Son aylarda deniz ve kumsaldaki kirlilik, Akdeniz kıyılarının en temel sorunlarından oldu. Bu sorun geçmişte de vardı, gelecekte de olacak bellki ki. Zira insanın fikri-zikri değişmedikçe bunlar yaşanacak.
Çeşme başında piknik yapan, dere kenarında yan gelip yatan keyfini sürdü, çöpünü bırakıp gitti. İlk yağmurda denize inen çöp ise taşkın riskinden başlayarak bir çok kirliliğe neden oldu.
Otellerin bazıları arıtma sisteme bağlı değilmiş, bunların denizi kirlettiği söylendi. Peki bu oteller denizi kirletecek bir sistemle açıldıysa Turizm Bakanlığı nasıl yıldız verdi, ruhsatlandırdı. Turizm Bakanlığı, Çevre Bakanlığı diye iki büyük kurum var, bir, otellerden, diğeri çevreden sorumlu. Ancak konuya siyasal gözlükten bakılınca üzüm yemek değil bağcu dövmek amacıyla, yerel yönetime kesildi fatura.
Halbuki her kurumlar elini taşın altına koysa ne kadar güzel olur. Mesela geçen sene dalgıçla deşarj hattı çıkışında görüntü çektirip paylaşan Çevre Bakanlığı bu seneki mikro ve makro düzeydeki plastik kirliğe ‘Çöp ithalatına biz izin verdik ama, çöpü işletemedik elde kalacağına denize serpiştirilmesine ses çıkarmadık’ demedi. Çöp ithalatını yapan kim, kimin yakını, bakanlığı dahi aşan bir güç var mı?
Dönelim yeniden Alanya’ya. Geçen hafta vidanjörler foseptik boşaltırken yakalandı. Yakalayan Alanya Belediyesi, cezayı yazan Alanya Belediyesi. Bazılarına göre suçlu yine Alanya Belediyesi... Neden?
Daha dün yine dereye deşarj yapanlar yakalandı. Üstelik şehrin göbeğinde, üstelik bir kamu kurumu. Güzel yol, köprü yaptılar dediğimiz karayolları. Kamu kurumuda bunu yaparsa Alanya Belediyesi ne yapsın? ASAT ne yapsın? Belediye karayollarını mı mühürlesin. Kaldı ki özel sektörde bu kirliği yapan bir oteli belediye mühürlese zabıta yerine dönmeden mahkeme yürütmeyi durdurma kararı veriyor. Geçen yıllarda çok yaşandı, onlarca kez mühürlenen otel onlarca kez açıldı.
Ortada bir bina var, temeli çürük, fore kazıksız, üstelik bataklığa yapılmış. Kolon- kiriş ona göre ama çatı ustasına “Oluk damlatıyor” diye laf edliyor. Şuan ki durum tam da bu.
Alanya Belediyesi açık açık isim verse KVK’ya göre suç, vermese “Neden vermedi?”
Ama Türkçe’de başka bir deyim daha var "Lafın tamamı ahmağa söylenir” diye. Aslında belediye kirliğin müsebbibini bir şekilde söylüyor.
Tabi anlayana, anlamak isteyene.