Bu sahilde bu sabahta
Yağmur altında duran ben
Kocaman bir adam
Martı seslerini dinliyorum
Onlara simit ekmek atıyorum
Bir lokma bana bir lokma onlara
Bir lokmada denizin kıyısında
Bizi izleyen belkide dinleyen
Alaca renkli balıklara
Ah bir yudum çay olsaydı
Ne güzel olurdu
Olsun zaten üşümüyorum
Yağmur nasıl yağarsa yağsın önemli değil
Koca bir vapur siren sesiyle geliyor
Ardından devasa bir gemi
Bütün ihtişamı ile geçiyor
Martılar korkup
Gökyüzüne uçup kayboldular
Balıklar ürktü denizin derinliklerinde kayboldular
Bir lodos bir firtına
Burada durmak imkânsız
Eve mi gitsem acaba sessiz ve sakin adımlarla

Başım önde ellerim cebimde
Olmaz birazda balıkçı teknelerini izleyeceğim
Ağlarına takılan balıkları izleyeceğim
Ve çırpınışlarını ve çırpınırken tükenişlerini
Sonra dalgaların sahile vuruşlarını izleyeceğim
Ve sonrada dinleyeceğim
Deniz beynimde olacak okyanus
Ve okyanusta firtınalar koparacağım
Bir martı olup gökyüzüne dalacağım
Bulutlarla savaşacak damlaları yutacağım
Yağmur olup, kar olup, dolu olup yağacağım
Kimse önümde duramayacak
Sonra bir bakmışımki denizin derinliklerine dalmışsın
Balık olmuşum gemilerle yarışmışım
Balık ağlarından kurtulup balıkçı oltaları ile dalga geçmişim
Sonrada deniz dalgaları sahilde üzerime vurmuş
Sahilde bekleyen ufacık, tefecik, minnacık Bir adam olmuşum