Yerel yöneticilerin iyi niyetini suistimal ediyorsun, 'Köylüden para almayacağım' diyorsun, Çiftçi Malları Koruma Kurulu'nu kurduruyorsun. Yerel yöneticilere kumpası kuruyorsun, çiftçiye ödeme tebliğatı gönderiyorsun. Çiftçi kan ağlıyor, yanında yer almıyorsun. Çiftçinin ürünü para etmiyor, kendine dert etmiyorsun. Çiftçi ürününü sokağa döküyor, oralı olmuyorsun. Çiftçi sabah kalkıyor ağlıyor, akşam yatıyor ağlıyor, gözyaşını silmiyorsun, derdine çözüm üretmiyorsun. Çiftçiyi dertleriyle bırakıyorsun, Çiftçi Malları Koruma Kurulu'nu kurduruyorsun, çiftçinin aidatının peşine düşüyorsun. Oda üyeleri, 'Çiftçi Malları Koruma Kurulu kapatılsın' diyor, çiftçinin sesine kulak vermiyorsun, çiftçiye darde vuracağım diyorsun.
Çiftçi, 'Çiftçi Malları Koruma Kurulu kapatılsın' diyor, duymuyorsun, muhtarlar yalvarıyor dinlemiyorsun. Medya çftçinin derdini bildiriyor, hiç tınlamıyorsun. Herkes bağırıyor, isyana kulak tıkıyorsun.
Olmuyor Turgut Musluoğlu olmuyor. Madem çiftçinin hakkını hukukunu korumuyorsun, bırak da çiftçiye darbe vurma. Çiftçiler muhtaç olmuş kuru soğana. Çiftçiler soğanla ekmek yiyor, onu da ellerinden alma. Çiftçinin ürünü para etmiyor, cebindeki parayı Çiftçi Malları Koruma Kurulu'na aldırma. Bırak çiftçi kendi malını korusun. Bırak çiftçinin cebindeki 3-5 kuruş cebinde kalsın. Çorunun çoçuğunun rızkını aldırma. Çiftçinin cebinde parası yok, evinde ekmeği. Günlük bir öğün yemekle ayakta duruyor, çiftçi. Onu da alma çiftçi kardeşimizden.
Bırak Çiftçi Malları Koruma Kurulu inadından.
Çiftçinin cenazesinde ağlamıyorsun, düğününde oynamıyorsun, taziye çadırına uğramıyorsun. Çiftçinin zararını karşılamıyorsun, don olayında yanında olmuyorsun, felaketlerde üzülmüyorsun. Bırak çiftçiyi kaderiyle baş başa, bir de sen darbe vurma.
Çiftçiye yararın yoksa, zararın da olmasın. Çiftçinin göz yaşını silmiyorsan, bırak aksın ama bir de sen ağlatma. Benim çiftçim ağlasın ama sen ağlatma yeter.