İlişkiler hayatın olmazsa olmazı. Aile ilişkileri, sosyal ilişkiler, romantik ilişkiler… Kimimiz kolayca bir diğeriyle ilişki kurabilirken, kimimiz iletişim kurmakta dahi zorlanırız. Kimimiz romantik ilişkilerde başarılıyken, kimimiz sosyal ilişkilerde daha verimliyiz. Kimimiz ilişkilerde diğer kişiye ‘’hayır’’ demekte zorlanırken, kimimiz ilişkiyi kendi isteklerimize göre yaşamaya çalışırız. Örnekler uzar gider. İnsanlar çeşit çeşit, dolayısıyla ilişkiler de çeşit çeşit…
Peki insan ilk ilişkiyi kiminle deneyimler? Ne zaman başlar ilişkiler?
İnsan ana rahmine düştüğü anda bir diğeriyle ilk bağını kurar; göbek bağıyla. Doğuma kadar geçen sürede yalnızca fizyolojik ihtiyaçların karşılandığı bu ilişki biçimi, doğumdan sonra yavaş yavaş değişmeye ve duygusal bir bağ gelişmeye başlar. Bağlanma kuramcılarından John Bowlby’ye göre bebek dünyaya gelirken anne ile hiçbir bağı yoktur. Zaman ile ilk 10 ay içerisinde bağ oluşmaya başlar. (Anne ile kastedilen bebeğe bakım veren kişidir; annenin olmadığı durumlarda baba, büyükanne, bakıcı ile de aynı bağ kurulmaktadır.)Diğer yandan Bowlby; anne-bebek duygusal ilişkisinin yetişkin yaşamında ortaya çıkabilecek ruhsal sorunlar üzerinde de etkisi olduğunu dile getirmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere anne-bebek ilişkisinin hayati bir önemi vardır.
İlişki temasla başlar, bağ kurma süreciyle devam eder. İlk ilişki deneyiminin dünyaya geldikten sonra ki ilk aylarda geliştiğinden bahsetmiştim. Aynı şekilde anne ile kurulan ilişki türüne bağlı olarak bebek farklı bağlanma türlerini deneyimleyecektir. Anne ile deneyimleyeceği bağlanma türü hangisi ise yetişkin yaşamında da kuracağı ilişkiler bu yapının üzerine gelişecektir.
Anne ile kurulan ilişkiye bağlı olarak 3 farklı bağlanma türü ortaya çıkıyor:
1. Kaçınan Bağlanma: Kaçınan bağlanma stiline sahip kişi insanlara güvenmekte sorun yaşar, dolayısıyla kimseye güvenmez. İnsanlardan zarar göreceğini, kullanılacağını düşünür. Yanına yaklaşan kişinin kendinden çıkarı olduğuna inanır, bu nedenle yanına kimseyi yaklaştırmaz kolay kolay, mesafelidir. Bu tutumları ile bir kirpiye benzediği söylenebilir. Genellikle yüzeysel ilişkiler kurar, bağlılık söz konusu olduğunda zorlanma yaşar. Romantik ilişkilerinin süresi 3-6 ayı geçmez. Hiçbir yere, hiçbir kimseye ait olmak istemez. Rüzgarda savrulan naylon torbadan farkı yoktur aslında. Sorsanız bu halinden memnundur, olması gerektiği gibidir. Ancak içinde bir yerlerde güven, sevgi, aidiyet duygusu eksikliğini hisseder. Tek başına yaşamaya çalışmaktan yorulduğunun farkında değildir. Bir kimseye ihtiyacı olsa dahi bunu kabul etmez. Bencildir, yaşamında her koşulda öncelik kendisindedir.
2. Kaygılı Bağlanma: Bir başkası olmadan yaşamını sürdüremez. Sahip olduğu ilişkiler kendine zarar verse dahi ilişkiyi sonlandıramaz. Tek başına kalmaktan korkar. Kendi başına karar veremez, her zaman bir başkasının onayına ve desteğine ihtiyaç duyar. Koala gibi tasvir edilebilir; bir başkasına yapışık bir şekilde yaşamaktan oldukça memnundur. Sürekli endişeli ve tedbirlidir, dolayısıyla özgüven problemi ortaya çıkar. Farklı görüşleri olduğunda dile getirmekte zorlanır. Ayrılıklar, vedalar oldukça acı
verici sancılıdır. Herhangi biten bir ilişkinin ardından hemen bir başka ilişkiye doğru yol alır. Yalnız kalmaya tahammülü yoktur.
3. Güvenli Bağlanma: Sağlıklı olan bağlanma stili budur. Olması gerektiği şekilde bir başkasına güvenebilir. İlişkilerde olumsuz deneyimler yaşasa dahi güven konusunda zorlanma yaşamaz. Derin, anlamlı ve nitelikli ilişkiler kurar, kendini açmakta zorlanmaz. Ayrılıklarda, kayıplarda acısını yaşar ancak yaşamına da devam eder. Kendi özerk yaşamını kurabilir; hem köklerine bağlıdır hem de özgürlüğünü kazanmıştır. İlişkilerde objektiftir. Hatası olduğunda kabul eder, sorunlar karşısında yapıcıdır.
Yazının başında da belirttiğim gibi ilişkilerimizin temelinde bu bağlanma stillerinden herhangi birisi yer alır. Kurduğunuz ilişkileri ve ilişkilerde sergilediğiniz tutumları gözden geçirin. Bağlanma/güven konularında zorlanma yaşadığınızı fark ederseniz profesyonel destek almaktan çekinmeyin.
Belki de yıllardır ilişkilerde zorlanmanızın sebebi doğru bildiğiniz yanlışlardır…
- - - - -