Bir ülkede demokrasinin tam ve sağlıklı işlediğinden bahsedebilmek için bazı koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Bunun ilk şartı bağımsız ve güvenilir bir Yargıdır.
İkincisi ise demokratik evrensel hukuk kurallarını içeren bir anasayasının varlığıdır.
Üçüncü şart hukuka saygılı bir parlemento ve idaredir. Esasen Kuvvetler ayrımı dediğimiz sistem sağlıklı bir demokrasinin varlığı için şarttır.
Günümüzde sağlıklı bir demokrasi için varlığı için ise ÖZGÜR BASININ varlığı giderek daha büyük önem arz etmektedir.
Bir ülkede basın özgür değilse o ülkede demokrasinin varlığından bahsedemezsiniz. 
Demokrasi sadece seçim ve oy dan ibaret değildir. 
4 senede bir beş senede bir halkın kendini yönetecekleri seçmesi elbette önemli bir haktır ama tek başına sağılıklı bir demokrasinin varlığı için yeterli değilidir.
Bir ülkede basın özgür değilse yargı bağımsız değilse kuvvetler ayrıylığı rejimi yoksa ve karar alma sürecine halkın doğrudan katılması söz konusu değilse 4-5 yılda bir halkın önüne sandığın konulması çağdaş bir demokrasinin varlığı için yeterli değildir. 
Hele hele halkın haber alma hakkı susturulmuş basın ve iktidar tarafından yönlendirilmiş yandaş basın aracılığıyla doğru kullandırımıyorsa o ülkede gerçek bir demokrasiden asla bahsedemezsiniz. Esasen gerçek demokrasi belli bir kültüre sahip eğitimli toplumlarda vucut bulur azgelişmiş toplumlarda demokrasiyi işlevsel hale getirmek çok zor hatta imkansıza yakındır.
Çünkü eğitim almış insanları kandırmak zordur oysa azgelişmiş ülkelerde eğitim seviyesi düşük olduğundan halkın çeşitli  algı operasyonları ile yanıltılması aldatılması çok kolaydır. Az gelişmiş ülkelerde ekonomik gücü kim elinde bulunduruyorsa siyasal güç de onun elindedir.
Bugünün Türkiye'sine baktığımızda manzara da hiç farklı değildir.
Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı kendine göre gerekçelerle Cumhurbaşkanına 'Diktatör bozuntusu' diyor.
Ve siyaset ilimi görmüş AKP İlçe Başkanı Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunuyor.
EY Berberoğlu, 'devir değişti yeni bir Anayasa lazım' deyip bu anayasayı tanımayan kim? 
Muhtarlara, kaymakamlara mevzuatı bir kenara koyun işinize bakın diyen kim? 
Tarafsızlık yemini yapıp Cumhurbaşkanı seçildiği halde partisinin genel kuruluna katılıp kendisine yakın kişiyi genel başkan seçtiren kim?
'400 Milletvekili istiyorum' diyen kim?
Hangi partiden 400 milletvekili istediğini bir açıklayıversene!
Kaçak sarayda oturup 'gelsin o kararı veren yargıçlar yıksınlar da görelim' diyen kim?
Bak Hitler de halkın oyuyla gelmişti.
Halk oy verdi diye yaptığı her hareketi meşru ve makul karşılayacakmıyız? Musolliniyi ha keza… 
Suriye'de, Mısır'da, Irak'ta %60'dan fazla oyla iktidara gelenlere diktatör değildi diyebilecek miyiz?
Bak gazeteciler hapiste, bu ülkenin Genel Kurmay Başkanı tetörist diye içeri atıldı. Deniz Kuvvetleri'nde ne kadar üst subay varsa içeri tıkıldı, PKK'lı olduğu söylenen ve bu yüzden hapis cezası alan milletvekili, milletvekili seçildi diye serbest bırakılırken MHP'li, CHP'li vekiller 4 seneye yakın içerde tutuldu. Üstelik onlar ceza da almamıştı.
Şimdi bu ülkede çağdaş bir demokrasisi var diyebilecek miyiz?
Bu rezillikler ancak diktatörlüklerde olur. 
Bu yanlış işlerden de kandırıldık diye sıyrılmak topu cemaate atarak kurtulmak mümkün değildir. Hani Ergenekon davasının bir savcısı vardı ne oldu o savcıya?. Diktatöre diktatör denir başka bir şey denmez. 
Kimdi o meydanlarda 'ben bu davanın savcısıyım' diyen muhterem?
Davanın gerçek savcısına da yol verdiniz Ermenistan'a kaçsın diye. Sizlere bağlı savcılar harekete geçerler  kaldırırsınız ana muhalefet partisi genel başkanının dokunulmazlığını hatta yargılayıp ceza verirsiniz hatta Silivri'ye de gönderirsiniz sizlerden de bu beklenir.
Bundan hiç şüphemiz yok.
Ama beni üzen partinin genel başkanına suç duyurusunda bulunuluyor. CHP İlçe örgütünden ses yok. Bu ne biçim bir zihniyet? Eğer siz de korkuyorsanız bu faşist diktatörlükten, bırakın görevi derhal istifa edin.
AKP İlçe Örgütü tüm mahalleleri ziyaret ediyor, milletvekilleri ile İl yönetimi ile Anayasa değişikliği konusunda, Başkanlık sistemi konusunda halkı ikna turlarına başladı siz hala balayı turlarına devam ediyorsunuz. O beğenmediğiniz Gara Şavkı İlçe Başkanlığı döneminde, 30 bin borüşür bastırdı referandumda ve tek tek, köy köy (şimdi mahalle) gezerek o broşürleri dağıttı. Anayasa değişikliğine neden hayır denmesi gerektiğini halkımıza anlatabilmek için ve yine hatırlayınız Büyükşehir Yasası için bir o kadar broşürü de dağıttı. Gaflet ve dalalet uykusundan uyanma zamanınız gelmedi mi? 
Başkanlık sistemi ve eyalet sistemi Türkiye’yi bölme projesidir. Amerikan Kara Kuvvetleri dergisinde yayınlanan büyük orta doğu projesinin hayata geçirilmesi için planlanmış bir alt projedir. Haydi siz de çıkın mahallelere gerçekleri halkımıza anlatın ne duruyorsunuz.