Memlekette birazcık sevgi duyanın, saygı gösterenin vardı. Ama son attığın adımlar ve yaptığın açıklamalarla arkandaki o sana sevgi duyan ve saygı gösteren insanları da kaybettin ve kaybediyorsun. Bir makamda görev yapabilirsin ama bir işin olmadı diye insanları rantçılıkla ve rüşvetçilikle suçlaman sana hiç ama hiç yakışmadı. Bir makamda görev yapıyorsan, o kurumda bulunan tüm üyelere adil ve eşit bir şekilde davranmalı ve öyle hareket etmelisin. Bir kesim üyeyi kucaklıyorsun, bir kesim üyeyi de elinin tersiyle itiyorsun. Kargıcak Taksi'deki insanları ötekileştiriyor, Mahmutlar Taksi'dekileri de kucaklıyorsun. Bir üyeni ağlatırken, bir üyeni de güldürüyorsun. Öyle bir başkanlık yapıyorsun ki, Mahmutlar'a kıyak yaparken, Kargıcak'a lanet okuyorsun. Her üyene eşit ve adil davranmıyorsun, Alanya'daki taksicileri hırsızlıkla suçluyorsun.
Alanya merkezde taksicileri hırsızlıkla suçluyorsun ama gözünle kendi üyelerinin turistleri soyduğunu gördün mü? Eğer o üyelerinin turisti soyduğunu gördüysen neden ruhsatlarını iptal ettirmedin, ettirmiyorsun? Eğer o insanların turisti soyduğunu gözünle görmediysen neden bu suçlamayı yapıyorsun? Kendi üyeni bile hırsızlıkla suçlayacak kadar cüretkarsın ama o insanlara Antalya Havalimanı'ndan yolcu aldırmadığını bile bile bu konuda neden bir çalışma yapıp, üyelerinin oradan yolcu almasını sağlamıyorsun?
Bugüne kadar kendi üyenin açıklarını aramak yerine Antalya Havalimanı'ndan yolcu alamayan üyelerin için neden cesur olmadın?
Kendi üyenin Antalya Havalimanı'ndaki sorununu çözmüyorsun ama onuru ve şerefiyle oynamanın derdine düşüyorsun? Ben senin hırsızlıkla suçladığın taksicilerin ne kadar onurlu ve şerefli birer insan olduğunu çok iyi biliyorum. O insanlar onuru ve şerefiyle yaşar, aç kalsalar bile senin söylediğin gibi turisti soymazlar, aç kalırlar ama boğazlarından haram lokmayı da geçirmezler.
Hırsızlıkla suçladığın üyelerinin ödedikleri aidatların ucundan aldığın maaşını keyifle her ay cebine indiriyorsun.
Bugün Alanya'da seni Ali Akkaya yapan ve bu şehirde başkanlık yapmanı sağlayan taksicileri hırsızlıkla suçlamaya kalkışmanı kendine yakıştırabildin mi?
Sevgili Ali Akkaya. Kendi üyelerini nasıl hırsızlıkla suçladıysan, Büyükşehir Belediyesi Alanya Şube Müdürü İlyas Şirin'i de kendine rant sağlamak ve haksız kazanç elde etmekle suçladın. Eğer İlyas Şirin'in kendine rant sağladığını iddia ediyorsan bugüne kadar neden onu ilgili yerlere şikayet etmedin? Tosmur Belediyesi Yazı İşleri Müdürüyken İlyas Şirin C plakala alarak, bunu da astronomik bir rakama satıyor ve haksız kazanç elde ediyorsa neden o dönemin Belediye Başkanı Musa Özdemir'e bu konuyu iletmedin, neden o dönem bir açıklama yaparak, yaşanan o konuda kamuoyunu rahatlatmadın? Dün neden İlyas Şirin'in bu yaptıklarına karşı sustun da bugün çıkıp bu iddiaları durduk yere neden ortaya atıyorsun? İlyas Şirin'in kendine rant sağladığına dair elinde bir belge ve bilgi varsa neden o suçlamaları sadece gazetecilere yapıyorsun? İlyas Şirin hakkında bir iddia ortaya atıyorsan, bilgin ve belgen varsa gidersin Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'na verir ve şikayetini iletirsin. Eğer Şirin'i de bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığı'na ihbar etmiyorsan ve bu konuyu adliyeye taşımıyorsan neden suçsuz ve günahsız insanların zan altında bırakıyor ve isimlerini lekeliyorsun.
Bu şehirde herkes onuru ve şerefiyle yaşar. Hırsızlıkla suçladığın kendi üyelerinin de bir şerefi ve onuru var, kendine rant sağlamakla suçladığın İlyas Şirin'in de. Sevgili Ali Akkaya, kendi üyelerini turistleri soymakla ve İlyas Şirin'i de rantçılıkla suçluyor. Alanyamızda insanlar birbirini suçlarken ve haksızca eleştirirken acaba kendine bir bakıyor mu? Birisini suçlamadan önce aynaya bir bakarak, 'Ben başkasını suçluyorum ama kendim sütten çıkmış ak kaşık mıyım?' diyerek kendimizi bir test edelim.