Yine okumaktan başka bir şey yapmadığımız sıcak bir yaz günü…
Aslında okuduğunu unutmak mümkün. Daha doğrusu çoğu zaman unutuyorsun ama mahiyeti seninle kalıyor. Bu da tomurcuğun suyu, gübresi özetle gıdasıdır.
Dostluk üzerine okuyorum. Yazarın her cümlesi anlamlı ama “anlam” hala geçerli mi günümüzde?
Çokluk ve yokluk günlerinde temeli en çok sarsılar şey de insan ilişkileridir. Bir sıkıntıya düştüğünde yani yoklukla dostluk da sınanmış oluyor. Ya da her şey o kadar çok ki, bir dostun yerine onlarca “arkadaş” doldurdu boşluğu. Yalnız, bir şeyler hep eksiktir, peki ne?
Şimdilerde insanlar başka şeylerle daha çok meşgul. Ama susuz evler, aç odalar hala çok!
Sınıfta kaldığımız konudan biridir dostluk. Evlat, eş, insan…birbirinin toplamında her şeyden biraz var ya da yok…
Çoğu şeyin ateş pahası olduğu günlerde dostluk da neyin nesi diye düşünenler de haklı. Ufalıp dökülen değerlerin getirdiği hatırsızlıkla cansız olan her şey pahalanırken önemli olan gitgide ucuzlayacak tabii.