Kutsal kitabımızda “Anne ve babanıza öf bile demeyin” emri vardır. Dünyaya geliş sebebimiz anne ve babamızın rızasını kazanmak, Allah’ın rızasına sebep sayılmıştır. “Cennet annelerin ayağı altındadır” herkesin bildiği Peygamber sözüdür. “Babanın evladına yaptığı dua, Peygamberin ümmetine olan duası gibidir”.
Aileyi kurmak için talip olunan eş Allah’ın emri Peygamberin kavli üzere istenir. Ailenin temelinde bir kutsal gaye vardır, toplumun sosyolojik faydasından önce fertlerin huzuru ve mutluluğu hedeflenir.
Mutlu bir ailenin içinde sevgiyle yetişen bireyler kendine, etrafına ve topluma faydalı olurlar. Mutlu aileyi sağlamak ise öncelikle eşlere düşer. Medeniyetimiz eşlerin birbirine sevgiyle bakışlarına bile çok büyük mükafatlar vererek aile saadetini sağlamayı hedeflemiştir. “Birbirine şefkatle bakan eşlere Allah rahmet nazarıyla bakar”. Allah’ın rahmet nazarıyla bakması kişinin dünyasını ahiretini ihya eder. “Eşinin elini sevgiyle tutanın günahları parmaklarının arasından dökülür, gider” diye Peygamber sözü vardır.
Mutluluk insanın dışında değil içindedir. Çağımız her şeyi maddi konfor ile izah etse de iki gönül bir olunca samanlık seyran olur, gönüller bir olmayınca da saraylar zindan olur…
“Bir çocuk da anne babasının gönlünü kazanıp, kendisine sevgi ile nazar etmesini sağlarsa bir köle azat etmiş gibi sevap kazanır” diye de müjde vardır. Evlat geldiği yeri unutmayıp, büyüklerini özellikle yaşlılıklarında veya hasta olduklarında el üstünde tutarsa, rızkının bollaşacağını ve işlerinin rast gideceğini bilmelidir.
Çağımızın bencilliğe ve dolayısıyla da yalnızlığa sürüklediği nesiller için son kale ailedir. Toplumların şikâyet ettiği ahlaki çürümenin de çaresi yine ailedir. Zira “Bir insan yedisinde ne ise yetmişinde odur” sözü de boş bir lakırdı değildir. Bebekliğinden, hatta anne karnından okul çağına kadar olan sürede çocuğun eğitimi şekillenir. Elbette daha sonra da değerler eğitimi olsa da “Ağaç yaş iken eğilir” …
Milletlerin varlığı, doğum oranının ikiden az olmaması ile ancak korunabilir. Aile olmaz ise bunu sağlamak mümkün olmadığına göre evlenmeyi kolaylaştırmak, sosyolojik, ekonomik şartları iyileştirmek de önemlidir.
İnsanın zor zamanlarında sığınacağı bir yuvasının olması fevkalade değerlidir zira işler her zaman istediğimiz gibi gitmeyebilir. Zorluklar birliktelik ile, dayanışma ile aşılabilir.
Yalnızlık Allah’a mahsustur.
Muhabbetle…