Beslenme düzenimizi tamamen değiştirecek bir bayram daha geldi çattı. Bayram telaşı ve ziyaretleri nedeniyle öğün saatleri ve düzeni tamamen karışacak. Bir yerlere yetişme kaygımız olmadığı için biraz daha geç kalkıp ve kahvaltı ile öğle yemeğinin birleşiminden oluşan bir öğün tüketeceğiz muhtemelen. Ancak biraz rahatlama olsa da sağlığımızı da düşünerek hareket etmeliyiz. Sağlıklı bir bayram geçirmek için doğru besin seçimi, kurbanlık kesimlerinin doğru şekilde yapılması, gıda güvenliği, etlerin saklanması, hazırlanması ve pişirme yöntemlerinde bilinçli davranmak gerekiyor.
Tüm aile bireylerinin bir araya geldiği, zevkle ve özenle hazırlanan sofralarda ağız tadıyla yemeklerin yendiği bayramlarımızda özellikle tatlı tüketimimiz artar. Kurban bayramında tatlı tüketimine ek olarak kırmızı et tüketimimiz de oldukça artmaktadır. Akdeniz beslenme tarzından dolayı daha çok sebze ağırlıklı beslendiğimiz için kurban bayramında kırmızı et tüketiminin artması birçok bölgeye göre bizi daha çok etkilemektedir. Beslenme düzenimizde oluşan bu değişikliklere karşı gerekli önlemleri almazsak istemediğimiz birtakım durumlarla karşılaşabiliriz. Bayram süresince beslenmemize dikkat ederek sindirim güçlüğü, mide ağrısı ve krampları, bulantı, kabızlık, reflü gibi sindirim sistemi sorunları, kalp çarpıntısı ve tansiyon yükselmesi gibi genel sağlık sorunları ve besin zehirlenmeleri riskini azaltmış oluruz.
Kurban bayramında genel olarak konuklarımıza et ağırlıklı besinler ikram ederiz; ancak yapılacak bazı hatalar sağlık sorunlarına neden olabilir. Kurban bayramını daha sağlıklı geçirmek istiyorsak birkaç tane püf noktasına dikkat etmeliyiz. Bunlar :
Kurbanlığınızı satın almadan önce veteriner kontrolünden geçtiğine emin olun. Uygun kesim şartlarını sağlamanız sizin ve sevdiklerinizin sağlığı açısından önemlidir.
Sakatatlardan, yani kurbanlığın iç organlarından mümkün olduğunca uzak durun. Çünkü sakatatlar kolesterol ve doymuş yağ bakımından oldukça zengindir.
Kurban eti, hayvan kesildikten hemen sonra tüketilmemelidir. Çünkü kurbanlık kesildikten hemen sonra et sert ve lezzetsiz olur; ayrıca sindirimi de oldukça zordur. Bu nedenle özellikle sindirim sistemi rahatsızlığı olanlar buna daha çok dikkat etmelidirler. Etler kesimden ortalama 24 saat sonra tüketilmelidir.
Et ve et ürünleri protein açısından zengin olduklarından sıcaklık değişikliklerinden daha çok etkilenirler ve daha çabuk bozulurlar. Bu nedenle etleri buzdolabında en fazla 4 derecede  2-3 gün, buzlukta -2 derecede 7 gün, derin dondurucuda -32 derecede dondurulduğunda maksimum 3 ay saklamalıyız. Dondurulmuş etleri çözdürme işlemini ise balkona veya mutfak tezgahına koyarak, kaynar suya atarak değil; mikrodalga fırında, buzdolabının soğutucu bölümünde veya akan su altında yapın. Çözdürdüğünüz etleri ise asla tekrar dondurmayın. 
Etlerin hazırlanırken çok dikkatli olunmalıdır. Etlerin görünür yağları tamamen ayrılmalıdır. Hazırlama işlemi sırasında etler ve diğer besinler ayrı doğrama tahtalarında ayrı bıçaklarla doğranırsa besin zehirlenmesi ihtimali azaltılmış olur. Çiğ etlerden damlayan suların hiçbir besinle temas etmediğinden emin olun. Et doğramadan önce ve et doğradıktan sonra elinizi çok iyi yıkadığınızdan emin olun.
Etleri pişirirken daha sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih edin. Kızartma ve kavurma sağlık risklerini artıran pişirme yöntemleridir. Bu nedenle etleri bu pişirme yöntemleri yerine haşlama, ızgara, fırında veya sebzelerle birlikte tencerede pişirme yöntemlerini tercih edin. Izgara yaparken vitamin kaybını en aza indirmek ve dumanın içinde yer alan zehirli maddelerin ete geçmesini engellemek için etlerin ateşten en az 15 cm uzakta olmasına dikkat edin.  Etleri, kömür tamamen yandıktan ve yarı kor halini aldıktan sonra pişirmeliyiz.
Et yemekleri yaptığınızda yanında mutlaka salata da yapın. Sebze tüketiminin azalıp et tüketiminin normalin çok üzerine çıkması bayramda kabızlık sorunu il de karşılaşmanıza neden olabilir. Ayrıca etlerin yanında yiyeceğiniz sebzeler C vitamini içerdiğinden dolayı etteki demirin emiliminin de artmasına yardımcı olarak kansızlık sorununun çözümü için de size yardımcı olur. 
İçerisine et veya kıyma giren yemekler ekstra yağ eklenmesine gerek yoktur. Çünkü etlerin dokuları arasında yer alan doku içi yağlar ısının etkisi ile erir ve yemeklere lezzet katar. Bu nedenle pişirdiğiniz etli sebze ve kuru baklagil yemeklerine ekstra yağ eklemenize gerek yoktur. 
Kuyruk yağı ve iç yağı, kalp ve damar sağlığını tehdit eden yağlardır. Bu nedenle bu tür yağları tercih etmeyin.
Etler çok yüksek ısıda pişirilmemelidir. Çünkü yüksek ısıda etin sadece dış yüzeyi pişer ve hızla katılaşır. bu nedenle iç yüzeyi çiğ kalabilir. Çiğ etin tüketilmesi ise besin zehirlenmesine neden olur.
Sofrada etler dışında diğer besin gruplarına da yer verilmelidir. Sebze yemekleri, salatalar, süt, yoğurt, ayran ve cacık gibi süt ürünleri de sofrada yerini almalıdır. özellikle etlerin yanında salata mutlaka tüketilmelidir, çünkü sebzelerden alacağımız C vitamini etten alacağımız demirin yararlılığını artırır. Ekmek olarak tam buğday veya çavdar ekmeği tercih etmeli; pilav tercihinizi ise bulgur pilavından yana kullanmalısınız. 
Et tüketiminde aşırıya kaçmamalı; öğünde ortalama 3-4 köfte(10-12 parça kuşbaşı et veya 90-120 gram) kadar etten fazla tüketmemelisiniz.


Sevdiklerinizle geçireceğiniz mutlu ve sağlıklı bayramlar...


      Diyetisyen Yavuz Çetin

- - - -