Bugün ki konuma geçmeden önce küçük bir açıklama yapma ihtiyacı hissediyorum. Yapı gereği kimseyi kırmak istemeyen bir karaktere sahip olsam da yaptığımız isten dolayı ve halktan gelen mesajlara göre yazılara şekil verdiğimiz için kırdığımız birçok kişi olabiliyor. Tabi ki bu yazılarımız yüzünden arada gazete yönetiminin de zor durumda kaldığını biliyorum. Kolay gibi gözükse de yapılan eleştiriler yüzünden herkesi memnun etmemize imkan yok. Bize kalemi veren de, alacak olan da bu köşeyi bize verenlerdir. Kalem elimden alınıncaya kadar bildiğim doğrulardan ödün vermeyeceğim. Alanyasporun zor günler yaşadığı anlarda Camiayı sahiplenmeme tepki gösterenler olsa da bunu göğüsleriz ama camia içinde bu camiayı sahiplendik diye bize hakaret edene ses çıkarılmazsa işte o zaman bizde samimiyeti sorgularız.

Uzun zamandır taraftar konularında yazı kaleme almadım. Bunun sebebi de kırılgan bir yapıya sahip olan gruplarımızın şevkini kırmamak içindi. İyi niyetli çalışmalarını gördüğüm için gelen istekleri dikkate almadım. Lakin bu sezon o kadar mesaj aldım ki bu konuyu gündeme almak şart oldu. O yüzden kırılmaca, darılmaca yok. Nasıl ki övgü zamanı bunu veriyorsak sporseverin rahatsız olduğu konuyu da dile getirmek bizim görevimizdir.

'Suç ve Ceza’. Eğer bir yerde suç işlendiği zaman bu cezasız kalırsa daha sonraki evrelerde bu suç artarak devam eder. En son Güney ve Kuzey Kale arkasının ceza yemesi diğer taraftarları oldukça kızdırdı. Bunun sebebi ise ne küfür eden nede sahaya madde atanın ceza alması yerine toplu ceza verilmesidir. Türkiye’deki maçlarda hepimiz biliyoruz ki bu sistem doğru çalışmıyor. O zaman iş Kulüp yönetimlerine ve tribünü yönlendiren insanlara düşüyor. Daha önce olduğu gibi istenirse güvenlik görevlisi ifadesi ile ceza verilebilir. Yeter ki kayırma olmadan nokta atışlarla işlemler yapılsın

Burada ki sorun şudur. Burası diğer tribünler gibi bağımsız bir yer değil. Yani burada grup liderleri var ve kendi gruplarına söz geçirme veya geçirememe durumu var. Eğer önde tribün lideri olmasına rağmen maç içinde 3 kez küfürlü tezahürat yapılıyorsa bunun sebebini başka yerde aramak kolaycılıktır, günü kurtarmaktır ve de yarınlara davetiye çıkarmaktır. Kendi içinden yapılanı ört bas edip suçu başkasına atarsan bu tribünler bunu unutmaz ve hiçbir zaman hakimiyet kuramazsınız. Grup içinden veya etraftan küfür edeni, madde atanı tespit edip buna ceza aldırırsan işte o zaman bir daha olmaz. Ama ‘’o kardeşim, bu arkadaşım’’ diye kayırıp görmezlikten gelirsen daha çok ceza alırsınız. Küçük bir örnek vereyim. Bir zamanlar Göztepe maçında yaptığı eylem yüzünden kendi yetiştirdiğim kişi ceza alsın diye yönetime bildirmiştim. Yapılması gereken tam budur ki, bir daha kimse bunlara cesaret edemesin ve kimse zarar görmesin. Yazık değil mi? Bir daha ki sefere ceza artarak gidecektir.

Sonuç olarak, bir taraftar hiçbir şey yapmadan toplu ceza işlemine tabii tutuluyorsa bunun suçu o kişinin değildir. Tribün liderleri tam hakimiyet ile kendi grubuna sahip olursa oradan kimse küfürlü tezahürat yapamaz. . Komik olan ise, bu ceza alanların, cezalı olmasına rağmen bir sonra ki maçta olmalarıdır. Yananlar ise o bölgeden bilet alan bağımsız taraftar. Bunu kimler mi sağlıyor? Zaten orası göz yummasa kuş uçmaz stadyumda. Son Kocaeli maçında iki elin parmağını göçmeyecek kişiler kime güveniyor da tüm takımları Alanya spor ile düşman etmeye çalışıyor. Sen bir tarafta marka değerini yükseltmeye çalışırken diğer taraftan bunları es geçersen olmaz. Bir gün gelir bumerang gibi seni bulur. Eğer suç cezasız daha çok ceza alırız. Alanyaspor Yönetiminin her daim destekçisiyim ama bu konu hassas ve gereği yapılmalıdır. Umarım bu eleştirimi yön gösteriyor diye algılar ona göre çalışma yaparsınız. Dost olarak görürsünüz veya görmezsiniz bu ayrı bir şey ama acı ve doğruyu söylediğimi unutmayın.