Geçtiğimiz hafta Alanyaspor’un marka değeri hakkında bir yaz kaleme almıştık. Bize ayrılan yer yetmediği için yazımızın da daha anlaşılır olması için bu hafta da yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Alanyaspor'un marka değerini konuşurken önemli bir avantajdan da söz etmek gerekiyor: Turizm kenti olan Alanya, her yıl Türkiye'nin ve dünyanın farklı noktalarından insanları ağırlıyor. Bu durum Alanyaspor için de önemli bir marka fırsatı yaratıyor. Alanya’ya gelen bir insanın şehirden ayrılırken yanında bir Alanyaspor forması götürmesi, kulübün adını başka bir şehre veya ülkeye taşıması demek. Bazen bir forma, bir atkı ya da bir fotoğraf; kulübün yaptığı herhangi bir reklam kampanyasından daha uzun süre yaşayabilir. Bu nedenle Alanyaspor'un marka değerini yalnızca ekonomik rakamlarla ölçmek yeterli değil. Marka değeri biraz da insanların zihninde ve hayatında bıraktığınız izdir.

Bugün Türkiye'nin farklı şehirlerinde Alanyaspor futbol okullarına giden çocuklar varsa, kulüp o şehirlerde iz bırakıyor. Deplasmanda Alanyaspor'u karşılayan çocuklar varsa, kulüp o şehirlerde bağ kuruyor demektir. Store'dan forma alan taraftar varsa, kulüp günlük hayatın içinde yer alıyor demektir. Ve bütün bunlar, Süper Lig'de geçen 11 sezonun yalnızca sportif değil, kurumsal bir miras da oluşturduğunu gösteriyor.

Elbette yapılacak daha çok şey var. Futbol okullarının daha da yaygınlaştırılması, bu okullardaki çocukların belirli dönemlerde Alanya'da ağırlanması, profesyonel takım ve altyapıyla daha fazla buluşturulması, lisanslı ürünlerin çeşitlendirilmesi ve farklı şehirlerde taraftar organizasyonlarının artırılması Alanyaspor'un marka değerini daha da ileri taşıyabilir. Çünkü bugün yapılan her yatırım, aslında yarının Alanyaspor'una bırakılan mirastır.

Süper Lig'de kalıcı olmak önemli, ancak artık mesele yalnızca Süper Lig'de kaç yıl kalınacağı değil. Mesele, bu süreçte nasıl bir kulüp ve nasıl bir marka inşa edileceğidir. Alanyaspor'un son yıllardaki gelişimine baktığımızda bu yolculuğun önemli bir mesafe aldığını görmek mümkün. İmitasyon formadan Store'lara. Alanya'daki taraftardan Türkiye'nin 30'dan fazla şehrindeki çocuklara. Sadece maç günlerinden yılın her gününe yayılan bir kulüp anlayışına. Bu değişim, Alanyaspor'un marka değerinin sessiz ama önemli bir şekilde büyüdüğünü gösteriyor.

Ve belki de bu hikâyenin en değerli tarafı şu: Bugün başka şehirlerde Alanyaspor formasıyla futbol oynayan bir çocuk, aslında kulübün geleceğini taşıyor. Çünkü futbolcu değişir, teknik direktör değişir, yönetimler değişir. Lakin çocuklukta oluşan kulüp sevgisi yıllarca yaşayabilir. Alanyaspor'un gerçek marka değeri de tam burada başlıyor. Sadece sahada mücadele eden bir takım olmak değil; insanların hayatında yer edinen, çocuklara dokunan, Alanya'nın adını Türkiye'nin dört bir yanında yaşatan bir kulüp olmak.11. Süper Lig sezonu belki de bu yüzden yalnızca bir lig serüveninin devamı değil. Aynı zamanda Alanyaspor'un bir futbol takımından, güçlü ve kalıcı bir spor markasına dönüşme hikâyesinin yeni bir sayfası.

İki Haftalık yazı dizisinin sonucuna bakacak olursak; Alanyaspor 2011 yılından bu yana inanılmaz yollar kat etti. Elbette ki eksik yönleri de var. İhmal ettiği alanlar da var. Bunlara da sonra değiniriz. Lakin sadece ben değil, Alanya ve Alanyasporu seven herkesin 2011 yılından bu yana değişmeyen Başkan ve ekibine teşekkür borcu var. Ben bu bağlamda Alanyaspor Kulüp Başkanı Hasan Çavuşoğlu’na, 2011 yılından bu yana görev yapan Yönetim kurulu üyelerine, Genel Koordinatör Mevlüthan Çavuşoğlu’na, taraftarları bu sezon yeni bir yola götüren Mehmet Ali Işık ve Store Müdürü Serhat Coşkun’a ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İyi ki Varsınız, İyi ki bu Camianın bir parçasıyım.
Elimde kalem olduğu sürece, TV’de programların olduğu sürece ikili ilişkilere bakmadan, kişisel beklenti ve egolara kapılmadan haklarınızı teslim etmeye devam edeceğim. Yaptıklarını ve yapamadıklarını yazmaya da devam edeceğiz.