Küresel piyasalarda altın fiyatlarındaki dalgalanma devam ederken İtalyan bankacılık devi UniCredit, 2026 yıl sonu altın tahminini değiştirmedi. Banka, ons altının yıl sonunda 3.900 ile 4.500 dolar arasında işlem görebileceğini öngörüyor. Yüksek faizlerin altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çeken uzmanlar, merkez bankalarının altın alımları ve ABD'nin artan kamu borcunun ise yükselişi destekleyebileceğini belirtiyor.

UNİCREDİT 2026 YIL SONU ALTIN TAHMİNİNİ KORUDU

Altın piyasasında yatırımcıların gözü 2026 yılına ilişkin fiyat beklentilerine çevrildi. İtalya merkezli UniCredit, yayımladığı kasım ayı değerlendirmesinde ons altın için yıl sonu tahminini 3.900-4.500 dolar aralığında sabit tuttu.

Banka, bu tahminin altının kesin olarak 4.500 dolara ulaşacağı anlamına gelmediğini, piyasa koşullarına bağlı olarak geniş bir fiyat hareketinin mümkün olduğunu vurguladı.

Altın fiyatları haftanın son işlem gününde düşüş kaydetti. Cuma günü TSİ 16.50 itibarıyla yüzde 0,54 değer kaybeden ons altın, 4.063,42 dolar seviyesine geriledi. Buna rağmen değerli metal, hafta içerisinde 4.000 doların üzerine çıkarak elde ettiği kazanımların büyük bölümünü korudu.

YÜKSEK FAİZLER ALTIN FİYATLARINI BASKILAYABİLİR

UniCredit'in değerlendirmesine göre altın fiyatlarında kısa vadede dalgalı bir görünüm yaşanabilir. Yükselişi sınırlayabilecek en önemli faktörlerin başında ise ABD'deki yüksek reel tahvil getirileri geliyor.

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerini geciktirebileceği ve faizleri beklenenden daha uzun süre yüksek seviyelerde tutabileceği beklentisi, altın piyasası üzerinde baskı oluşturuyor.

Faiz getirisi bulunmayan altın, tahvil getirilerinin yükseldiği dönemlerde yatırımcılar açısından daha az cazip hale gelebiliyor. Bu nedenle faiz politikaları, önümüzdeki dönemde altının yönünü belirleyecek temel gelişmeler arasında yer alıyor.

ABD'NİN ARTAN BORCU ALTIN TALEBİNİ ARTIRABİLİR

Altın fiyatlarını destekleyebilecek gelişmelerin başında ise ABD'nin büyüyen kamu borcu ve bütçe açıkları geliyor.

UniCredit uzmanlarına göre ABD'nin mali görünümüne yönelik endişelerin derinleşmesi, yatırımcıların güvenli liman arayışını artırabilir. Özellikle doların küresel piyasalardaki güvenilirliğinin sorgulanması, altına olan talebi güçlendirebilecek önemli faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Doların değer kaybetmesi veya ABD'nin borç sürdürülebilirliğine ilişkin endişelerin artması durumunda yatırımcıların altına yönelmesi hız kazanabilir. Böylece yüksek tahvil getirilerinin altın üzerindeki olumsuz etkisi, artan güvenli liman talebiyle dengelenebilir.

ALTIN ETF'LERİNE 2,7 MİLYAR DOLARLIK PARA GİRİŞİ

Altına yönelik yatırımcı ilgisi, borsa yatırım fonlarının (ETF) verilerine de yansıdı.

Dünya Altın Konseyi'nin ekim ayı verilerine göre fiziki altın destekli ETF'lere 2,7 milyar dolarlık net para girişi gerçekleşti. Bu gelişmeyle birlikte fonların toplam altın varlığı 4 bin 275 tona yükselerek tarihi seviyeye ulaştı.

Bölgesel dağılım incelendiğinde Avrupa ve Asya'daki yatırımcıların altın alımlarında öne çıktığı görüldü. Her iki bölgede de net para girişi yaşanırken Kuzey Amerika'daki altın fonlarından sınırlı çıkış kaydedildi.

Uzmanlar, yatırım fonlarına yönelik güçlü talebin altın fiyatları açısından önemli bir destek oluşturduğuna dikkat çekiyor.

ABD BORÇ TAVANI TARTIŞMALARI ALTIN FİYATLARINI ETKİLEYEBİLİR

Önümüzdeki dönemde altın piyasasının yakından takip edeceği gelişmelerden biri de ABD'deki borç tavanı tartışmaları olacak.

Bank of America stratejistleri, yeni Kongre döneminde borç tavanı konusunun yeniden gündeme gelebileceğini belirtiyor. ABD'de geçmiş yıllarda yaşanan borç tavanı krizleri, altın fiyatlarında önemli yükselişleri beraberinde getirmişti.

Paylaşılan verilere göre ons altın, 2011 yılındaki borç tavanı sürecinde yüzde 12, 2023 yılındaki tartışmalar sırasında ise yüzde 17 değer kazandı.

Bu nedenle ABD'de borçlanma kapasitesine ilişkin siyasi belirsizliklerin artması, yatırımcıların güvenli liman olarak altına yönelmesini sağlayabilir.

MERKEZ BANKALARININ ALTIN ALIMLARI YÜKSELİŞİ DESTEKLİYOR

UniCredit'in altın tahmininde etkili olan bir diğer önemli unsur ise merkez bankalarının devam eden altın alımları.

Merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla altın alımlarını sürdürmesi, küresel talebi destekleyen temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Bunun yanında altın destekli yatırım fonlarında görülen rekor varlık seviyeleri de piyasadaki güçlü talebin devam ettiğine işaret ediyor.

2026'da Altın Fiyatlarının Yönünü Hangi Faktörler Belirleyecek?

UniCredit'in 2026 yıl sonu tahmini, altın piyasasında hem yükselişi destekleyen hem de sınırlayan gelişmelerin etkili olacağını gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının seyrinde şu faktörlerin belirleyici olması bekleniyor:

Fed'in faiz politikası: Yüksek faizler ve reel tahvil getirileri altın üzerinde baskı oluşturabilir.

Merkez bankalarının alımları: Resmî rezervlerde altının payının artması fiyatları destekleyebilir.

ABD'nin kamu borcu: Artan borç ve bütçe açıkları güvenli liman talebini güçlendirebilir.

Doların seyri: Doların değer kaybetmesi altına olan uluslararası talebi artırabilir.

Altın ETF'lerine para girişleri: Yatırım fonlarına yönelik güçlü talep fiyatlara destek sağlayabilir.

Sonuç olarak UniCredit, 2026 yıl sonu için ons altın tahminini 3.900-4.500 dolar aralığında koruyor. Ancak yüksek faizler, doların performansı ve küresel ekonomik belirsizlikler altının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. Merkez bankalarının güçlü talebi ve ABD'nin borç yüküne ilişkin endişeler ise değerli metalin yükseliş potansiyelini destekleyen başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

Kaynak: Haber Merkezi