Maçların bütününü bazen tek söz dizisi deşifre eder. Son iki lig randevumuzdan sonra sırayla şu ifadeler yer aldı; “Nordfelt kalesinde devleşti”, “İrfan Can kurtarışlarıyla takımına 3 puanı kazandıran isim oldu…”

İlki Gençlerbirliği kalecisi Nordfelt, ikincisi de Göztepe file muhafızı İrfan Can… Eğer Alanyaspor karşısında takımlarını rakip eldivenler kurtarmış, Turuncu-Yeşilliler’e karşı görev yapan kaleciler maçın yıldızı seçilmişse, demek ki bu maçların dominant ekibi biziz.

Evet, Türk Futbolu’nun iki köklü takımına karşı Ankara ve İzmir deplasmanlardan eli boş döndük. Eldeki mevcutlarla Çağdaş Atan’ın adeta yeni puzzle denemelerine girişerek sahaya sürdüğü ilk onbirler, hakkını verelim yine galibiyet kovaladı, büyük bölümünde topa, oyuna hükmeden taraftı. Efecan, Moubandje, Caulker, Ceyhun ve dahi bizzat kendisinin yakın plan yokluğunda 4-4-2’yle Gürsel Aksel Stadı’na çıkan Alanyaspor’da savunma örgüsü daha sıkı, gol çıkışları daha sakin, daha özenli olmalıydı. Bir çift 90+ dakika çaba harcandı, rakip kalecilerin ve golcülerinin ekstraları, hakemlerin yetersizlikleri ve bir dolu etkenlerle netice çıkmadı.

Projeksiyonumuzla oyuncularımıza odaklanıyor, Göztepe karşısındaki performaslarını değerlendirmeye çalışıyoruz, şimdi;

Marafona: Ne Gençlerbirliği’nin Nordfelt’i, ne de Göztepe’nin İrfan Can’ı, Marafona’yı her ikisinin de önüne koyarım. Kalesinde 11 maçta 6 gole izin veren Portekizli file bekçimiz İzmir’de de kritik kurtarışlar yaptı, her ne kadar 40’da kritik çizgi üstü müdahalesinde kale nöbetini anlık genç Ahmet Gülay’a devretmişse de (!) maçın bütününde üst düzey performans sergiledi. Oyunu geriden başlatma çabaları ise, Göztepe ileri ucunun presleri ile zaman zaman sekteye uğradı.

Juanfran: 70 metreyi aşan çok geniş bir alanda görev yapıyor. Hücum özelliği bu maçta da ağır bastı. Siopis, Bakesetas ve Salih’in uzattığı topları sağ kanatta korner bayrağına yakın bölgeye çekip rakibin ve özellikle de sert Tripiç’in sert müdahalelerine karşın, zemin irtifalı ve havalı bol bol orta yaptı. Efecan’ın yokluğunda ceza alanı içine kaçışlarını göremedik. Sahada 90 dakika kalan İspanyol kramponumuz, çok çalıştı, defansa da katkı sağlamaya çalıştı, lakin…

Fatih Aksoy: Caulker’in yokluğunda savunmada aşırı yük bindi. Juanfran’ın da, ani ataklarda geri gelişlerde zafiyeti ile sağda çok geniş alanı kontrol etmek zorunda kaldı. Yediğimiz golde alan savunması yerine, rakibe odaklı markajı düşünmeliydi. Fatih çalışkan, süre aldıkça daha iyi olacak.

Tzavellas: Klasik tandemindeki Caulker’in yokluğunda yükü omuzlamaya çalıştı, genelde kalemizden topu uzaklaştırma kaygısı taşıdı ve geriden oyun kuruluşlarında eski verimini sergileyemedi. Göztepe’de Halil, Guillerme, Tripiç çok tehditkar, ileri çıkıp gol vuruşları deneyen Soner de yıpratıcıydı. Bu rakip salvoları arasında genç Fatih ve Ahmet Gülay’la Alanya kalesinde savunma geniş kalkanı olabilmek için çok uğraştı.

