Yüzyıllar önce milyonlarca insanın ölümüne neden olan ve tarihe “Kara Ölüm” olarak geçen veba, Rusya’nın Sibirya bölgesindeki gelişmelerin ardından yeniden gündeme geldi. İrkutsk’ta veba üzerine çalışmalar yürüten bir laboratuvar çalışanının hayatını kaybetmesinin ardından 197 kişinin karantinaya alınması, hastalığın bulaşma yolları ve Türkiye’de görülüp görülmediği sorularını gündeme taşıdı.

Veba, Yersinia pestis adlı bakterinin neden olduğu ciddi bir enfeksiyon hastalığı olarak biliniyor. Bakteri özellikle küçük memeli hayvanlarda ve bu hayvanların üzerinde yaşayan pirelerde bulunuyor.

Günümüzde erken tanı ve uygun antibiyotik tedavisi sayesinde veba tedavi edilebiliyor. Ancak özellikle akciğer vebasında erken müdahale büyük önem taşıyor.

Veba nedir?

Veba, Yersinia pestis bakterisinin neden olduğu ciddi ve bulaşıcı bir hastalıktır. Bakteriyi taşıyan enfekte pirelerin insanları veya hayvanları ısırması yoluyla bulaşabilir.

Hastalığın üç ana türü bulunuyor: Hıyarcıklı veba, akciğer vebası ve septisemik veba.

En sık görülen tür hıyarcıklı vebadır. Bu türde özellikle boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerindeki lenf bezlerinde ağrılı ve belirgin şişlikler ortaya çıkabilir.

Akciğer vebası ise akciğerleri etkiliyor ve solunum yoluyla insandan insana bulaşabiliyor. Septisemik vebada ise bakteri kan dolaşımında hızla yayılıyor ve ağır organ hasarına neden olabiliyor.

Veba nasıl bulaşıyor?

Vebanın bulaşma şekli hastalığın türüne göre değişiyor. En yaygın bulaşma yolu, enfekte pirelerin insanları ısırması olarak biliniyor.

Akciğer vebasında ise enfekte kişinin solunum yoluyla yaydığı parçacıkların başka kişiler tarafından solunması sonucu bulaşma meydana gelebiliyor. Bu nedenle akciğer vebası şüpheli vakalarda yakın temasların değerlendirilmesi ve gerekli izolasyon önlemlerinin alınması önem taşıyor.

Vebanın üç ana türü

Hıyarcıklı veba: En sık görülen veba türüdür. Genellikle enfekte pire ısırmasıyla bulaşır. Lenf bezlerinde ağrılı şişliklere neden olabilir.

Akciğer vebası: Bakterinin akciğerleri etkilemesiyle ortaya çıkar. Solunum parçacıkları yoluyla insandan insana bulaşabilir ve tedavi edilmediğinde hızlı şekilde ağırlaşabilir.

Septisemik veba: Bakterinin kan dolaşımında yayılması sonucu gelişir. Organ yetmezliği, doku hasarı ve ciddi kanamalara kadar ilerleyebilen ağır bir tablo oluşturabilir.

Vebanın belirtileri neler?

Vebanın belirtileri genellikle enfeksiyondan sonraki 1 ila 7 gün içinde ortaya çıkabiliyor.

Hastalarda aniden başlayan ateş, titreme, baş ağrısı, ciddi halsizlik, kas ve vücut ağrıları, bulantı ve kusma görülebiliyor. Hıyarcıklı vebada ise lenf bezlerinde belirgin ve ağrılı şişlikler ortaya çıkabiliyor.

Erken tanı, özellikle akciğer vebasında kritik önem taşıyor. Tedavi edilmediğinde hızlı şekilde ağırlaşabilen hastalık, uygun antibiyotik tedavisine zamanında başlanması halinde tedavi edilebiliyor.

Veba Türkiye’de var mı?

Veba, günümüzde geçmişteki büyük salgınlarla kıyaslandığında nadir görülen bir hastalık olmayı sürdürüyor. Modern sağlık sistemlerinde hastaların erken tespit edilmesi, temaslıların takip edilmesi, izolasyon ve antibiyotik tedavisi gibi imkanların bulunması hastalığın kontrol altına alınmasında önemli rol oynuyor.

Sibirya’daki gelişmelerin ardından ortaya çıkan endişelere karşın, aktarılan bilgilere göre karantinaya alınan kişilerin testlerinde negatif sonuçlar elde edildi.

Veba tamamen ortadan kalkmış bir hastalık değil. Ancak günümüzde özellikle erken tanı ve tedavi imkanları sayesinde geçmişteki salgınlarla aynı koşullardan söz edilmiyor.

Uzmandan erken tanı uyarısı

Atlas Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatma Bozkurt, vebada erken tanının önemine dikkat çekti.

Bozkurt, hastalığın belirtilerinin enfeksiyondan sonraki 1 ila 7 gün içerisinde ortaya çıkabileceğini belirtirken, özellikle akciğer vebasının hızlı ilerleyebilmesi nedeniyle erken müdahalenin önem taşıdığını ifade etti.

Uzman değerlendirmesine göre akciğer vebasında 18-24 saatlik süre kritik önem taşıyor. Bu nedenle hastalık şüphesi bulunan durumlarda hızlı tıbbi değerlendirme ve uygun tedavi sürecinin başlatılması gerekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi