Bu gazeteci milletinin, özelikle “köşe yazarı” kısmına, kendim de dahil olmak üzere oldum olası “gıcık” olmuşumdur…
Yollardaki kum taşıyan kamyonların yarattığı “fazla tonaj tehlikesinden” tutun, sürüngen hayvanların “cinsel yaşamla ilgili sorunlarına” kadar her halttan anlarlar…
Ya da ne bileyim, Colombia’da gelinin annesinin, gerdeğe giren çiftin yatağının kenarına oturup, “ilk ilişkiye şahitlik ettiği” geleneğinden tutun, su aygırından sağılan sütün pembe renkli olduğu bilgisine kadar her konudan haberleri vardır…
Yüce Rabbim, bu mübarekleri “insan” olarak değil de, “Meydan Larousse Ansiklopedisi” olarak yaratıp, piyasaya dürmüş sanki…
O derece “bilgili gibi dururlar” yani…
Gel velakin, bazılarının beyinlerindeki “kelime hazinesi” 80, bilemedin 180 adet olduğu için, döner döner aynı şeyleri söylerler ki, ayrı mevzu…
Bu mevzuya girersek durduk yerde “çarşıyı karıştırırız”, şimdilik gereği yok…
Yüce Rabbim tarafından, “canlı ansiklopedi” gibi yaratılıp, piyasaya sürülen bu tiplerin en önemli “uzmanlık alanlarından” birisi de siyasettir…
Tıpkı şahsım gibi, değme politikacılara “taş çıkartırlar” Alimallah…
Kendi kendimin “kıçını kaldırmak” için söylemiyorum bunları yanlış anlaşılmasın sakın…
Geçtiğimiz günlerde AKP Alanya İlçe Kongresi ve CHP Alanya İlçe Teşkilatı ile ilgili yazdığım yazıların “curk diye oturmasından” biliyorum…
İşte buradan yola çıkıp, “cesaret alarak” kendi kendime gaz verdim ve “oldu olacak, bugün de MHP’nin durumuna el atayım bari” dedim…
Öyle ya, iki partiyle ilgili “çok değerli fikirlerimi” beyan etmişim, MHP’yi atlarsam “yerelde iktidar olan” partiye ayıp etmiş olurum…
Hazır “yerelde iktidar olan parti” demişken, buradan devam edelim...
Alanya'da seçim kazanmış, “yerel iktidar partisi” olan MHP'nin, Ocak 2015'te yapacağı kongre,  gerek medya gerekse kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor…
Dolayısıyla parti içerisindeki “kulis çalışmaları” ve başkan adayı olarak çıkacak isimler büyük merak uyandırıyor…
İşte bu “meraklı insanların” duygularına hitap edebilmek adına kendimce yaptığım gözlemlerden bazı “önemli sonuçlarla” birlikte, başkanlık koltuğu için bir de isim çıkardım…
Şöyle ki…
30 Mart 2014 seçimlerinde “vatandaşla kucaklaşarak” Alanya Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanan MHP'nin, “vatandaştan kopmadan” dirsek temasını devam ettirebilmesi için, teşkilat yapılanması büyük önem taşıyor…
Çünkü MHP'nin “halk tipi Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'in” siyasetçi profiline benzeyen, “halka yakın, toplumun içinde” olan bir başkan ve yönetimine ihtiyacı var…
Siyasetin “sermayesi” insan olduğuna göre, MHP'de çıkacak aday veya seçilecek ilçe başkanı hem kendi tabanını, hem de halkı kucaklayabilmeli…
Başarı çıtasını daha ileriye taşıyıp, önümüzdeki genel seçimlerde sandıktan “başarılı” çıkabilmesi için, yerel seçim sürecinde ve sonrasında “vatandaşla sağlanan sıcak temasın” devam ettirilmesi, MHP için “zorunlu istikamet”…
Bu istikamette kazasız, belasız ve sorunsuz ilerleyebilmek, bir başka deyişle “lastiği patlatıp, uçuruma yuvarlanmamak” için, “parti tabanını kucaklayabilen”, üyelerle, delegelerle sürekli iç içe olan, vatandaşın ulaşıp derdini anlatabildiği ve “toplumda karşılığı olan” bir aday profili lazım…
İşte bunların hepsinin birleştiği pencereden bakınca, adaylığa, başkanlığa en yakın isim olarak, mevcut Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı “Yücel Apaydın” görünüyor…
Apaydın, halka daha yakın olması ve dilinden anlamasının dışında, “mücadeleci, tuttuğunu koparan, arazide çalışabilen” yapısıyla ve “sahiplenme duygusuyla” da dikkat çekiyor…
Öte yandan, güçlü bir teşkilat yapılanması ve vatandaş taleplerinin karşılanmasında MHP teşkilatı ile Alanya Belediyesi arasındaki” uyum ve işbirliği” de son derece önemli bana göre…
Parti teşkilatları ile belediye başkanları arasındaki “uyumsuzluk”, gelecek seçimler için de büyük risk oluşturur…
Apaydın ve Başkan Yücel'in benzer özelliklere sahip birer siyasetçi profiline sahip olmaları, sözünü ettiğim ve önemini vurguladığım “uyumun başlangıcı” olabilir…
Yerel seçimlerde Alanya Kalesi’ne üç hilalli bayrağı dikerek “büyük ve tarihi” bir başarıya imza atıp, “kazandığı zaferle birlikte, ilçe başkanı olarak misyonunu tamamladığını düşünen” Cafer Hoca’nın “aday olmayacağım” açıklamasıyla başlayan süreci “dikkatle” takip edebildiğim, bu esnada da “tanımaya çalıştığım” kadarıyla, Yücel Apaydın’la ilgili süzgecimde kalanlar bunlar…
Ve bunların hepsi “şahsi fikrim”…
MHP İlçe Kongresi’nde “aday olmayı” düşünen başka isimler de olabilir doğal olarak…
Bu yazı, varsa aday olmayı düşünen başka isimlerin “kötü olduğu” anlamına asla  gelmez…
Bunu da özellikle vurgulayalım ki, anaları “öküz altında buzağı arasın” diye doğurmuş olanlar “fazla mesai” yapmasınlar…