Serinyaka Mahallesi'nde 56,43 hektarlık sahanın 10,73 hektarlık kısmında Manavoğlu İnşaat Nakliyat Madencilik Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan “'II-A grubu Maden (Kalker) Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi” projesi için yargı engeli geldi. Projesi hakkında Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararı verilmesine ilişkin Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından daha önce verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararı, Antalya 1. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.

Kararla birlikte, bölgede uzun süredir tartışma konusu olan maden ocağı projesinin çevresel uygunluğuna ilişkin idari işlem hukuken geçerliliğini yitirmiş oldu.

OY BİRLİĞİ İLE RED EDİLDİ
İzin istenilen alanın 350 metre yakınından itibaren yanında zeytin başta olmak üzere meyve, sebze ve tahıl yetiştiriciliği yapıldığı, arıcılık, küçük ve büyük baş hayvan yetiştiriciliği, ormanlık alan, su kaynağı ve arkeolojik kalıntı olduğuna dikkat çeken kararda maden (mermer) ocağı işletme faaliyetinin biyolojik çeşitliliğine, ormanın yapısına, toprak ve su rejimine zarar vereceği bu nedenle, kamu yararına uygun olmadığına hükmedildi. Karar, 15 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile kabul edildi.

“DAYANIŞMA İLE KAZANDIK”
Mahalle sakinlerinden bir yandan da tarım ile iştigal eden Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir Hasan Hüseyin Arslan, “Davayı kazandık, bu karar Gündoğmuş’un ve doğanın sahipsiz olmadığını gösterdi.

Bize rant değil yatırım lazım Avukatımız Tuncay Koç da çevre konularına son derece hassas, bizim isteğimiz hissederek savunmasını yaptı. Gündoğmuş Çevre Platformu yürütme kurulu bu süreçleri en baştan beri takip ediyoruz halkımızın, çevreye duyarlı dostlarımızın desteği ile mücadelemizi verdik ve kazandık.

Temyiz aşamasında da umarım kazanırız. Birlik ve beraberlik içinde olunca başarabileceğimizi gördük. Memleketimizin sahipsiz olmadığını rant alanı olmadığımızı gösterdik” dedi.


ÇOK SAYIDA EYLEM DÜZENLENMİŞTİ
Mahalle sakinleri, Antalya’nın farklı noktalarından katılan çevre duyarlıları, projenin yerleşim alanı içinde olmasına karşı olan milletvekilleri ve siyasilerin de desteği ile taş ocağına karşı çok sayıda eylem ve basın açıklaması düzenlemişti. Bölgedeki protestolara muhalefet partileri, sivil toplum kuruluşları ve sendikaların yanı sıra çok sayıda vatandaş da destek vermişti.





