Alanya Bir Çiftlik, Siz De Kahyası Değilsiniz!
Son olarak Gençlerbirliği karşısında alınan 5-0'lık hezimetin ardından basın toplantısında yine aynı nakaratı dinledik: "Türkiye'ye geldiğimden beri en kötü günümüzü yaşadık." Hayır Bay Pereira, bu sizin değil, Corendon Alanyaspor taraftarının ve bu camianın vizyonunun yaşadığı en kötü süreçtir.
Bugün köşemde, Alanya'daki bu derin sessizliğin ortasında, doğrudan muhatabına yazılmış açık bir mektuba ayırıyorum. Çünkü bu şehirde Joao Pereira ve ekibini kendine sarsacak, taraftar ya da medya baskısı yok. Herkes susuyor diye, işlerin yolunda gittiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yönetim tazminat için mi susuyor acaba?
Sayın Joao Pereira,
Bu mektup, Trendyol Süper Lig'de her geçen hafta eriyen, yok olan ve göz göre göre küme düşme felaketine doğru sürüklenen bir kulübün sessiz çığlığıdır. Geçen sezon malum ligin en fazla berabere kalan takımıydı Alanyaspor. Zor kurtardık desek yalan olmaz. Bu sezon başladığından beri Alanyaspor'da ne bir oyun felsefesi görebildik ne de takıma umut veren bir ışık. Kadroda seçiminiz iyi performans gösteriren oyuncuyu bir anda yedeğe çekmeniz. İlk 11'le adeta bir yapboz gibi oynuyorsunuz. Ne yaptığını bilmeyen bir takım. Genlere tecrübe kazandırmak ve kazanmak istemenizi bu konudaki kulüp politikasını anlıyorum ama uygulamanız yanlış. Sürekli yaptığınız bu mantıksız oyuncu değişiklikleri ve kadro seçimi takımı ileriye taşımak bir yana dursun, ligin ilk haftalarında iyi olan savunma ki iyi oyunu da bozdu.
En acısı da ne biliyor musunuz? Alanyaspor artık denk takımları geçtik, ligin en zayıf halkalarına bile cömertçe puan dağıtan bir "hayır kurumu" haline geldi. Sahadaki bu acizliğin sonu, bu şanlı kulübün küme düşmesidir. Ama siz Pereira ve ekibi, bu tehlikeyi göremeyecek kadar gerçeklerden kopuk bir dünyada yaşıyorsunuz. Hesapta duran top organizasyonu için ayrı bir antrenör çalıştırıyorsunuz. Duran top kazanıldığında kaç tane iyi bir organizasyon gördünüz?
Futbolun yazılmamış bir kuralı vardır Bay Pereira; işler kötü gittiğinde, doku uyuşmadığında teknik direktörler ceketini alır ve istifa eder. Bu hem kulübe hem de taraftara duyulan saygının bir gereğidir. Fakat sizde bu erdemi göremiyoruz. İstifa etmeyi aklınızdan bile geçirmiyorsunuz.
Neden istifayı düşünesiniz ki? Alanya sizin için adeta bir cennet, kulüp ise adeta bir çiftlik! Ne ensenizde soluğunu hissettiren ateşli bir taraftar baskısı var ne de sizi her gün manşetlerle eleştiren sert bir yerel gazeteci... Bu muazzam konfor alanının keyfini sürüyorsunuz. Maç kazanıldığında başarı sizin, kaybedildiğinde ise suç hep başkalarının, öyle değil mi?
Her mağlubiyet v e puan kaybında faturayı başkalarına futbolculara kesiyorsunuz. Gençlerbirliği maçından sonra bile "Oyuncularım pes etti, odaklanamadılar, amatörce gol yedik" diyerek suçu yine üzerinizden attınız. Unutmayın Bay Pereira; oyuncuları maça odaklayamayan, takımı sahada pes ettiren kişi aynaya baktığınızda gördüğünüz kişidir, yani teknik direktördür! Bu takımı yönetemediğinizi, bu gömleğin size birkaç beden büyük geldiğini ne zaman kabul edeceksiniz?
Alanyaspor sahipsiz değildir. Burası kimsenin başarısızlıklarını örtebileceği, sorumluluktan kaçarak gününü gün edebileceği bir yer hiç değildir. Camianın ve taraftarın sessizliği, olan biteni görmedikleri anlamına gelmez.
Yol yakınken, bu takımı daha fazla uçuruma sürüklemeden yapmanız gereken tek bir onurlu hareket kaldı.
İstifa edin Bay Pereira. Alanyaspor'un yakasından düşün!