Genç bir erkeğin dört tane kız arkadaşı vardı ve bir türlü hangisiyle evleneceğine karar veremiyordu…
Doğru kararı verebilmek adına, bir test yapmaya karar vererek, her birine bin lira para verdi ve "bu parayı istediğiniz gibi harcayın" dedi…
Birinci kız arkadaşı, kendisine yeni elbiseler ve ayakkabılar aldı, kuaföre ve güzellik salonlarına gidip, süslendi-püslendi ve genç erkeğin yanına geldiğinde söyle dedi:
“Senin için en güzeli ben olmak istiyorum, çünkü seni seviyorum”…
İkinci kız arkadaşı ise, genç erkeğin tuttuğu takımın iki kombine biletini, en sevdiği türden bir kucak dolusu film CD’si ve bir ay yetecek kadar bira ile geri geldi ve söyle dedi: 
"Bunlar senin için aldığım hediyeler, eminim seni mutlu edecektir, senin mutlu olmanla bende mutlu olacağım”…
Üçüncü kız arkadaşı ise, bu parayla iyi bir yatırım yaptı ve kısa süre  içerisinde para kendini ikiye katladı. Bu  parayı da çeşitli yatırım alanlarında kullanarak, çoğalttıkça çoğalttı…
 Genç adama geri gelerek söyle dedi:
 “Senin verdiğin parayı birlikte yaşayacağımız mutlu bir gelecek için çoğalttım, çünkü seni çok seviyorum”…
Dördüncü kız arkadaşı ise bu paranın bir kısmıyla bir sürü kitap aldı, kalan kısmıyla ise fakirlere yemek dağıttı…
 Genç adama geri gelerek söyle dedi: 
"Verdiğin paranın bir kısmıyla sana layık olabilmek için kitaplar aldım, diğer kısmıyla ise senin adına fakirlere yemek dağıttım”… 
Genç erkek dört kız arkadaşının yaptıklarından da çok etkilenmişti…
Karar vermek için epey bir süre düşündü…
Düşündü…
Düşündü…
Düşündü…
Ve en sonunda da “uzun bacaklı, iri memeli, daha kalın dudaklı ve elma yanaklı” olanla evlenmeye karar verdi...
Bizim memlekette, “siyaseti” ve “siyasete yön vermeye” çalışma çabalarını hep bu hikaye ile özdeşleştirmişimdir şahsen…
“Ne demek istedin, anlamadım birader” dediğinizi duydum, merak etmeyin…
Alanya ile “örneklendirerek” biraz daha açalım konuyu…
Malumunuz, AKP ve MHP Alanya İlçe Teşkilatları önümüzdeki günlerde kongre yapacaklar…
Süreç “hızlı ve dedikodulu” bir şekilde işlemeye devam ediyor…
E hikmetse, kazan  en çok “AKP cephesinde” kaynıyor…
Bir tarafta mevcut İlçe Başkanı Mustafa Berberoğlu…
Diğer tarafta ise, partisinin Alanya Gençlik Kolları Başkanlığı görevini yapmış olan ve gelecek için “umut vaat ettiği” söylenen Mustafa Toklu’nun olduğu söyleniyor, yazılıp-çiziliyor…
Ve ortada bir sürü dedikodu kol geziyor adeta…
Kendi adıma hiç kimse ile “ince hesaplarım” olmadığı için, işte isim vererek, açık ve net bir şekilde yazıyorum…
Kimilerine göre, AKP İlçe Başkanlığı görevine “gelip-gitme” konusunda kulakları çınlasın Süleyman Demirel’in “başbakanlık görevine gelip-gitme rekoruna” neredeyse yaklaşan ve halen Büyükşehir Koordinatörü olarak görev yapan Hüseyin Güney, bir zamanlar “omuz omuza” çalıştığı, her gidişinde koltuğunu “emanet ettiği” Mustafa Berberoğlu’nu şimdilerde istemiyor…
Ve bu nedenle de, “alttan alttan”,  genç Mimar Mustafa Toklu’yu destekleyip, O’nun ilçe başkanı olmasını istiyor…
Kimilerine göre, genç mimarımız Mustafa Toklu, sadece Hüseyin Güney’in değil, parti içinde Mustafa Berberoğlu karşıtı olanların verdiği gazla, “gaza gelip” mevcut ilçe başkanına karşı “meydan okumaya” hazırlanıyor…
Kimilerine göre de kongre tarihine az bir zaman kala araya “bıyıksız büyükler” girecek ve her iki isim arasında “uzlaşma sağlanıp” tek liste ile kongreye gidilecek ki, bu durum AKP’nin teamüllerine çok daha fazla uyuyor…
Ne olup biteceği konusunda şimdiden bir şey yumurtlamam mümkün değil, ne müneccimliğim var, ne de bir müneccimle “aynı yatağı paylaşmışlığım”…
AKP’nin Alanya İlçe Başkanı’nın kim olacağı çok da umurumda değil zaten, ne karışırım, ne “taraf” olurum…
Bu konu, AKP Alanya İlçe Teşkilatı’nın “kendi iç meselesidir” çünkü…
Kimi seçerlerse seçerler, beni hiç mi hiç ilgilendirmez…
Ama, kendilerince “siyasete yön vermeye” çalışanlara şunu hatırlatmayı da borç bilirim…
Siz istediğiniz kadar uğraşın…
Tıpkı yukarıda anlattığım hikayedeki delikanlı gibi, kongrede oy verecek olan AKP’li delegeler, kendilerince “en elma yanaklı olan” kimse, giderler onu seçerler…
Bu kadar basit…