Kafamın içini rutin olarak, laf kalabalıklarıyla, çarpıtmalarla, insanın öfkesini gıdıklayacak -ağzı olan konuşur- tipi eleştirilerle doldurmuyorum.
Bazen böyle birkaç adım geri çekiliyor ve kendimi dinlendiriyorum. Çünkü hep aynı gergin hava, hata yapmanızı kolaylaştırır ve etraflı düşünebilme özelliğinizi bir süreliğine felce uğratır. Bu sebeple, yazılarıma ufak aralar vermemi mazur görün sevgili okurum.
Gelelim sizler için seçtiğim ve salt kendi bakış açım ile kaleme alacağım konuya:
"OSMANLICA" ve Osmanlıca öğrenilmesini istemeyen güruh...
"OSMANLICA" ve Osmanlıca öğrenilmesini istemeyen güruh...
Böyle bir habere takıldım geçen gün, "Osmanlıca zorunlu ders olacak"...
Ve inanın sonucuna dair hiçbir şey bilmiyorum, okumadım-izlemedim.
Ama olursa, çok sevineceğim.
Lisan bilmek, hele ki kendi tarihini ve eserlerini rahatlıkla okuyup anlayabileceğin bir lisana yabancı kalmamak... Ne güzel, ne özel bir duygu... Fakat, itiraz edenler de yememiş içmemiş, senelerdir gelemeyen, ama hep gelmesi gündemde olan "irticadan,şeriatten" dem vurmaya başlamış. Bazen insan diyor ki, şeriat bi gelse de, haklı çıksanız, rahatlasak şöyle milletçe...
Ve inanın sonucuna dair hiçbir şey bilmiyorum, okumadım-izlemedim.
Ama olursa, çok sevineceğim.
Lisan bilmek, hele ki kendi tarihini ve eserlerini rahatlıkla okuyup anlayabileceğin bir lisana yabancı kalmamak... Ne güzel, ne özel bir duygu... Fakat, itiraz edenler de yememiş içmemiş, senelerdir gelemeyen, ama hep gelmesi gündemde olan "irticadan,şeriatten" dem vurmaya başlamış. Bazen insan diyor ki, şeriat bi gelse de, haklı çıksanız, rahatlasak şöyle milletçe...
Neyse konumuz bu değil, konumuz "OSMANLICA" ve itiraz edenler...
Önce şunu sormak gerekiyor: Öğrenmenin nesi kötü?
İkinci olarak da şunu soralım: Kendi tarihine-medeniyetine ait bir dili öğrenmenin nesi kötü?
Ve üçüncü olarak da şöyle soralım: Tarihinin eserlerini, orijinal dilinden okuyabilecek-anlayacak olmanın nesi kötü?
İnsanların, öncelikle "Öğrenmek" adına atılmış bu büyük ve anlamlı adımı, ayakta alkışlaması gerekiyor ki, kimse sizlere "Türkçe dersini kaldırıyor ve yerine Osmanlıca'yı getiriyoruz" demiyor. Sadece, Osmanlıca da, öğrenime ekleniyor ve bu takdir edilesi bir devrimdir benim için. En nihayetinde, bugün Farsça-Osmanlıca kaynakları bulunan, İbni Sina'nın 5 ciltlik dev tıp mirasının sadece 3 cildinin Türkçe'ye çevrilmiş olduğu ve çevirmenin vefatı ile, bu eserin öylece yarım yamalak kaldığını belirtmekten üzüntü duyarım. Üzüntümü katlayan bir diğer bilgi de, aynı eserin, batıda pek çok üniversitenin kütüphanesini beş cildi de tam olarak süslüyor ve temel ders olarak okutuluyor olması. Evet... Ne diyorsunuz? Bizim doktorların kaçı okumuştur bu eseri?
Peki 10 ciltlik Seyahatname ve Evliya Çelebi? ... Orijinal okumak... Hayal eder misiniz lütfen.
Peki 10 ciltlik Seyahatname ve Evliya Çelebi? ... Orijinal okumak... Hayal eder misiniz lütfen.
50 yıllık gezi-gözleme dayanan bu eserin, canlı canlı bir beyin ameliyatını da anlattığını, ameliyat sırasında dikiş yerine karınca kafası kullanıldığını ve karıncanın kendi ağız salgısı ile yaraların iyileşmeye bırakıldığını kaçınız biliyor, kaçınız okudu?
Zannedersem, Türkçe olarak işlenen birkaç sayfalık "Ayıp olmasın, azıcık okumuş olalım." örneği ile yetindiniz.
Anlıyorum...
Ama batı klasiklerini okumazsak olmaz, geri(!) kalırız.
