Bursa’da düzenlenen deprem panelinde kentin tarihsel deprem geçmişi, jeolojik yapısı ve gelecekte karşı karşıya kalabileceği riskler ele alındı. Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Bursa Ovası boyunca uzandığını belirttiği yaklaşık 94 kilometrelik fay sisteminin 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunduğunu söyledi. Uzmanlar, deprem riskine karşı bilimsel veriler doğrultusunda hazırlık yapılmasının önemini vurguladı.
Osmangazi Belediyesi tarafından Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Geçmiş ve Gelecek Düşüncelerinde Bursa’da Deprem” paneli, Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleştirildi. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi ve Jeolojik Mirası Koruma Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen etkinlikte, Bursa’nın deprem geçmişi ve kentin jeolojik mirası farklı uzmanlık alanlarından akademisyenler tarafından değerlendirildi.
Panelde, tarihsel depremlerden çıkarılabilecek dersler, fay sistemlerinin özellikleri, kentleşme ve afetlere hazırlık konuları gündeme geldi.
Bursa’nın Deprem Geçmişi Ele Alındı
Jeolojik Mirası Koruma Derneği Üyesi Prof. Dr. Hükmü Orhan’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde, alanında uzman akademisyenler sunumlar gerçekleştirdi.
UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, “Deprem, Mimarlık ve Bursa: Tarihi Bir Perspektif” başlıklı sunumunda depremleri kentin mimari ve tarihsel gelişimi çerçevesinde ele aldı.
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, insan yerleşimleri, doğal kaynaklar ve jeolojik miras arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu ise fay sistemlerini deprem tehlikesi açısından değerlendirdi.
Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Karahancı da “Gökmenzade’nin İşaretnüması’nda 1855 Depremi” başlıklı sunumunda Bursa’nın deprem tarihine ilişkin tarihsel kaynakları ele aldı.
Panel öncesinde gösterilen animasyon filmde, 1855 yılında Bursa’da meydana gelen depremin yol açtığı yıkım görsel anlatımla aktarıldı.
“7 Büyüklüğünde Deprem Üretebilir”
Panelin öne çıkan başlıklarından biri, Bursa Ovası boyunca uzandığı belirtilen fay sistemi oldu. Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, yaptıkları değerlendirmelerde yaklaşık 94 kilometre uzunluğunda bir fay sistemine dikkat çekti.
Seyitoğlu, tarihsel kayıtların incelenmesiyle 1855 yılında meydana gelen depremlerde söz konusu sistemin yaklaşık yarısının kırılmış olabileceğinin değerlendirildiğini söyledi. Kestel’den Yenişehir Ovası’nın iç kesimlerine doğru uzanan bölümün ise 1855’te kırılmamış olabileceğini belirtti.
Fayların yılda ne kadar hareket ettiğinin ve üzerlerinde ne ölçüde gerilim biriktiğinin deprem tehlikesini değerlendirmede önemli veriler olduğunu ifade eden Seyitoğlu, söz konusu fay sisteminin 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu dile getirdi.
Seyitoğlu, Bursa’da fayın ovanın içinden geçtiğine ilişkin değerlendirmelerin deprem öncesinde yapılabilmesinin, risklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin planlanması açısından önem taşıdığını vurguladı.
“Depremlere Hazırlıklı Olmalıyız”
UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, depremlerin farklı disiplinlerin katkısıyla ele alınması gerektiğini belirtti. Bursa’nın deprem tehlikesine karşı hazırlıklı olması gerektiğini ifade eden Dostoğlu, tarihsel örneklerin günümüzdeki planlama çalışmalarına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Dostoğlu, fay hatlarının değiştirilemeyeceğine dikkat çekerek can ve mal kayıplarını en aza indirmek için insanların ve yapıların korunmasına yönelik çalışmaların önemini vurguladı.
Panelde, tarihsel deprem kayıtlarının güncel bilimsel verilerle birlikte değerlendirilmesinin, kent planlaması ve afet hazırlıkları açısından yol gösterici olabileceği ifade edildi.
“Tarih, Jeoloji Mühendisleri İçin Önemli”
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, deprem araştırmalarında tarihsel kayıtların önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
1900 öncesindeki depremlere ilişkin büyüklük, derinlik ve etki alanı gibi bilgilerin doğrudan aletsel ölçümlerle belirlenemediğini hatırlatan Yıldız, bu dönem için kitabeler, tarihçilerin araştırmaları ve diğer tarihsel belgelerin incelendiğini anlattı.
Yıldız, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı kapsamında düzenlenen panelin, kentin deprem geçmişinin anlaşılması ve farkındalığın artırılması açısından önem taşıdığını belirtti.
Bursa’nın Jeolojik Mirasına Dikkat Çekildi
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, jeolojik mirasın fosiller, kayaçlar, mineraller ve yer şekilleri gibi doğal varlıkları kapsadığını ifade etti.
Bursa’nın jeolojik açıdan önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Kazancı, bu mirasın belirlenmesi ve değerlendirilmesinde bilimsel çalışmaların yanı sıra yerel yönetimlerin ve kent sakinlerinin de rol oynadığını söyledi.
Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Emre Tonaroğlu ise Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinliklerinin yalnızca kutlama programlarıyla sınırlı tutulmadığını, bilim ve akıl temelli çalışmalarla kente kalıcı katkı sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Panel, Bursa’nın tarihsel deprem deneyimlerinin günümüzün bilimsel verileriyle birlikte değerlendirilmesi ve afetlere hazırlık konusunda toplumsal farkındalığın artırılması çağrısıyla sona erdi.





