Alanya'nın ekonomisini yıllardır tarım ve turizm ayakta tutuyor. Ancak bugün her iki sektör de benzer sorunlarla karşı karşıya. Turizmde artan maliyetler, değişen tüketici tercihleri ve uluslararası rekabet işletmelerin kârlılığını azaltıyor. Tarımda ise gübre, mazot, işçilik ve sulama giderlerindeki yükseliş üreticiyi zorluyor. İklim değişikliği de her iki sektörü doğrudan etkiliyor.
Belki de çözüm, tarım ve turizmi ayrı sektörler olarak görmek yerine ortak bir kalkınma modeli içinde değerlendirmektir. Agro turizm, Alanya için önemli bir fırsat sunuyor. Avokado bahçeleri, muz seraları, zeytinlikler ziyaretçilere unutulmaz deneyimler yaşatabilir. Çiftçi yalnızca ürününü değil, bilgi ve emeğini de ekonomik değere dönüştürebilir.
Otellerin yerel üreticilerle daha güçlü iş birliği kurması da bölge ekonomisini destekleyecektir. Belki de Alanya'nın geleceği, deniz ile toprağı aynı hikâyede buluşturan agro turizm modelinde yatıyordur. Hazırız ya da hâlâ başlamadık. Asıl soru bu.