"Osmanlıca öğrenmek isteyen çocuklar ve çocuklarının Osmanlıca öğrenmesini isteyen velileri, lütfen üniversiteyi bekleyin ve Edebiyat bölümünü seçin. Çünkü bizim kültürümüze, bize özel bir dil değil o... Bakın, İngilizce öğrenmek için de üniversiteye kadar beklemeniz ve sadece İngiliz dili ve Edebiyatını seçmeniz gerekiyor(!) tıpkı tüm Türkçe harici diller gibi!"
Komik ha?!
Komik ha?!
Gerileyeceğimizi mi düşünüyorsunuz?
Geri kalacağımızı, güncellenemeyeceğimizi ve Osmanlıca öğrenince hiçbir işimize yaramayacağını mı? ...
Geri kalacağımızı, güncellenemeyeceğimizi ve Osmanlıca öğrenince hiçbir işimize yaramayacağını mı? ...
Bugünkü medyanın hakimi Yahudiler İbranice'den ve ibrani alfabesinden vazgeçtiler değil mi?
Peki ya Çinli, Japon dostlarımız? ... Teknolojide çok geri kaldılar değil mi kendi tarihlerine ait alfabelerini öğrenerek,konuşarak ve bu yolda devam ederek?
Bugün İngilizce ile kapışıyor Japonca. Japonca öğrenmek isteyenlerin sayısı gün ve gün artıyor. Zorunlu yabancı dil olarak İngilizce'yi , Almanca'yı, Fransızca'yı okurken -Aman dünya dili öğreniyoss- diyerek seviniyoruz da, çocuklarımız Osmanlıca öğrenecek olduğunda -Kendi medeniyetimizi, eserlerimizi kendi tarih dilinden öğrenecekler ne güzel- diyemiyoruz ya ne ilginç.
Madem diğer tüm yabancı diller bu kadar önemli, vazgeçilmez ve ruhumuza hitap ediyor, o zaman Kurtuluş Savaşını kazanmayaydık! Ne güzel, ülkemizin dört bir köşesinde İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar filan iç içe yaşarken birinci ağızdan öğrenir konuşurduk çatır çatır İngilizcemizi Fransızcamızı İtalyancamızı, Yunancamızı!
OSMANLICA ÖĞRENİNCE PADİŞAHLIK GERİ DÖNECEK MANTIĞI
Madem diğer tüm yabancı diller bu kadar önemli, vazgeçilmez ve ruhumuza hitap ediyor, o zaman Kurtuluş Savaşını kazanmayaydık! Ne güzel, ülkemizin dört bir köşesinde İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar filan iç içe yaşarken birinci ağızdan öğrenir konuşurduk çatır çatır İngilizcemizi Fransızcamızı İtalyancamızı, Yunancamızı!
OSMANLICA ÖĞRENİNCE PADİŞAHLIK GERİ DÖNECEK MANTIĞI
Öğrenmek hiçbir zaman kötü olmamıştır. Hele ki "benim" dediğini öğrenmek...
Ama bu mantık nedir? Necidir?
"Osmanlıca değil, mevzu Osmanlı ve padişahlık sistemine geri dönmek" diyenler var ki,
Aynı mantıkla, yıllardır İngilizce okuyoruz ve artık krallığın ilan edilmesi gerekiyor arkadaşlar! Geç bile kalındı(!)
İlahi ne güldürdünüz...
Bu nasıl bir algı, nasıl bir yabancılaşma, nasıl bir çarpıklıktır yahu?
Üstelik,
İlk yabancı dille eğitim gündeme geldiği zaman
"Bu çocuklar iyi İngilizce öğrenip konuşabilsin diye, fen ve matematik gibi hayatın her alanında karşılarına çıkacak olan temel derslerini
anadilinde anlayamasın mı, eksik mi kalsın, kültürlerine mi yabancılaşsın?! Daha Türkçe'ye sözel ve yazılı olarak tam hakim olmadan, Türkçesi mi bozulsun?" diyerek itiraz edebilen kaç kişiydiniz?
Yoksa, -Ay çocuğum yaşıtlarından öte İngilizce konuşacak- hevesiyle Anadolu Liselerinin kapılarına mı yığılmıştınız?
Şimdi mi düşünür oldunuz Türkçe'nizi ve memleketinizin istikbalini?!
Gerçi bu başka bir konu ve bu kadarla da kalmıyor. Sadece şunu söylemek istiyorum;
"Kendini inkar edince, ilerici mi oluyorsun?"
Üstelik kendi cumhurbaşkanını kendin seçebildiğin aynı senenin içinde padişahlıktan bahsediyorsun.
Yav bi git derler insana...
Bu kadar saçmalanmaz ya.
Saçmalarsın da, bu kadar olmaz.
Acı acı gülerler sonra haline.
Ama bu mantık nedir? Necidir?
"Osmanlıca değil, mevzu Osmanlı ve padişahlık sistemine geri dönmek" diyenler var ki,
Aynı mantıkla, yıllardır İngilizce okuyoruz ve artık krallığın ilan edilmesi gerekiyor arkadaşlar! Geç bile kalındı(!)
