Taraftar olmak zordur, özveri ister disiplin ister. Taraftar olmak zordur, herkes sıcak yatağında yatarken otobüslerde uyumak, karşılık beklemeden arma peşinde koşmak kolay değildir. İşte bu yüzden ve bu işin mutfağından geldiğim için uzun zamandır taraftar konularına girmiyorum. Bunun bir başka sebebi de az sayıda olan insanları kırmak yerine teşvik etmek olduğu içindir. Ayrıca tribünden gelen birisi eleştiriye başlamışsa kızmak yerine sebebine bakalım. Unutulmasın ki tribünlerde sadece gruplar yok. İşin aslı, bu sezon taraftarlar hakkında şikayetler artınca bu konu radarıma girmiş oldu. Çünkü konu artık Camianın sorunudur.
Önce Alanyaspor’u Süper Ligde tanıyanlar ve yeni nesil taraftarlarımız için geçmişimize bakmak gerekir. Zira bugün sorsak’ Alanya spor taraftarlarının tarihini biliyor musunuz’ diye, inanın sayı bir elin parmağını geçmez. Bu taraftar geçmişte Camianın marka değerini yükseltmek için her şeyi yaptı. Haddini bilerek, kendinin nerede olduğunu konumlandırarak herkese kucak açtı. Tribünlere gelmeyen Kadınlarımızı küfrü bitirerek geri kazandırdı. Bunun neticesinde TFF, Spor Toto Teşkilatından ve kendi camiamızdan sayısız ödüller aldı. Şimdi neler oluyor diyecek olursanız;
Tek çatı altında olmanın önemini kesin dille anlatmamıza rağmen bu birliktelik 1 sezon sürdü. Tek çatı için başta yönetim olmak üzere Liderler çaba sarf etmedi. İnsanların Ayrılma sebebi dillenmesin istediler. Her sorunda bahanelerle günü kurtadılar.15 yaşındaki çocukların hayatını tribünlere adamış insanlara başkaldırışlarını görmezlikten geldiler. Adamın hayatı Alanya spor, Mobilya mağazası ve yanında onlarca insan çalışır. Tribünde canını dişine takıyor. Saygı duyulması gereken bu insana birisi çıkıyor laf diyor. Kalır mı o insan o kaotik ortamda. İnanın ben de kalmam. Sonucunda Kavgalar, saldırılar, küfürler, gruplar arası çatışmaların sonucunda tekrar herkes eski haline dönerek tribüncülük oynamaya devam etti.3-5 kişiyi tribünden uzaklaştırılmadığı için ve de bu tribün abileri dinlenmediği için ayrılık şart oldu. Hep söylerin tribünde ahkâm kesmek, racona raconla cevap vermek bazen gerekir ama bu senin gücünle alakalıdır. Sen 50-100 kişi güçten bahsedemezsin, sen ‘nasıl olsa bana kimse bir şey yapmıyor’ diye önüne gelene saldıramazsın. Sen otobüs taşlayamazsın, taşlanmamız için tahrik edemezsin.
Biraz ağır olacak ama artık bunu birisi yapmalı. Taraftarın gelmediği Antalya maçında torpil atıyorsun, insanları riske sokuyorsun. Yetmiyor devamlı küfür ederek iki kentin arasını daha da bozuyorsun. Sen Konya maçında 90 dakika takımını desteklemekten başka hareket yapmayan insanları tahrik edeceksin, toplu küfür edeceksin. Konya maçında misafir taraftarlara bir grup sandviç dağıtıyor diğer grup küfür ediyor. Bu nasıl izah edilebilir. Sen Başakşehir maçında takım mağlup iken takımı ateşlemek yerine tribünde kendi kendine eğleneceksin. Sen son Göztepe maçında rakibi tahrik etmek için küfürle birlikte el kol hareketi yapacaksın. Devamlı bu şehre yeni düşmanlar kazandıracaksın ve bunun hesabı sorulmadığı için de halen o tribünlerde kalmaya devam edeceksin. Sen otobüs taşlayacaksın sonra da her yaptığın cezasız kalacak. İşte burada sizi idare edenler olsa bile artık benim uyarmam gerekiyor.
Ama taraftar grupları değil bizi yönetenler bu konuda sorumludur. Sen taraftarları koruduğun sürece 10 kişiyi geçmeyen fanatikleri temizlemediğin sürece, sen bunlara bilet yüklemeye devam ettiğin sürece bunlar olacak. Ne yazık ki taraftarın yaptığı iyi şeyler ve geçmişte yapılan her şey yavaş yavaş tüketiliyor. Her hafta taraftarlarla toplantı yapanlarda olanları izlemek ve ‘birisi olmazsa diğeri olsun mantığı’ ile bugünlere gelindi. Şartlar ne olursa olsun, ’beğenmeyen bıraksın’ diyerek( armayı düşünenler hariç) tek çatıdan vazgeçilmeyecekti. Her grup kendi yaptığının doğru olduğunu düşündüğü sürece, üçüncü gözlerden fikir almadığı sürece ancak kendi içinde eğlenmeye devam eder. Âmâ ben onu da geçtim, bugün ilerisi için kaygılarım var.
Sonuç olarak tribünlerde başıboşluk almış başını gidiyor. Adamlar, maraton tribünü acaba niye cevap vermiyorlar sebebini araştırmadan ‘Bağırmayan S. gitsin’ diye küfürlü tezahürat yapıyor. Adamlara çekirdekçiler lakabı takıyorsun, Bir maç sonrası da aynı yerden yardım bekliyor. Eskiden ben en uç bölgelere adam göndererek sesin nasıl çıktığını kontrol ettirirdim. Şimdi bunu yapan var mı bilmiyorum Ama artık Alanya spor yönetimi bu duruma el koymalı. Sen kulübün marka değerini yükselteceğim diye çalışırken gözünün önünde bu değer aşağıya çekiliyor. Yapılamıyorsa başkan el koymalı. Bu böyle gitmez. Giderse ve göz yumulursa o sorun bumerang gibi gelir seni bulur.
Benim görevim burada bitiyor. Benden söylemesi, darılma, kırılma yok.