Abi otur otur nereye kadar değil mi? Oturma kasların ağrıyor en başta. İşlev yok, bitkisel hayat gibi bir şey mübarek. 

Dedim ben de napayım napayım,  biraz otur dedim kendime, acelen ne birader? 
Baktım hoş, güzel... 
Ee ne duruyorsun biraz daha otur derken, akşam oluyor işte. 
Hergün hergün oturmak da ayrı bir heyecan, kahve yapmaya bile üşenir hale geliyorsun. 
Hayatta amaçsız insanlar vardır, o hesap benimki de. 
Oğuz Atay'ın tutunamayanlar kitabını okumuştum bi ara, hayvanın adını tam olarak hatırlamıyorum ama  Oğuz abi tutunamayan diye bahsediyor arkadaştan. 
Okuduğumda bi kaş göz hareketi falan, kendi kendime çok tanıdık geldi, heralde falan derken aynı ben demeye başladım, ama harbiden hayvana sempati duydum. 
Hayır benim suçum mu? 
Sempati olaylarına girmek falan, yooo değil. 
Yılanın başını küçükken ezeceksin demişler, 7'sin de neyse 70'inde de odur hesabı, alıştırmaycaksın, vurucaksın kırbacı derken; şaka bi tarafa mizaç meselesi bunların hepsi.
Bir insanı hayatta amacı yok diye yargılayamazssın, olmayabilir. Herkesin bir amacı olsa "Evren istifa ediyorum" der çeker gider. 
Sonuçta evrende bu olayın içinde varlığını yadsıyamazsın. Eğer yadsırsan, "kimsin köpek" der, tokatı yer oturursun. 
İşaretler, mistik güçler falan derken beyin terk bende. 
Kafa kırık olunca bu kadar işte. 
Severim, herşeyi severim özellikle zamansız olan olaylara bayılırım, öpüp başıma koyarım bi de. 
En güzel iş son dakika çıkan iş değil midir zati, yusuf yusuf olursun, heyecan dorukta, napacağım, yetiştiremiyeceğim derken, bakmışın "ŞAMPİYON" sensin. 
Çok çeliştim değil mi kendimle.
Oturmaktan heral, kan yeterince vücutta dolaşmayınca yan etkileri olsa gerek. 
Siz siz olun, oturma şeklinize özen gösterin; kamburu var, fıtığı var, zırtı var pırtı var.
Mazallah görüntü kirliliği yaratmakta var. 
Aman diyim, az dik otur, patronun da yiğit görsün. 
Hey benim elemanıma maşaallah deyip gururlansın az.

- - - -