Finans analisti İslam Memiş, küresel piyasalardaki son gelişmeleri değerlendirerek önümüzdeki iki ay için toparlanma beklentisini paylaştı. Petrol fiyatlarındaki gerilemenin piyasalar açısından olumlu bir gelişme olduğunu belirten Memiş, hızlı yükselişlerin ardından kâr satışlarının gündeme gelebileceğini söyledi.

ABD’deki seçim sonuçları, savaş kaynaklı belirsizlikler ve enerji maliyetlerindeki değişimlerin yatırım araçları üzerindeki etkisine değinen Memiş, piyasalarda son dönemin en sert dalgalanmalarının yaşandığını savundu. Ona göre bundan sonraki süreçte normalleşme ihtimali güçlenirken yatırımcıların ani fiyat hareketlerine karşı dikkatli olması gerekiyor.

Petrol fiyatları piyasaları nasıl etkileyecek?

Petrol fiyatlarındaki düşüşün küresel piyasalar üzerindeki baskıyı hafiflettiğini belirten Memiş, geçen hafta 122 dolar seviyesinde bulunan petrolün bu hafta 93 dolara kadar gerilediğine dikkat çekti.

Enerji maliyetlerinin yükselmesi ve siyasi açıklamaların yarattığı belirsizliğin dünya ekonomisini zorladığını ifade eden Memiş, petrolün yıl sonuna kadar 100 doların altında kalmasını olumlu bir senaryo olarak değerlendirdi. Fiyatların yeniden bu sınırın üzerine çıkması veya yeni öngörülemeyen gelişmeler yaşanması halinde piyasalardaki baskının sürebileceğini söyledi.

ABD’deki seçim sonuçlarının da piyasaların ilk tepkisini olumlu etkilediğini belirten Memiş, siyasi belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığına işaret etti. Bu nedenle yatırım kararlarında temkinli davranılması gerektiğini vurguladı.

Memiş’e göre en zor dönem geride kaldı

Son dokuz aylık dönemde savaş, enflasyon ve siyasi gelişmelerin piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açtığını söyleyen Memiş, yaşanan süreci yüksek belirsizlik dönemi olarak nitelendirdi.

“Manipülasyonun en büyüğünü yaşadık. Savaşı, enflasyonu ve belirsizliği piyasalar gördü. Bundan sonra görebileceğimiz en kötü şey, gerçek anlamda bir dünya savaşının çıkması olur.”

Memiş, önümüzdeki iki aylık dönemde toparlanma olasılığını daha güçlü gördüğünü belirtirken, sert yükselişlerin ardından yatırımcıların kâr satışlarıyla karşılaşabileceği uyarısında da bulundu.

Altın için 4.200-4.400 dolar aralığına dikkat çekti

Altın fiyatlarındaki hareketliliği değerlendiren Memiş, ons altının geçen hafta 3.875 dolar seviyelerinden 4.125 dolara yükseldiğini hatırlattı. Piyasada 4.000-4.200 dolar bandının yakından izlenmesi gerektiğini belirten analist, yükselişin 4.150 dolara kadar devam edebileceğini, sonrasında ise kâr satışlarının görülebileceğini ifade etti.

Daha sonraki aşamada 4.200-4.400 dolar aralığının önem kazanabileceğini söyleyen Memiş, mevcut fiyatları da kendi değerlendirmesine göre düşük bulduğunu dile getirdi.

2026 yılı öncesinde ons altın için 3.880-5.880 dolar aralığını hedef bant olarak açıkladıklarını hatırlatan Memiş, altının olması gerektiğini düşündüğü seviyenin hâlâ altında bulunduğunu savundu.

Gümüşte 75 dolar seviyesi öne çıkıyor

Gümüş yatırımında kısa vadeli fiyat hareketlerinden çok sabrın belirleyici olduğunu söyleyen Memiş, daha önce 50 doların üzerindeki seviyelerden alım yapmayacağını açıkladığını hatırlattı. Savaş ortamı ve altın-gümüş rasyosundaki değişim nedeniyle 61 dolar seviyesinde pozisyonunu kapattığını, ardından gümüşün 49 dolara kadar gerilediğini belirtti.

Gümüşün uzun süre beklemeyi gerektirebilen bir yatırım aracı olduğunu ifade eden Memiş, yatırımcıların bu piyasada sabırlı hareket etmesi gerektiğini söyledi.

2026'yı altın ve gümüş biriktirme yılı olarak gördüğünü belirten analist, kendi yatırım sepetinde yüzde 50 altın, yüzde 50 gümüş bulunduğunu açıkladı. Ancak fiyatlardaki değişime göre bu dağılımı yeniden düzenleyebileceğini, gümüşün payını yüzde 75'e çıkarıp altının payını yüzde 25'e indirebileceğini de dile getirdi.

2027’de finansal düzenlemeler gündeme gelebilir

Memiş, 2027 yılının finansal piyasalar açısından değişimlerin öne çıkacağı bir dönem olabileceğini söyledi. Yeni yasal düzenlemelerle birlikte yatırım araçlarının getirileri, maliyetleri ve risklerinin daha fazla tartışılacağını belirten analist, piyasa aktörlerinin farklı gelişmelere hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.

Ev ve otomobil alacaklara nasıl yaklaşıyor?

Konut almayı düşünenlere yönelik değerlendirmesinde Memiş, öncelikle oturmak için ev arayanlarla yatırım amacıyla gayrimenkul almak isteyenleri birbirinden ayırdı.

Barınma ihtiyacı bulunan ve bütçesiyle uygun bir ev bulmuş kişilerin alım kararını sürekli ertelememesi gerektiğini belirten Memiş, kendi yaklaşımını şu sözlerle anlattı:

“Başımı sokacak evi ne zaman almalıyım? Bugün nakdim hazırsa, evim de hazırsa bugün ucuz. Yarın nakdim hazırsa ve evim hazırsa yarın ucuz.”

Yatırım amaçlı konut alımına ise şu aşamada sıcak bakmadığını belirten Memiş, altın ve gümüşten gayrimenkule geçmek için uygun koşulların oluşmadığını düşündüğünü söyledi. Zorunlu konut ihtiyacı nedeniyle satış yapılmasını ise ayrı değerlendirdi.

Otomobil konusunda da benzer bir tutum sergileyen analist, araç almak zorunda kalması halinde sıfır otomobil yerine ihtiyacını karşılayacak daha sınırlı bir seçeneği tercih edeceğini ifade etti. Varlıklarını korumak amacıyla bazı harcamaları 5-6 ay erteleyebileceğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi