Lig’in adına yakışır Süper Alanyaspor’u takip ettik haftalar boyu… Adeta, Bektaş Tepe’de konuşlanmıştık… Alanyaspor tohumunun atıldığı, yeşillendiği, filizlendiği Kale ve harika deniz manzaralı… Rakiplerini tık nefes bırakan, herkesin gıpta ile baktığı, bileği bükülmez Turuncu-Yeşillilerle, ‘Yenilmez’ unvanımız ile zirve keyfini yaşıyorduk…
2020-21 model Alanyaspor’da Moubandje, Bareiro, Davidson ve Babacar aşıları tutmuştu… Oyunsa oyun, skorsa skor, puansa puan… İstikbalimiz pırıl pırıl, ufkumuz açık… Alanyaspor’la öyle havalıyız ki, her yer günlük güneşlik, bakanın gözlerini kamaştırıyoruz…
Şemsiye bir anda tersine döndü!..
Ligin başlama düdüğü ile birlikte Eylül, Ekim, Kasım zafer aylarımızdı. Bu üç aylar Alanyaspor adına ne denli bereketli ise; muz, avakado, narenciye üreticilerimiz adına öyle sıkıntı yüklüydü, buluta, yağmura hasret, havalar kurak… Aralık’a adım attık, yağmurlar bastırdı, Alanyaspor’da şemsiye bir anda terse döndü…
Önce Ankara’da Gençlerbirliği’ne, ardından İzmir’de Göztepe’ye çelmelendik. Bize yakışmadı… Peşpeşe 6 puan kaybı ile lig tablosunda takımlar 6-7 sıra aşağı kayar… Meğer ne büyük takımmışız, 6 puanımızı bir çift maçta heba etsek de, peşpeşe tökezlesek de hala lideriz, takipçilerimiz Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş!..
Haydi girelim maça… Takımlar seremonide; Paris’te yaşanan ırkçı söylemi protesto amaçlı “No to Racism – Irkçılığa Hayır” tişörtleriyle boy gösteriyordu. İzmir depremi ile rötara uğrayan Göztepe randevumuz, yaraları sarma maçımızdı… Yılların Göztepe’sinin karşısına Efecan, Moubandje ve Caulker gibi üç as kramponumuzdan yoksun çıktık.
Yine de motive, ataktık, maça çok baskılı bir giriş yaptık, seri top çevirmelerle galibiyet için saldırdık. İlk 15 dakika Salih, Bareiro, Babacar ve Bakesetas’la Sarı-Kırmızılılara nefes aldırmadık. Geriye uzatılan geri paslarda bile Göztepe kalecisine pres bastık, İrfancan topu oyuna sokamıyor, sağa sola savurmak mecburiyetinde kalıyordu. Derken rakip presimize presle karşı koyup, oyuna ortak olmaya başladı. Babacar bile gerilere koşup kalemizden top uzaklaştırdı.
Genç Ahmet’den harika kurtarış
En yüreklerimizi hoplatan enstantane ise 40. dakikada yaşandı. İkinci kez ilk onbirde sahaya sürülen ve ilk dakikalardan itibaren solda Halil ve Tripiç’e yakın markaj ve pres basan genç Ahmet Gülay’dı pozisyonun kahramanı. Sol kanatta topla buluşan Göz Göz’ün Soner’i çaprazdan ceza sahamıza hızla sarktı, kendisini karşılamaya gelen Marafona’nın üzerinden aşırdığı top kalemize girmek üzereydi ki, Ahmet harika bir depar ve püskürtücü darbesi ile topu tam çizgiden uzaklaştırdı. Meşin yuvarlağı kalemizden def eden genç futbol delikanlımız, ağlara kendi takıldı, ayakta alkışlandı… İlk yarıda çok pozisyon, çok serbest atış, çok korner verdik İzmirlilere… Bakesetas’ın
şut denemesi ile kaleyi yoklaması ve Salih Uçan’ın da sarı kart görmesiyle ilk yarı golsüz noktalandı…
Dozu kaçan sertliğe prim tanınınca…
Şarj eden Turuncu-Yeşilliler ikinci 45’e çok arzulu, ihtiraslı, baskılı başladı. Juanfran’ın ortasında Babacar vurdu ama top ayağına tam oturmadı, akabinde Guillerme’nin isabet kaydeden sert vuruşunda Marafona topu can havliyle tokatladı. Derken topu biz rakip kaleye taşıdık, Siopis’in uzattığı topa Babacar’ın darbesi, peşinden genç Berkan’ın vuruşu, Göztepe kalecisi İrfancan gününde…
Alparslan, Halil ve Guillerme’nin hayli sert müdahalelerinde mülayim kalan hakem Ali Şansalan, Göztepe’nin sertliğine bütünüyle prim tanırken Salih’in ceza alanında topla düşüşü ve bir başka penaltı kokan pozisyonumuzda da duyarsız kaldı.
Hücumlarımız panik ataka dönüştü
Alanyaspor sahada penaltı isyanını yaşarken, 69’daki Göztepe kontratağında topla buluşan Halil’in uzak noktaya ortasında Tripiç’in volesi ile topu ağlarımızda gördük. Bu gol çok kırıcı oldu, yılmadık, rakip kalede gol aradık ama rakip savunmasını iyice sıkıştırıp, alan daralttı. Gol varyasyonlarımız da panik atağa dönüştü…
Şansalan’ın, gol şansımızı alması bir yana, gittikçe dozu artan sertlik ve profesyonelce süre eritme taktikleri sahadaki futbolcularımıza saç baş yoldurttu, centilmen Bareiro’muzu bile çıldırtıp karta tutsak etti.
Sakatlık ve Var incelemeleriyle sıkça kesintilere uğrayan müsabaka 100. dakikaya kadar sarktı ki, Marafona’nın bile kalesini boşaltıp gol aradığı maçı ne yazık ki yenik kapadık. İzmir’den de puansız dönmemiz, moral ve özgüven açısından son derece yıkıcı oldu… Hele ki, Sergen’in form tutan Beşiktaş’ı kapıya dayanmışken…