Ben seni çok sevdim
İlk tanıştığımız günü sevdim.
Gözlerindeki o parıltıyı sevdim.
O tatlı gülüşünü tebessümlerini sevdim.
Ama sen beni hiç sevmedin, sevemedin.
Yakamoz pastanesinde seni beklemeyi sevdim.
Mediha Şen Sancakoğlu’nu dinlemeni sevdim.
Sigara içmeyişini,
Kaşlarını çatışını sevdim.
Ama sen beni hiç sevmedin, sevemedin.
Seni seviyorum dediğimde utanmanı,
O kıpkırmızı dudaklarını sevdim.
Seninle yağmurda yürümeyi sevdim.
Soğuktan titremeni, bana sarılmanı sevdim.
Ama sen beni hiç sevmedin, sevemedin.
Kaktüs çiçeğini sevmeni sevdim.
Kuşunla benden daha çok ilgilenmeni,
Saçlarına bağladığın kurdeleyi,
Geceleri yıldızları saymanı sevdim.
Ama sen beni hiç sevmedin, sevemedin.
Buluştuğum her gün mızmızlanmanı sevdim.
Saatleri, dakikaları, saniyeleri saymanı sevdim.
Temiz yürekli olmanı sevdim.
O senin sulu gözlerini sevdim.
Ama sen beni hiç sevmedin, sevemedin.
Ayrıldığımız gün gülmeni,
Buluştuğumuzda ağlamanı sevdim.
Nankörlüklerden dostluklar çıkartmanı sevdim.
Arkadaşlarınla olan muhabbetini sevdim.
Ama sen beni hiç sevmedin, sevemedin.
Nankörlüklerden dostluklar çıkartıp
Dostuna (bana) nankörlük yapmanı sevdim.
Benimle evlenir misin dediğimde
Düğün kartını bana uzatmanı sevdim.
Nikâhına gelmemi beklemeni sevdim.
Ama sen beni hiç sevmedin, sevemedin.
Senden sonra hayata küsmeyi sevdim.
İçki içmeyi, sigara içmeyi sevdim.
Hiçbir şey ile ilgilenmemeyi tembelliği sevdim.
Senin yerine ağlamayı sevdim.
Beni teselli etmeyi becerememeni sevdim.
Amasen beni hiç sevmedin, sevemedin.
Yalnızca çocuğuna benim ismimi koymanı sevdim.
İşte o gün ben ölmeyi sevdim.
Ölürken masaya bıraktığım,
Şarabımı sevdim, resmini sevdim.
Kirli sakallarımı, uzayan saçlarımı sevdim.
Yere damlayan gözyaşlarımı sevdim.
Fışkıran kanımı sevdim.
Beynimdeki kurşunu sevdim.
Elimden düşen tabancayı sevdim.
Boşalan kadehimin yalnızlığını sevdim.
Bir de son nefesimdeki hayalini sevdim.
Ve o hayalimdeki tatlı tebessümünü sevdim.
Ve son nefesimde bile, ölürken bile
Sana yeniden âşık olmayı sevdim.
Ama sen beni hiç sevmedin, sevemedin.