Çok şey mi istiyorum?
Çok şey mi istiyoruz?
Bir damla mutluluk,
Bir avuç sevgi…
Hoşgörü, şefkat,
Mutlu olmak istiyorum.
Benimde bir evim olsun.
İçinde sevdiğim kadın,
Başucumuzda çocuğumuz,
Camdan baktığımız zaman,
Meyve ağaçlarını görelim.
Bir tarafta kiraz,
Öbür tarafta ceviz,
Ortasında gül bahçesi,
Bütün güller kıpkırmızı,
İçerde sıkıldığım zaman,
Kendimizi o güzel bahçenin
Ağaçlarının altına atıyoruz.
Sen çayımızı demliyorsun.
Ben Irmak’ın peşinden,
Bir sağa, bir sola koşuyorum.
Aklıma babam geliyor.
Ve o hiç unutamadığım sözü:
Oğlum, baba olunca anlarsın değişini,
Kızım dur düşeceksin
Deyip arkasından koşuşumu.
Sen sesleniyorsun.
Çay hazır diyorsun.
Çayımızı içiyoruz.
Sonra kapımızın önünde
Kar beyaz arabamıza biniyoruz.
Sen önde, damla arkada
Önce tuz gölüne gidiyoruz.
Çıplak ayak tuzlara basıyoruz.
OrdanHirfanlı barajına,
Kayığa binip
Küçük dalgalarla yarışıyoruz.
Dönerken yolda
Yalnız pınar köyüne gidip
Acı sudan içiyoruz.
Ayşe Teyze’nin
Gözlemelerinden yiyoruz,
Biraz da eve götürüyoruz.
Kendimizi yorgun hissediyoruz.
Ama gözlerimiz mutluluktan parlıyor.
Kalbimiz bir kuş kalbi gibi
Hep aynı heyecanla çarpıyor.
Gözlerim saate takılıyor, S
aat 24’e geliyor.
Ben de sana o gün
1024’üncü kez seni seviyorum,
Diyerek gözlerimi
Bedenimi ve sana olan
Sonsuz sevgimi
Uykuyu teslim ediyorum.