda ağır otoliz bulunmasına rağmen söz konusu tespitlerin hangi yöntemle ve nasıl değerlendirildiğinin ayrıntılı biçimde açıklanmasını talep etti.
Ayrıca raporda yer alan ağız ve burun kapatılması, boyna baskı uygulanması ve göğse bastırılması suretiyle ölüm meydana geldiğine ilişkin tıbbi delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin de gerekçelendirilmesi istendi.
Savcılık, ağız ve burun kapatılması yoluyla gerçekleştirilecek bir eylemde ağız içerisinde mutlaka lezyon oluşmasının gerekip gerekmediğinin açıklanmasını talep etti. Denizolgun’un göğüs bölgesinde tespit edilen kanamaların travmatik bir bulgu niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda da ayrıntılı değerlendirme istendi.
GEÇ MÜDAHALE İHTİMALİ DEĞERLENDİRİLECEK
Başsavcılığın ek rapor talebinde öne çıkan başlıklardan biri de Denizolgun’a zamanında tıbbi müdahale edilip edilmediği oldu.
Savcılık, Denizolgun’un rahatsızlandığı ilk anda çiftlikte bulunması durumunda acil tıbbi müdahalenin hayatta kalmasını sağlayıp sağlayamayacağının değerlendirilmesini istedi.
Ayrıca ihbarın geç yapılmasının, cesedin çürümesine ve bu nedenle delil elde edilmesinin zorlaşmasına yol açıp açmadığı konusunda da Adli Tıp Kurumundan görüş talep edildi.
TIBBİ KAYIT OLMADAN HASTALIK TESPİTİ
Ek rapor talebindeki bir diğer önemli konu ise Denizolgun’un sağlık geçmişi oldu.
Başsavcılık, Denizolgun’a ait herhangi bir tıbbi evrak bulunmamasına rağmen yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı bulunduğu yönündeki değerlendirmenin hangi verilere dayanılarak yapıldığının açıklanmasını istedi.
Öte yandan Denizolgun’un kanında tespit edilen metoprolol etken maddesinin hangi hastalıkların tedavisinde ve hangi tıbbi durumlarda kullanıldığı konusunda da Adli Tıp Kurumundan ayrıntılı bilgi talep edildi.
DOSYADAKİ TÜM BELGELER YENİDEN İNCELENECEK
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk birimleri, Adli Tıp Kurumu ve diğer kurumlar tarafından hazırlanan dosyadaki tüm belge ve bilgilerin yeniden ve titizlikle incelenmesini istedi.
Savcılık, Arif Ahmet Denizolgun’un kesin ölüm nedenine ilişkin değerlendirmelerin ek raporla açıklığa kavuşturularak başsavcılığa gönderilmesini talep etti. Soruşturmada gözler, Adli Tıp Kurumunun hazırlayacağı ek rapora çevrildi.





