Hani derler ya, “Bir deli kuyuya taş attı, kırk akıllı çıkaramadı” diye…

Bizimki de aynen bu hesap oldu…
Öyle “çok akıllı” bir adam olmadığımı bildiğim için, “kuyuya taş atan deli pozisyonunda” olmak, şahsıma da “curk” diye oturdu doğrusunu söylemek gerekirse…
İki gün önce yazdığım, “Göbekli şahıs ve Sarı saçlım mavi gözlüm” başlıklı yazıdan bahsediyorum…
Konu, Alanya gündemine bir anda “bomba gibi” düşüverdi…
Bilmeyenler için kısaca özetlemem gerekirse, yazının “ana fikri”, Alanya Öğretmenevi’nde Mahzuni Şerif’in, Mustafa Kemal Atatürk için kaleme aldığı ve bestelediği, “Sarı Saçlım Mavi Gözlüm” şarkısına, Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven’in de bulunduğu bir ortamda “yasak” konulması ve söyletilmemesiydi…
İki gün önceki yazıda olayın kahramanın ismini açıkça vermemiş ve “göbekli” olduğu için, kendime benzeterek, “göbekli adamların karizmasını zedeliyor” diye biraz sitem etmiştim…
O yazıda “oldukça şişman, göbekli, kel ve bıyıklı” diye tarif ettiğim “kahraman çocuğun” ismini vermememdeki tek sebep, “yeterince tarif ettim, anlaşılır sanırım” diye düşünmüş olmamdı…
Yoksa, bazılarının sosyal medyada salladığı gibi, “bilmediğim” ya da “çekindiğim” için falan değil…
Tarif ettiğim “kahraman çocuğun” kim olduğunu anlayamayanlar için, işte açık ve net bir şekilde yazıyorum….
Alanya Öğretmenevi Müdürü Ahmet Aksoy…
Mevzunun bu kısmına açıklık getirdikten sonra, gelelim diğer kısımlarına…
Öncelikle bu konuya duyarlılık gösteren ve köşemde yazarak gündeme taşıdığım için tebriklerini ileten herkese teşekkür ediyorum…
Ve, “Rica ederim efendim ne demek, bizim görevimiz bu” diyorum…
Bu konuyla ilgili olarak arayanların arasında Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven’de vardı…
Biraz “sitemkar” bir tavırla, olayı “tek taraflı” yazdığımı söylerken, “sanki şarkının söylenmesine ben karşı çıkmışım gibi bir hava oluştu, bu doğru değil” dedi…
Bakın…
İki gün önce yazdığım o yazının altına imzamı aynen yine koyarım…
Çünkü o yazıda, “karşı taraf hakkında ortaya atılan bir iddia” yok…
Olmuş, bitmiş, yaşanmış, bana göre “olumsuz” bir olay var…
Alanya Öğretmenevi Müdürü Ahmet Aksoy, sahnedeki misafir bayan sanatçının, “Sarı saçlım mavi gözlüm” şarkısını söylemesini engellemiş ve sahnedeki sanatçılara “defolun gidin” demiş mi, demiş…
Benim söylediğim de bundan ibaret zaten…
Ki, “birebir yaşadığı için” olayın kahramanlarından birisi olan, Onur Eren isimli sanatçı kardeşimiz, dün ziyaretime geldi ve “tam da yazdığın gibi oldu abi” dedi…
Bu kadar basit…
Bu arada, Kaymakam Dr. Hasan Tanrıseven, olayın “kahraman çocuğu” Alanya Öğretmenevi Müdürü Ahmet Aksoy’un, o gecenin sabahında yapılacak bir sınav nedeniyle canlı müziği kesmek istediğini, olayın bundan kaynaklandığını ama kendisini “doğru ifade edemediğini” söyledi…
İşin burasını bilemem, çünkü insanların “niyetlerini okumak” gibi bir beceriye sahip değilim…
Ama şunu bilirim…
Olayın gerçekleşme saati takriben, 22.30-23.00 arası…
Çok geç bir saat değil yani…
Kaldı ki, sahnedeki sanatçı Onur Eren’in anlattığına göre, bu “talihsiz olay” yaşanmadan hemen önce, “Ankara’nın bağları, Hayatı tespih yapmışım sallıyormuşum” gibi oldukça hareketli olan oyun havaları çalınıp, söylenmiş…
Mevzunun “kahraman çocuğu” olan Alanya Öğretmenevi Müdürü Ahmet Aksoy’un da, özellikle “Hayatı tespih yapmışım sallıyormuşum” türküsü okunurken, keyfi çok ama çok yerindeymiş…
Bu türküler söylenirken “rahatsız olmayan” millet, “Sarı saçlım mavi gözlüm” de mi rahatsız olacak yani, bilemiyorum doğrusu…
Gelelim olayın Kaymakam Dr. Hasan Tanrıseven boyutuna…
Yine o yazıda, bu olayın sayın kaymakamdan kaynaklandığına dair “en küçük bir ima” bile yok…
Asla ve asla öyle bir şey gelmedi aklıma…
Tekrar ediyorum…
Bu “talihsiz” olayla Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven’in, “aynı ortamda olmak” dışında hiçbir alakası yoktur…
Kendisine de söyledim, “iyi niyetinden” zerre kadar kuşkumuz yok…
Bitti…

- - - -