İlahi ne güldürdünüz...
Bu nasıl bir algı, nasıl bir yabancılaşma, nasıl bir çarpıklıktır yahu?
Üstelik,
İlk yabancı dille eğitim gündeme geldiği zaman
"Bu çocuklar iyi İngilizce öğrenip konuşabilsin diye, fen ve matematik gibi hayatın her alanında karşılarına çıkacak olan temel derslerini
anadilinde anlayamasın mı, eksik mi kalsın, kültürlerine mi yabancılaşsın?! Daha Türkçe'ye sözel ve yazılı olarak tam hakim olmadan, Türkçesi mi bozulsun?" diyerek itiraz edebilen kaç kişiydiniz?
Yoksa, -Ay çocuğum yaşıtlarından öte İngilizce konuşacak- hevesiyle Anadolu Liselerinin kapılarına mı yığılmıştınız?
Şimdi mi düşünür oldunuz Türkçe'nizi ve memleketinizin istikbalini?!
Gerçi bu başka bir konu ve bu kadarla da kalmıyor. Sadece şunu söylemek istiyorum;
"Kendini inkar edince, ilerici mi oluyorsun?"
Üstelik kendi cumhurbaşkanını kendin seçebildiğin aynı senenin içinde padişahlıktan bahsediyorsun.
Yav bi git derler insana...
Bu kadar saçmalanmaz ya.
Saçmalarsın da, bu kadar olmaz.
Acı acı gülerler sonra haline.
Ha şöyle bi itiraz gelebilir, gayet de anlaşılır:
"İyi de Osmanlıca kendine münhasır alfabesi olan temiz bir dil değil. Arap alfabesine eklemeler var, Farsça'dan Fransızca'ya kadar da karman çorman, devşirme bir şey..."
Olsun...
Senin tarihin o. Öğren. Tükçe'nin alfabesi Latin değil mi? Yeterince yabancı kelime yok mu içinde? ... Öğren...
Nesi kötü, bil... Okuyabil, anlayabil, mukayese edebil, sözlük kullanmadan araştırabil.
Bil... Göktürkçe'yi de öğren, Orhun alfabesini de öğren. Sana ait hepsi, tutan mı var? Yeter ki öğren.
Hayır Osmanlıca öğrenince, bilmememiz gereken bir şeyi mi bileceğiz, çekincemeniz nedir?
Gençler yabancı çevirmenlere ve aynı kalemlere ihtiyaç duymadan kendi tarihlerini tanıyacaklar korkusu mudur?
Galiba gerçek korkuları bu.
"İyi de Osmanlıca kendine münhasır alfabesi olan temiz bir dil değil. Arap alfabesine eklemeler var, Farsça'dan Fransızca'ya kadar da karman çorman, devşirme bir şey..."
Olsun...
Senin tarihin o. Öğren. Tükçe'nin alfabesi Latin değil mi? Yeterince yabancı kelime yok mu içinde? ... Öğren...
Nesi kötü, bil... Okuyabil, anlayabil, mukayese edebil, sözlük kullanmadan araştırabil.
Bil... Göktürkçe'yi de öğren, Orhun alfabesini de öğren. Sana ait hepsi, tutan mı var? Yeter ki öğren.
Hayır Osmanlıca öğrenince, bilmememiz gereken bir şeyi mi bileceğiz, çekincemeniz nedir?
Gençler yabancı çevirmenlere ve aynı kalemlere ihtiyaç duymadan kendi tarihlerini tanıyacaklar korkusu mudur?
Galiba gerçek korkuları bu.
Neyse...
Boş laf üretmeyin.
Yani sizinki biraz lafügüzaf güzel kardeşlerim.
Osmanlıca öğrenmek irtica alameti değil, "Osmanlı'ya dönüyoruz" demeyin yani,
Öyle olsaydı, İngilizce öğrenirken, "Zorunlu İngilizce mi? İngiliz mi olacağız, İngiliz mandası mı bu nedir?!" diye itiraz etmeniz,
Almanca'da da "Ay bilmediğimiz yeni bi Hitler var da gizli karma ordu planı mı bu?" korkusuna kapılmanız gerekirdi.
Anladın?
Sevgi ve saygılarımla...
Osmanlıca öğrenmek irtica alameti değil, "Osmanlı'ya dönüyoruz" demeyin yani,
Öyle olsaydı, İngilizce öğrenirken, "Zorunlu İngilizce mi? İngiliz mi olacağız, İngiliz mandası mı bu nedir?!" diye itiraz etmeniz,
Almanca'da da "Ay bilmediğimiz yeni bi Hitler var da gizli karma ordu planı mı bu?" korkusuna kapılmanız gerekirdi.
Anladın?
Sevgi ve saygılarımla...