Bu memleketin kaymakamı bıyıksız, belediye başkanı, büyükşehir koordinatörü bıyıksız…
Cumhuriyet başsavcısı, emniyet müdürü, üniversite rektörü, müftüsü, Tarım İlçe Müdürü Mehmet Rüzgar gibi, pek çok resmi kurumun müdürü bıyıksız…
Başta ALTSO Başkanı Mehmet Şahin olmak üzere, bakkallar odası, şoförler odası, minibüsçüler odası gibi, iş dünyasının ve esnaf temsilcilerinin büyük çoğunluğu bıyıksız…
Bitmedi…
Gazeteciler cemiyeti başkanı bıyıksız…
Övünmek gibi olmasın ama, iki tane patronum var ve ikisi de bıyıksız…
Alanyaspor Teknik Direktörü Mehmet Altıparmak başta olmak üzere, spor dünyasındaki pek çok önemli isim bıyıksız…
Sevgili meslektaşım, usta gazeteci Gaye Coşkun başta olmak üzere, Alanya Belediye Basın Bürosu’nda görev yapan Rabia Eşit, Ümran Çelik, Nimet Bolat gibi Alanya’nın medya, iş, siyaset gibi aklınıza gelebilecek her türlü alandaki “başarılarıyla öne çıkmış” olan “bayan isimleri”, yaratılış gereği “doğal olarak” zaten bıyıksız…
Bu memleketin yetiştirdiği Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu başta olmak üzere, eski ve yeni siyasetçilerin çoğunluğu bıyıksız…
“Kellemi emanet ettiğim” berber Ahmet ile, birlikte çalıştığı berber Özkan bıyıksız…
Ve şahsım adına hepsinden çok daha önemlisi, benim gibi bir adama “veresiye alışveriş imkanı” sunarak “hayati önemi olan bir görev” üstlenen, hem gazetenin bulunduğu mahalledeki “marketçi İbo”, hem de evimin bulunduğu mahalledeki “marketçi Oltan”
bıyıksız…
Daha da önemlisi, çok sevgili “asker, silah ve kader arkadaşım” Yüzbaşı Tommiks bıyıksız…
İşte bütün bunları göremeyip ya da hesap edemeyip, “bıyığını neden kestin” diye soranlara toptan yanıt veriyorum…
Baktım memleket adına “önemli isimlerin” hepsi bıyıksız, ben de “önemli isimler modasına” uymaya karar verdim ve hiç acımdan, pırasa doğrar gibi doğradım bıyıklarımı…
Doğramasına doğradım ama, iki gündür kendi kendime düşünüyorum, “önemli isimler modasına uymak için sadece bıyıksız olmak” yeter mi?” diye…
Hayır, kesinlikle yetmez, bu akımı ya da modayı tamamlamak için, bir başka “önemli” faktör daha var…
O da, “göbekli olmak”…
“Göbeksiz erkek, balkonsuz eve benzer” tezinden yola çıkarak, bayanlarımız hariç tüm “önemli ve bıyıksız” erkeklerimizi “göbeklerini rahat bırakmaya” davet ediyorum…
Diyetisyenlerimiz, “ekmeğimizle oynuyorsun ama” diye düşünüp, kızacaklar belki ama kusura bakmasınlar artık, gitsinler, “kadın milletinin” göbeğiyle uğraşsınlar, bu bir…
Lafı buralara kadar “modayla” getirdik madem, modayla devam edelim…
Hani şu Alanya’nın, uzun yıllardan bu yana hiç bitmeyen ve eskimeyen, “il olmayı istemek” diye bir modası var ya, gelin hep birlikte bunu “taze tutmaya” devam edelim…
Hazır, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de birkaç gün önce Alanya’ya gelip, net bir şekilde “sonuna kadar destek olacağız” sözünü vermişken, üstüne üstüne gidelim…
Hazır, bu konuyla ilgili olarak AKP’ye açık ve net bir çağrı yaparak, “bizimle her konuda yarışıyorsunuz madem, gelin bu konuda da yarışın. Alanya’yı il yapın, biz de size teşekkür edelim” demişken, bu sözleri sık sık hatırlatıp, gündeme getirerek, AKP’lileri sıkıştırıp, “başlarına çorap örelim”…
Örelim ki, “hükümetimizin gündeminde böyle bir konu yok” gibi bahanelerin arkasına sığınarak “kaçacak, kıvıracak” yerleri kalmasın…
Bu işin, vakti-zamanı, “gündemi-mündemi” olmaz çünkü…
Hem, “gündeminde olmayan” hükümetin başında, Recep Tayyip Erdoğan vardı, şimdi devir değişti…
Çocukken babasıyla birlikte sık sık Alanya’ya geldiğini anlatıp, “Alanya’nın kendisi için çok ama çok özel bir yer” olduğunu vurgulayan, bizlerin de “başbakan oldu” diye sevinçten havalara uçup, neredeyse göbek attığımız, hatta “aslen Alanyalı” olduğunu iddia ettiğimiz “Yörük çocuğu Ahmet Davutoğlu” başbakan oldu artık…
Yukarıdaki “bıyıksız önemli adamlar” listesinde saydığım, Mevlüt Çavuşoğlu, “Dışişleri Bakanı” olarak, çok önemli bir koltukta oturuyor artık…
Başta Bülent Arınç olmak üzere lafa gelince, Alanya ile ilgili sözleriyle “mangalda kül bırakmayan” pek çok isim de hala “etkili ve yetkili” makamların koltuklarında oturuyorlar…
Gelin bu parçaların hepsini birleştirerek, “bütün” haline getirelim ve şu “il olmayı istemek” modasını yeniden ateşlendirelim…
Bu konunun üzerine gidip, bu konuyla ilgili “gündem yaratmaya çalışmak”, şehrin altın anahtarının kim tarafından verildiğinden çok daha “elzem ve önemlidir” diye düşünüyorum, bu iki…
Ve bu işler, benim gibi “sadece göbek büyütmek modasına uymakla” olmuyor, çok çalışmak, mücadele etmek, bıkmadan, usanmadan olayın üstüne üstüne gitmek lazım, bu da üç…