Alanya'nın en önemli ulaşım arterlerinden biri olan çevre yolunda son günlerde dikkat çeken bir çalışma yürütülüyor. Trafik lambalarının bulunmadığı bazı yaya geçitlerinde kaldırım taşları sökülüyor, geçiş noktalarında düzenlemeler yapılıyor. Ancak ortada ciddi bir eksiklik var. Kimse tam neyin yapıldığını bilmiyor. Çünkü ortada herhangi bir bilgilendirme tabelası bulunmuyor.
Çalışmanın amacı nedir?
Mevcut yaya geçitleri kaldırılacak mı?
Yerlerine farklı bir uygulama mı gelecek?
Alternatif bir çözüm mü planlanıyor?
Ortalıkta dolaşan sorular çoğalıyor, ama cevap veren bir merci yok.
Hal böyle olunca da aklımıza ilk gelen soru da şu oluyor:
"Bu yaya geçitleri kaldırılırsa biz karşıya nasıl geçeceğiz?"
Özellikle Oba ve Tosmur hattında bu soru son derece önem taşıyor. Çünkü çevre yolunun iki yakası artık birbirinden bağımsız bölgeler değil. Yolun bir tarafında okullar, diğer tarafında konutlar yer alıyor. Haftanın belirli günlerinde kurulan semt pazarlarına ulaşmak isteyen yüzlerce insan bu geçiş noktalarını kullanıyor. Öte yandan, Alanya'nın sağlık yükünü taşıyan ALKÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi de bu güzergâh üzerinde bulunuyor.
Bu nedenle meseleye yalnızca bir yaya geçidi düzenlemesi olarak bakmak doğru olmaz. Buradaki konu, doğrudan günlük yaşamın kendisini ilgilendiriyor. Sabah okuluna gitmeye çalışan öğrenci, hastaneye ulaşmak isteyen vatandaş, alışverişten dönen aileler, çocuk arabasıyla yürüyen anne babalar, yaşlılar ve engelliler için bu geçiş noktaları hayati önem taşıyor.
Mutlaka yetkililerin trafik güvenliğini artırmak, ölümlü kazaları azaltmak ve araç trafiğini daha akıcı hale getirmek gibi son derece makul gerekçeleri olabilir. Yapılan çalışma belki de tam olarak bu amaçlara hizmet edecek bir proje kapsamında yürütülüyordur. Ancak hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, kamuoyunun bilgilendirilmesi bir tercihten öte, zorunluluktur.
Ne yazık ki son yıllarda şehir planlamasında sıkça karşılaştığımız bir anlayış var. Trafiği rahatlatmak adına yayayı ikinci plana iten düzenlemeler yapılıyor. Araçların hızını artırırken insanların günlük hayatını zorlaştıran uygulamalar devreye sokuluyor. Oysa modern şehircilik yalnızca araçların değil, insanların da rahat hareket edebilmesini gerektirir.
“Eğer mevcut yaya geçitleri kaldırılacaksa, öncelikle onların yerine daha güvenli ve daha konforlu alternatifler hazırlanmalıdır. Alt geçit yapılacaksa engelli erişimine uygun olmalı, üst geçit yapılacaksa yaşlıların ve çocukların kullanımını zorlaştırmamalıdır. İnsanları yüzlerce metre dolaşmaya mecbur bırakan çözümler, zamanla kullanılmaz hale gelir ve amacına ulaşamaz.’’
Unutulmamalıdır ki insanlar günümüzde yaşamlarını mevcut ulaşım düzenine göre şekillendiriyor. Bir yaya geçidinin, kavşağın veya üst geçidin bulunduğu nokta yalnızca bir ulaşım detayı değildir. O bölgede yaşayan birçok kişi evini alırken, iş yerini açarken, okulunu seçerken ve günlük hayatını planlarken bu mevcut düzeni dikkate almıştır. Yapılacak her değişiklik, doğrudan insanların yaşam alışkanlıklarını ve sosyal hareketliliğini etkileyecektir.
Bu yüzden öncelikle kamuoyuna açık ve net bir açıklama yapılmalıdır. Ardından da yayaların güvenliğini ve konforunu artıracak kalıcı projeler ortaya konulmalıdır. Çünkü çağdaş şehircilik, insanlara yolu uzatan değil, hayatı kolaylaştıran çözümler üretmeyi gerektirir.
Alanya devamlı büyüyor, nüfus devamlı artıyor, trafik devamlı yoğunlaşıyor. Bu nedenle yeni düzenlemelerin yapılması kaçınılmazdır. Ancak hiçbir düzenleme, vatandaşın karşısına "Ben yaptım oldu bitti. Sen bir şekilde idare et" anlayışıyla çıkmamalıdır. Şehirler araçların değil, insanların yaşadığı yerlerdir. Ve o insanların güvenli şekilde karşıdan karşıya geçebilmesi en temel kent haklarından biridir.
Bu günlükte yazımıza ‘’Alanya'da yayaların güvenle yürüyebildiği, araçların düzenli ve akıcı şekilde ilerleyebildiği, kimsenin mağdur edilmediği bir ulaşım sisteminin hayata geçirilsin" diyerek son noktamızı koyalım.
Kalın sağlıcakla...