Daha önce aşı üretimine dair bir yazı yazmış ve mazimizde yüzlerce sene aşı ürettiğimizi, bu konuda dünyaya öncü olduğumuzu yazmıştım. Bilim üretenler dünyaya liderlik ederler. Bilimde geri kalanlar ise işin dedikodusunu ve mazeretini üretirler. Dünyada hakim olanlar, bilimde ve teknikte bilgiye hakim olanlardır. Biz, Türk Milleti olarak dünyanın en azından son bin yılına damga vurmuş bir süper gücün mirasçılarıyız. Süper güç olmak sadece askeri başarı ile mümkün değildir. Bilim, teknoloji, akıl, strateji ve ufuk genişliği dünyada bir ülkeyi farklı yapan ve öne çıkaran kriterlerdir. 8-10 dil bilen, icatlar yapan, dünyadaki birçok milletle ittifaklar kuran, üretimde, ticarette büyük düşünen ecdadımız yönettikleri ülkenin ahalisini ihya etmişlerdir. Bugün bilime karşı durarak, bilimi korkutucu görerek, gelişmeleri anlamayarak, işin dedikodusunda kalarak başarılı olma şansımız yoktur. Net düşünüp, net kararlar vermeliyiz.
COVİD-19 pandemisi dünyayı her yönüyle etkileyen güçte önemli bir salgın hastalıktır. Hastalığın varlığı ve ciddiyeti net olarak önümüzde durmaktadır. Hastalığın maddi, manevi faturaları ise bütün dünya için giderek kabarmaktadır. Bir an önce normale dönerek, eğitimde, sağlıkta, araştırmada, teknikte, üretimde, ticarette ve turizmde başarılı faaliyetlerimize devam etmeliyiz. Gelişmişlik ve iyi imkanların varlığı sayesinde beyin göçünü önleyebilir ve dünyaya bilimin ışığını sunabiliriz.
COVİD-19 pandemisi için bulunan en net çözümlerden birisi bağışıklama yani hastalığa karşı önden yapılacak aşılarla korunmadır. Bu konuda tüm dünya ile birlikte bizim bilim insanlarımız da çalışmaktadır. Çeşitli tekniklerle üretilen ve farklı içeriklerde birçok COVİD-19 aşısı geliştirilmiştir. Sağlık bakanlığımız ve üniversitelerimiz dahil olmak üzere, ilgili bütün kamu kurumlarımız aşı gelişmelerini yakından takip etmektedir. Erciyes Üniversitesi bünyesinde yerli aşı üretimi için çalışmalar son aşamaya gelmiştir. Muhtemelen çok yakın gelecekte kendi aşımızı üretmemiz mümkün olacaktır. Bu arada doğru bir adım atılarak, pandemi mücadelesinde geç kalmamak için, aşı geliştiren diğer ülkelerden de aşı temini yoluna gidilmiştir.
Hepimizin malumu olduğu üzere hem dünyada hem de ülkemizde, COVİD-19 aşısı konusunda birçok spekülasyon, iddia ve çarpıtılmış bilgi gündemdedir. Bu sebeple toplumumuzda aşıya karşı olumsuz bir algı ve tavır oluşmaya başlamıştır. Bu durum bilimsel açıdan oldukça yanlış, sakıncalı, telafisi imkânsız bir süreçtir. Aşı üzerinden yapılan spekülasyonların gerçeklik payı olsa, bu tehlikeleri tespit edebilecek ve duyurmaktan çekinmeyecek çok sayıda bilim insanımız bulunmaktadır. Biz hiçbir aşı veya ilacı gözü kapalı olarak alıp kullanmayız. Kendi ülkemizin bilim kurulları, resmi kurumları insan sağlığına dair her konuda mutlaka gerekli incelemeyi yapar. Ancak ilgili kurullarımızın uygun görmesi halinde tedavi, bağışıklık ve benzeri tıbbi amaçlarla ilaç veya aşı kullanabiliriz. Ülkemiz bu hususta dünyada katı yaklaşan yani ince eleyip sık dokuyan ülkeler arasındadır. Pandemi sürecinde alınan ilaç ve aşılar tüm bu incelemelerden geçerek ve dünyadaki bilimsel değerlendirmeleri dikkate alınarak kullanılmaktadır.
İçinizi rahatlaması için son bir gerçeği de söyleyip yazımızı noktalayalım. Ülkemizin aldığı aşılar, strateji gereği öncelikle sağlık çalışanlarına uygulanacaktır. Birbirinden bilgili olan ve başarılı çalışmaları ile dünyada örnek gösterilen Türk Hekimlerinin çok büyük kısmı kısa süre içerisinde aşı olacaktır. Bu durum topluma örnek olacak niteliktedir. Bilmeden konuşanlar yerine, bilerek aşı olanları dikkate almakta fayda vardır. Sağlıkla kalın. Saygılarımla.