Ahmet Gülay: Gençlerbirliği maçından sonra ikinci kez ilk onbirde sahaya sürülen genç Ahmet, sağ kanatta çok koşuyor, dinamizm ve çalışkanlığı ile Moubandje’nin yokluğunu aratmamaya çalışıyor. Çok yönlü performansı ile maçın enstantanesi’ne de imza attı genç kramponumuz. 40’da ani Göztepe atağında Guilherme'nin pasıyla sol kanattan ceza sahamıza sarkan Soner Aydoğdu'nun Marafona’nın üzerinden aşırtma vuruşla top kale çizgimizi geçmek üzereyken, çok seri ve serinkanlı hamlesi ile golü söndürüp ağlara takılan Ahmet’e biz de şapka çıkardık. 70’de kalemizde gördüğümüz maçın tek golünde ise sağ kanatta arkadaşlarını pozisyon almaları için uyarma telaşına düşüp, Halil Akbunar'ın asist ortasında rakibe markajı ıskalaması hiç iyi olmadı. Bu zafiyetini, genç kramponumuzun toyluğuna veriyoruz.

Siopis: Yine savunma, hücum bağlantısı içinde olumlu işler yapmaya çalıştı. Efecan’ın yokluğu, tıpkı Salih ve Juanfran gibi onun da hücum varyasyonlarında verimini budadı. 79’da yerini Mustafa Pektemek’e bıraktı.

Salih Uçan: Galatasaray merkezli transfer söylentileri ayyuka çıktı ve kafasını karıştırıyor. Salih bu takımın radarı, ileri ya da kanat değiştiren diyagonal paslarını çok aradık, ileride Babacar ve Bareiro’ya gol pasları denedi, rakip ataklarında da defansta kritik hamlelerde bulundu. Ceza sahasında rakibin bindirmesi ile yerde ama hakem Şansalan’ın umurunda değil, Salih’te isyan!.. 4. sarı kartıyla Beşiktaş karşısında forma giyemeyecek olması çok yazık…

Berkan İsmail Kutlu: Atletik fiziği, zekası ve sürati ile en beğendiğimiz futbolcu tiplemelerinden biri. Berkan, stili ile 70’ler Hollanda’sının Johan Cruyff’unu çağrıştırıyor. Topla driplingleri, ceza sahasına akışı ve rakiplerini kolayca ekarte edişi ile çağlayan gibi akıyor. Ligimiz harika bir Süper Lig topçusu kazanıyor. Berkan bu artıların bir yana, Göztepe kalesini sıkıştırdığımız pozisyonda çaprazda kaleyi değil, pası düşünmeliydin…

Bakasetas: Gençlerbirliği maçından sonra Göztepe karşısında da golü çok arzuladı. Şu şut golünü bir bulsa Alanyaspor da, Bakasetas da çok rahatlayacak. Salih’le birlikte Bareiro ve Bakasetas’ı gol noktalarında topla buluşturmaya çalıştı ama kalabalık Göztepe savunması izin vermedi, Efecan’ın yokluğu da orta alanda üretkenliğini sınırladı.

Bareiro: Fırsatçılığı, zeki, seri karakteristiği ile gol potansiyeli çok yüksek. Lakin bunu bir türlü kınetiğe dönüştüremiyor. Göztepeli Alparslan’ın öyle sert müdahalelerine maruz kaldı ki, beden diliyle işaretlediği gibi bir, iki, üç değil… Hakem Şansalan’ın çıldırttığı, meşin yuvarlağı zıplatarak sarı karta mecbur ettiği Bareiro’nun açılması için gol bulması lazım.

Babacar: Boş alan bulduğunda hünerlerini cömertçe sergiliyor. Kapalık savunmada sıkışıp kalıyor. Özellikle ilk yarıda defansa gelip top çıkarması, Senegalli santrforumuzun takım ruhunu da açığa çıkarıyor.

Beşiktaş’a çok eksik yakalandık

69’da Salih Uçan’ın yerine Efkan Bekiroğlu, 79’da ise Ahmet Gülay’ın yerine Tayfur Bingöl, Siopis’in yerine Mustafa Pektemek ve Babacar’ın yerine de Davidson sahaya sürüldüler. Bu dört futbolcumuz da skoru dengeye getirmek için çok ter akıttı. 100. dakikaya sarkan rötar maçımızda, ne yazık ki onların çabaları da yeterli olmadı.

Şimdi, Sergen Yalçın kumandasındaki Beşiktaş’la kozlarımızı paylaşacağız. Efecan, Caulker, Moubandje ve Ceyhun’un yokluğuna bir de sarı kart cezalısı Salih Uçan eklendi. Beşiktaş’a çok eksik, talihsiz yakalandık. Bu maç, Sergen Yalçın ile Çağdaş Atan’ın, bir diğer deyişle hoca ile yardımcısının ilk teknik rekabet sahnesi...

Şartlar aleyhimize olsa da, her şey sahada belli olacak. Haydi çocuklar bol şanslar…